HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, zaman aşımına 2 aydan az bir süre kalan Musa Anter’in öldürülmesi davasını Meclis’e taşıdı.

Kerestecioğlu verdiği soru önergesinde, eski bir itirafçı olan Abdülkadir Aygan’ı Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a sordu.

‘SORUŞTURMA DERİNLEŞTİRİLMEDİ’

Gazeteci yazar Musa Anter’in 20 Eylül 1992 tarihinde, Diyarbakır’da uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmesi sonrası açılan davada zaman aşımına 2 aydan az bir süre kaldı.

Anter’in öldürülmesi hakkında bir soruşturma başlatılmış olsa da 90’lı yıllar boyunca Anter ve diğer siyasi cinayetler hakkında ortaya çıkan bilgilere rağmen soruşturma derinleştirilmedi.

2004 yılında, eski bir itirafçı olan Abdulkadir Aygan faili meçhul cinayetler ve JİTEM hakkında Özgür Gündem gazetesinde yayımlanan röportajlarında, Musa Anter cinayetini gerçekleştiren JİTEM timinin içerisinde yer aldığını ve cinayetin Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından planlandığını anlatmıştı.

Kılıçdaroğlu’dan Şenyaşar açıklaması: Bildiği tek Türkçe kelime, adalet Kılıçdaroğlu’dan Şenyaşar açıklaması: Bildiği tek Türkçe kelime, adalet

Bu iddialar, ancak 2009 yılında yargı mensuplarınca ciddiye alınmış ve Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı, Abdülkadir Aygan’ın anlatılarını ihbar kabul ederek soruşturmayı yeniden başlatmıştı.

Bu kapsamda Abdülkadir Aygan, Cemil Işık ve Mahmut Yıldırım ve Hamit Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu kişiler hakkında yakalama kararı çıkartılmıştı.

‘NEDEN İŞBİRLİĞİ YAPMAKTAN KAÇINILIYOR?’

Evrensel’in haberine göre, Filiz Kerestecioğlu Abdülkadir Aygan hakkında verdiği soru önergesinde şunları sordu:

*“Mahkeme 11/07/2018 tarihli duruşmada Abdulkadir Aygan’ın savunmasının yazılı olarak alınması konusunda bir ara karar oluşturmuştur. Bu ara karar hakkında mahkemenin ve bizim ısrarlı sorularımıza rağmen, Bakanlığınız mahkemeye neden cevap vermemektedir? Bakanlığınız hangi sebeplerle sanık Aygan’ın ifadesinin alınması konusunda sürecin işlemesi ve ifadenin alınabilmesi için mahkeme ile işbirliği yapmaktan kaçınmaktadır?

*2001 yılından itibaren İsveç’te yaşadığı kamuoyu tarafından da bilinen; istediğinde DW Türkçe gibi basın organlarına görüş bildirecek, röportaj yapabilecek kadar rahat davranabilen yani adresinin açığa çıkması konusunda da herhangi bir endişesinin olmadığını belli eden Abdülkadir Aygan’ın İsveç’te hangi sebeplerle ifadesi alınamamaktadır?

*İsveç’te yaşayan Aygan’ın savunmasının alınması ve belgelenmesi için bugüne kadar Bakanlığınız tarafından hangi işlemler yapılmış, uluslararası hukuktan kaynaklanan mevzuattan ne şekilde faydalanılmıştır?

‘ŞEHİT SAYILARAK NÜFUS KAYDI KAPATILDI’

*Abdülkadir Aygan'ın 'şehit' sayılarak nüfus kaydının kapatılması ve sahte kimlik düzenlenmesi işlemleri kim ya da kimler tarafından yapılmıştır? Bu kişiler hakkında belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma isnadı ile soruşturma açılmış mıdır? Eğer açılmamış ise soruşturma açılacak mıdır?

*Abdülkadir Aygan İsveç’te hangi isimle kayıtlıdır? İsveç’ten iadesi istenirken neden Aziz Turan ismi kullanılmaktadır?”