Gazeteci Melis Alphan’a 7,5 yıla kadar hapis istemi

“Herkesin yayımladığı bir fotoğrafı paylaştım diye yıllarca hapsim isteniyor”

Gazeteci Melis Alphan’a 7,5 yıla kadar hapis istemi

Gazeteci Melis Alphan, 2015 Diyarbakır Newroz’unda çekilmiş bir fotoğrafı paylaştığı için 6 yıl sonra “terör örgütü propagandası” iddiasıyla açılan davada hakim karşısına çıktı.

Duruşmada savunma yapan Gazeteci Alphan, suçlamaya konu olan fotoğrafın 2015'te çekildiğini hatırlattı.

"Ben terör propagandasına bu kadar meraklı olsam, herhalde bunu önceden de yapar ve son 6 yılda da sürdürürdüm, öyle değil mi?" diye soran Alphan dosyada bahse konu fotoğraf dışında bir delil olmadığının altını çizdi, "Belli ki hakkımda bir suç yaratılmaya çalışılmış. Instagram'da bir fotoğraf paylaştım diye özgürlüğümün elimden alınmak istenmesine inanmakta zorlanıyorum. Bunu ne vicdan, ne hukuk ne de mantık izah edebilir" dedi.

Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı Alphan'ın cezalandırılmasını talep etti. Bir sonraki duruşma 21 Mayıs'ta.

7,5 YILA KADAR HAPSİ İSTENEN ALPHAN: UĞRADIĞIM EN BÜYÜK HAKSIZLIKLARDAN BİRİ

Gazeteci Melis Alphan hakkında 2015 yılında Diyarbakır'daki Newroz kutlamalarında çekilen bir  fotoğraf gerekçe gösterilerek "terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Çağlayan'da bulunan İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi’de görüldü.

Fotoğrafta "terör örgütünü simgeleyen bayrak gözüktüğü" ve "terör örgütü propagandası yapıldığı" gerekçesiyle 7 buçuk yıla kadar hapsi istenen Alphan ve avukatının hazır bulunduğu duruşmayı Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu,  Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat ile çok sayıda gazeteci ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Hüda Kaya takip etti

Kimlik tespiti ile başlayan duruşmada savunma yapan Gazeteci Alphan, sözlerine hak arayışlarının her daim barışçıl yöntemlerle yapılması gerektiğine inandığını belirterek başladı.

İçinde “terör” geçen bir suç iddiasıyla yargılanmanın bugüne dek uğradığı en büyük haksızlıklardan biri olduğunu söyleyen Alphan, "Türkiye’de pek çok gazeteci gibi yıllardır belirli grupların sanal şiddetine, yani teröre maruz bırakılırken, hakim karşısında terörist olmadığımı ve terörün reklamını yapmadığımı savunmak zorunda olmam, adaletsizliğin ta kendisi" dedi.

ALPHAN SORDU: HANİ NEREDE?

Suç unsuru olarak gösterilen fotoğrafın 2015 yılında Diyarbakır’da devletin izniyle gerçekleştirilen ve TRT dahil tüm televizyon kanallarında yayınlanan newroz kutlamalarından bir kare olduğunu belirten Alphan devamında şunları söyledi:

"O gün ve ertesi gün bütün ana akım medya kanalları ve gazetelerin bastığı fotoğrafların arka planında benzer flamalar ve bayraklar vardı.

Bir fotoğraf paylaştım diye hakkımda dava açılıyor ama o gün orada bulunan Diyarbakır Valisi, emniyet müdürü, dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala ve diğer hükümet üyelerine yönelik bir yargı süreci başlatıldığını duymadık. Abdullah Öcalan’ın mektubu okunurken ve o bayraklar dalgalanırken canlı yayın yapan haber kanallarını, ertesi gün yine bayraklarla dolu görüntüleri 9 sütuna manşetten açan gazeteleri, alkış tutan iktidara yakın gazeteciler de yargılanmadı. Sanırım durum bana özel. Birine 'terörist' demek, 'terör propagandası” yaptığını iddia etmek ve hatta yolunu mahkeme salonlarına düşürmek bu kadar basit olmamalı."

"Şu anda Google’a ismimi, yanına da terörü yazdığınızda 11 bin sonuç çıkıyor" diyen Alphan, "Hepsi bu davayla ilgili. Ben neden buna maruz bırakılıyorum ki? Bunun hesabını kim ödeyecek? Benim bir terör örgütü ile bağım mı var? Herhangi bir yerde terörü veya terör örgütünü mü savunmuşum? Hani nerede?" diye sordu.

"NE VİCDAN, NE HUKUK, NE MANTIK İZAH EDEBİLİR"

Alphan son olarak şunları söyledi:

"Herkesin yayımladığı bir fotoğrafı paylaştım diye yıllarca hapsim isteniyor. Sosyal medya hesaplarım didik didik edilerek geçmişten, 6 yıl öncesinden bir paylaşım bulunuyor, döneminin şartlarından, bağlamından koparılıp bugüne taşınıyor. Ve bunun üzerinden terör propagandası yaptığım iddia ediliyor.

Peki sormak isterim sayın hakim... Ben terör propagandasına bu kadar meraklı olsam, herhalde bunu önceden de yapar ve son 6 yılda da sürdürürdüm, öyle değil mi? Ama işte dosyada bu paylaşım dışında bir delil göremedim. Belli ki hakkımda bir suç yaratılmaya çalışılmış. Instagram'da bir fotoğraf paylaştım diye özgürlüğümün elimden alınmak istenmesine inanmakta zorlanıyorum. Bunu ne vicdan, ne hukuk ne de mantık izah edebilir.

Çok aşikar ki, hakkımdaki bu suçlamanın hakla hukukla hiçbir ilgisi yok. Alelacele yazılan bu cılız iddianamenin gayesini anlamak mümkün değil. Maksat, bir yerlere mesaj göndermekse, o kadarına da benim aklım ermez. Ben bir suç işlemedim, beraatımı istiyorum."

AVUKATLAR: SAVCI FOTOĞRAFTAN NASIL SUÇ ÇIKARDIĞINI ANLATMAMIŞ BİLE

Alphan'ın ardından söz alan Avukat Sevgi Kakan,  son reformlar kapsamında Terörle Mücadele Kanunu'na getirilen “Haber verme sınırlarını aşmayan fikir açıklamaları suç oluşturmaz” cümlesinin müvekkiline açılan davada dikkate alınmadığını söyledi. Kalan, “Şiddet övgüsü de, sempati ifadesi de yok..." dedi.

Avukat Tolgay Güvercin ise Yargıtay'ın propaganda suçuna dair verdiği son kararlara atıf yaptı, "Sayın savcı iddianamesinde yasa hükmünde olmayan bir tanımla bir adet fotoğrafın terör örgütü propagandası olduğunu söylüyor ama bunun nasıl olduğunu açıklamıyor. Yargıtay, içtihatlarından suç şartı olarak şiddete çağrı, silahlı isyana davet, nefret söylemini arıyor. Soruşturma savcısı bu fotoğraftan nasıl propaganda suçu çıkardığını anlatmamış bile...10 binlerce paylaşımdan çözüm sürecine dair 1 fotoğraf bulunmuş" dedi.

SAVCI MÜTALAA AÇIKLADI, CEZALANDIRMA İSTEDİ

Ardından esas hakkındaki mütalaası açıklayan savcı Alphan'ın  “üzerine atılı suçu işlediğini” iddia ederek, üzerine atılı “terör örgütü propagandası” suçundan cezalandırılmasını istedi. Avukatlara esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma için süre veren mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmanın 21 Mayıs saat 13.15'te görülmesini karar verdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER