Nevruz’la gelen

Abone Ol

193 sanıklı davada iddianame 2400 sayfadan oluşuyor.
Türkiye’deki siyasi davalara bir yenisi daha eklenmekte.
Dava 3. yargı paketiyle “örgüt” suçlamasıyla tutuklu olanların serbest kalabilecekleri beklentisine girildiği sırada açılıyor!
“Burası Türkiye” dedirten olaylara son örnek Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu’na yönelik “örgüt” suçlamasıdır.
Kürt sorununda demokratik çözümlerin önü açılacakken şiddet karşıtı olan aydınlar KCK’dan yargılanıyor.
Üç yılda nereden nereye gelindi.
Az daha Başbakan’ın talimatıyla Oslo’da PKK temsilcileriyle “masaya oturan” MİT Müsteşarı Hakan Fidan da gözaltına alınacaktı!
Müsteşarı savcıların ifade davetinden kurtarmak için AKP Meclis’ten özel yasa çıkarmak zorunda kaldı.
Oysa “demokratik açılım” bir devlet politikası olarak başlatılmıştı.
Dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay, akademik çevre ve medya desteği için bir dizi görüşme yaptı. Cumhurbaşkanı ve Başbakan PKK’yı silahsızlandıracak süreci, “Güzel şeyler olacak” şeklinde yorumladılar. Kamuoyu Kürt sorununun demokratik çözümüne inandırıldı. Sivil toplumun desteği sağlandı.
Habur girişlerine dek süreç sorunsuz işledi.
Ancak şimdilerde “cemaat-iktidar çatışması”na bağlanan KCK operasyonlarıyla başa dönüldü.
Güneydoğu’da DTP yöneticileri, belediye başkanları ve 12 Haziran’da milletvekili seçilen isimleri de kapsayan KCK soruşturması hükümetin “Demokratik açılım” politikasını gölgeledi. 2009 sonbaharında PKK’lı bir grubun silah bırakmasına Habur’daki mahkeme dönemin demokratik iklimine uygun kararla yanıt vermiş, gelenler serbest bırakılmıştı. Sonradan onlar da toplandı!
Diyarbakır’daki ana dava uzadıkça uzadı. Genişledi. 6-7 bin tutukludan söz ediliyor. Mahkemedeki “Kürtçe savunma” tartışmaları dışında KCK yargılamalarının seyrinden habersiziz.
Prof. Ersanlı ve Zarakolu’nun da yer aldığı 193 sanıklı yeni dava süreci ateşleyecek.
Adalet Bakanlığı Terörle Mücadele Yasası, Ceza Muhakemeleri Yasası, Türk Ceza Yasası’nda değişiklik içeren “reform” paketini TBMM’den çıkarmanın hazırlığı içinde. “Örgüt” bağlantılı suçlarda cezalar indirilecek. Ayrıca “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi” tanımının hukuki olmadığına ilişkin tartışmalar bağlamında TCK 220’de düzenlemeler yapılması bekleniyor.
Bu cezaların ağırlığı noktasında birleşen hukukçular, “Örgüte yardım etmek ikinci derecede bir fiildir. Bunu örgüt üyesi olarak kabul ettiğinizde mağduriyete neden oluyorsunuz” görüşündeler.
(Ümit Kardaş-Taraf)
Nevruz’la gelen tahliyeler olmalıydı.
Yeni davalar değil.
{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }