Pew Araştırma Merkezi'nin açıkladığı son araştırma, küresel kamuoyunun Çin ve ABD'ye bakışında tarihi bir değişime işaret etti. 8 Şubat-13 Mayıs tarihleri arasında 42 bin 151 yetişkinle gerçekleştirilen araştırmaya göre 36 ülkenin büyük bölümünde Çin hakkında olumlu görüş bildirenlerin oranı ABD'yi geçti. Pew'in yaklaşık 20 yıldır yürüttüğü küresel kamuoyu araştırmalarında Çin ilk kez ABD'den daha olumlu değerlendirildi.
Çin Sosyal Bilimler Akademisi Ulusal Uluslararası Strateji Enstitüsü'nden araştırmacı Sun Xihui, sonuçların geçici bir kamuoyu dalgalanmasından ziyade iki ülkenin dış politika tercihleri arasındaki farkı yansıttığını söyledi. Çin'in diğer ülkelerin iç işlerine karışmama, dışa açıklık ve karşılıklı kazanca dayalı işbirliği ilkelerini uzun süredir koruduğunu belirten Sun, Pekin'in değişen uluslararası koşullara rağmen bu çizgide tutarlı hareket ettiğine dikkat çekti. Sun'a göre Çin'in küresel ölçekte daha olumlu karşılanmasının temelinde, farklı ülkelerle geliştirilen işbirliğinin doğrudan ekonomik ve toplumsal sonuç üretmesi bulunuyor.
Ortak kalkınma ortak gelecek
Altyapıdan ticarete, enerjiden teknolojiye uzanan sınır ötesi projeler yalnızca Çin'in ekonomik çıkarlarına hizmet etmiyor, ortak ülkelerin kalkınma hedeflerine de katkıda bulunuyor. Sun, 'Çin, diğer ülkelerin iç işlerine karışmama, dışa açıklık ve kazan-kazan işbirliğine dayanan tutarlı bir dış politika izledi. Küresel ölçekte Çin'e yönelik olumlu yaklaşımın güçlenmesinin temelinde de bu politika devamlılığı bulunuyor' değerlendirmesini yaptı.
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, değişimin yalnızca Küresel Güney ülkeleriyle sınırlı kalmaması oldu. İngiltere, Kanada, Fransa ve Almanya gibi ABD'nin uzun yıllardır yakın müttefiki olan ülkelerde de Çin'e yönelik olumlu görüşler ABD'nin önüne geçti. Bu dört ülkede geçen yıl ABD, Çin'le aynı düzeyde ya da daha olumlu değerlendirilmişti. Son araştırma, Washington'ın geleneksel müttefikleri arasındaki toplumsal desteğinde de belirgin bir gerileme yaşandığını gösterdi.
20 yıl sonra ilk kez
Pew Küresel Tutumlar Araştırması Direktör Yardımcısı Laura Silver, kuruluşun yaklaşık 20 yıllık araştırma geçmişinde böyle bir sonuca ilk kez ulaşıldığını belirtti. Silver, ABD hakkındaki bazı değerlendirmelerin 'tarihi dip seviyelerde veya bu seviyelere oldukça yakın' olduğunu söyledi. ABD'nin Çin'den daha olumlu değerlendirildiği ülke sayısı altıda kalırken bunların dördünü Hindistan, Japonya, Filipinler ve Güney Kore oluşturdu. Sonuçlar, Washington'ın özellikle Asya-Pasifik'teki ittifak ilişkilerinin kamuoyu üzerindeki etkisini koruduğunu, buna karşılık Avrupa ve gelişmekte olan ülkelerde aynı avantajı giderek kaybettiğini ortaya koydu.
Som araştırma diğer kuruluşların yayımladığı verilerle de örtüştü. Gallup'un küresel kamuoyu araştırmasında Çin, geçen yıl dünya genelindeki onay oranlarında ABD'yi geride bırakmış, iki ülke arasındaki fark Çin lehine son 20 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştı. Farklı araştırmaların benzer sonuçlara ulaşması, değişimin yalnızca tek bir ankete veya kısa süreli siyasi gelişmelere indirgenemeyeceğini gösterdi.
Çin kalkınma ihtiyacına yanıt veriyor
Uluslararası basında sonuçların önemli nedenlerinden biri olarak ABD dış politikasındaki dalgalanmalar gösterildi. Associated Press, değişimde Washington ile müttefikleri arasında artan gerilimlerin etkili olduğunu aktardı. Carnegie China'dan Chong Ja Ian ise BBC'ye yaptığı değerlendirmede, 'Güç kullanımı ve bunun yol açtığı ekonomik zararlar dahil olmak üzere ABD politikalarındaki oynaklık birçok kişiyi tedirgin etti' ifadelerini kullandı.
ABD'nin dış politikasına ilişkin endişeler özellikle orta gelirli ülkelerde daha belirgin hale geldi. Araştırmaya katılan 17 orta gelirli ülkede ABD'yi dış politika bakımından kaygı verici bulanların oranı Çin hakkındaki endişelerin üzerine çıktı. Bu ülkelerde Çin'i 'güvenilir bir ortak' olarak görenlerin sayısı ABD'yi aynı şekilde değerlendirenlerden daha yüksek çıktı. Çin'in dünya barışına ve istikrarına 'çok' veya 'oldukça' katkı sağladığını düşünenlerin oranı da ABD için aynı görüşü paylaşanları geride bıraktı.
Sun Xihui, orta gelirli ülkelerde ortaya çıkan bu tablonun söz konusu toplumların kalkınma ihtiyaçlarıyla bağlantılı olduğunu vurguladı. Bu ülkelerin ekonomik büyümeyi sürdürmek ve halkın yaşam standartlarını yükseltmek için uygun fiyatlı, nitelikli ürünlere ihtiyaç duyduğunu belirten Sun, Çin'in üretim kapasitesinin bu talebi karşılayabilecek konumda olduğunu söyledi.