Ne affediyorum, ne de helalleşiyorum!
Olayı büyük politik analizler yapıp, esas hesaplaşmayı mahşer gününe bırakanını mı istersiniz? Bu yargılamayı fasa fiso diyerek küçümseyenini mi istersiniz? Al birini vur ötekine!
Ülkenin sol aklı tutulunca, meydanın 12 Eylül öncesi yükselen toplumsal muhalefeti bastırmakta devreye sokulmuş olup, kullanıldıktan sonra 12 Eylül sürecinde aynı güçlerce mağdur edilmiş eski ülkücülere kalma ihtimali bile, beni oldukça sarsmaktadır.
O dönemin işkence ve baskılarını yaşamış, hedef olmuş, arkadaşlarını kaybetmiş bizlerin, hem tarihe, hem kendimize, hem de topluma karşı vicdani sorumluluklarımız olduğunu düşünüyorum.
Birileri bu hesaplaşmayı, önemli politik analizler eşliğinde mahşere bırakabilirler. Ama ben asla bu hesaplaşmayı belirsiz bir sürece bırakıp, ortaya çıkan fırsatları es geçerek yaşadığım geçmiş sürecin tersine davranmayacağım.
Bugün 12 Eylülün yargı sürecinden geçmesi söz konusu olmuşsa, bu 30 yılı aşkın süredir her fırsatta 12 Eylül zihniyetiyle hesaplaşma kararlılığını gösteren demokrasi güçlerinin biriktirdiği mücadelelerin sonucudur.
Bugün 12 Eylül soruşturması layıkıyla yola koyulacaksa, bu yine demokrasi güçlerinin kararlılığı ve takibi sonucunda olacaktır. 12 Eylül 2010’da ki referandum sonrasında, akıl tutulması içinde olan geleneksel solun dışında, Eşitlik ve Demokrasi Partisi ülkenin her yerinde, Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurularında bulunarak, 12 Eylül sürecinin yargıya taşınmasını talep etmişti.
EDP bu tavrını sürdürecek bir kararlılığı 4 Nisan’da Ankara’da duruşmaya müdahil olarak da ortaya koyacaktır. Ben de o gün Ankara’ya davaya müdahil olmak için gideceğim.
Oraya gitmez, bu süreci küçümsersem Fikri Sönmez’e, o dönem yaşamını yitirmiş arkadaşlarıma karşı, daha da önemlisi o sürecin acılarını yaşamış Fatsa halkına karşı kendimi suçlu hissederim.
O gün duruşmada, hakimin sanık Kenan Evren, ayağa kalk, adın ne, soyadın ne diye sormasının bile çok büyük bir önemi olduğunu düşünüyorum. 70 milyonun zihninde 12 Eylül zihniyetinin itibarsızlaşması anlamına gelecek bu zevki yaşamanın hepimizin doğal hakkımız olduğunu düşünüyorum.
O gün orada, cümle aleme ilan etmek istiyorum;
“12 Eylülcüleri affetmiyorum, helalleşmiyorum” diye!