Libya'da Değneği Tutmamak Yanlış mı?

Abone Ol

Libya krizinde yaşananlar etkili bir turnusol kâğıdı. Etik ve politik savruluşları net gördüğümüz alan. Fildişi Sahili’nde onbinler ölürken, Sudan’ın sivillere saldırısı için yaprak kıpırdamazken, Fransa, ABD ve Britanya’nın ‘sivilleri korumalıyım’ diyerek Libya’ya saldırması inandırıcı değil.
Kaddafi’nin stratejisi iki hafta önce belli oldu. Batı’ya ‘terörle savaşa girdim’ sinyali verdi. Ama isyancılar Batı’ya meseleyi çoktan anlatmıştı. Kaddafi karşıtı güçleri idare edenler Libya’nın orta sınıfına üye profesyoneller. Başlarında Mustafa Abdülcelil var. Zamanında forvet, sonra hâkim. Popüler biri. Kaddafi’nin adalet bakanlığına yükselmiş. Sözünü sakınmayan, halkın dürüst bulduğu, uluslararası bağları kuvvetli biri. Liberal bir demokrasiye geçmeyi planlayan Ulusal Geçiş Konseyi’nin lideri.
Kaddafi için konsey, Batı’nın füzelerinden güçlü: Diplomasi biliyor, ikna ediyor, halkı örgütlüyor. Ancak konseyin bir zayıf yanı var. Orta sınıftan geldiği için askeri çözümden uzak. Kaddafi bunu bildiği için tankları doğuya sürüp kısmi bir bombardımanla isyanı militerleştiriyor.
Ortadoğu coğrafyasının hamuru şiddetle yoğrulmuştur, içinde de bolca petrol bulunur, bir kıvılcımla ateş alır. Kaddafi’nin taktiği tuttu. Konseyin önemi, şehit olmaya giden eli tüfekli gençlerle gölgelendi. Şu anda örgütsüz ve silahlı bir direniş, Kaddafi’nin küçük ama güçlü ordusuna karşı savunmasız. Bu durumun en ironik kanıtı, Libya İslamcılarının dahi Batı müdahalesini kısmen destekleyişi.

Bosna ve Irak’ın gölgesi
Müdahale olmasa Kaddafi’nin doğudaki isyancıları bastırması an meselesiydi. Neden basit: Ülkeyi bölen 1000 kilometrelikçölü aşan, Libya’yı kontrol eder. Kaddafi’nin hava gücü oldukça isyancılar dayanamaz. Batı bunu bildiği için adım attı. Amaç, sivil halkı kurtarmak değil, Kaddafi’yi bu karışıklıkta devirmek. Ama ciddi bir sorun var. Bosna’daki en büyük katliamlar NATO müdahalesinden sonraydı. Sırp liderler savaşı şemsiye gibi kullanarak etnik temizliğe başladı. Kaddafi şimdi aynı şemsiyeye sahip. Kara harekâtı olmadan yapılacak müdahale, sivil ölümlerini arttıracak. Kara harekâtı da Irak’taki gibi bir işgale yol açacak. Yani çözümsüzlüğe.
Tam bu noktada Libya’da durum Irak’a benziyor. Bir tarafta Saddam gibi bir faşist, Kaddafi. Diğer tarafta Bush gibiler, Sarkozy, Obama vs. Bu durumda herkes değneği nereden tutmalı, onu bulmaya çalışıyor. Hâlâ bırakmayı öğrenemedik. Türkiye’nin pozisyonu burada devreye giriyor. Krizin en ilginç yanı, Türkiye’nin Avrupa siyasetinin çok önemli bir parçası olduğunu göstermesi. Fransa ve Türkiye arasındaki gerilim, bütün operasyonun ruhunu teslim aldı. Sarkozy, düşen popülaritesini geri almak için hesapsızca adımlar attı. Müttefikleri dahi onu eleştirdi. Türkiye’nin tutumu ‘stratejik müphemlik’ içinde kaldı. Ne destekledi, ne köstek oldu. Hem Batı’nın ikiyüzlülüğünü gösterip sınır çizdi, hem ‘istemem, yan cebime koy’ stratejisiyle NATO üzerinden Fransa’nın elini zayıflattı.

Kılıçdaroğlu faktörü
Demokrasilerde iç dinamikler ve muhalefet dış politikayı çok etkiler. Bu noktada Kılıçdaroğlu’nun tavrına dikkat etmeli. Açık kollayan ergen politikacılar gibi değil, yapıcı bir tavırla hükümetin genel tavrının yanlış olmadığını söyledi. Bu krizden nemalanabileceği birçok açık varken bile, sorumlu bir demokrat olarak bunu reddetti. Orada ölen masumlar üzerinden iç siyaset peydahlamadı. Bahçeli, AKP’nin üç ziyaret isteğini de geri çevirirken Kılıçdaroğlu, Davutoğlu ile bilgilendirme toplantısına ‘tamam’ dedi.
Bunun önemi büyük. Çünkü Libya’ya dair politikalar şu anda iki saat dilimleri içinde revize ediliyor. Kimse ne olacağını bilmiyor. Biraz anlayanlar da tahmin bile etmek istemiyor. Türkiye’nin politikası hâlâ ortada.
Bir taraftan Arap yorumcular, “Gazze’ye gemi gönderirken iyi, şimdi neden uzak duruyorsunuz” diyor. Diğer tarafta ABD, kara harekâtı olursa Müslüman bir orduyu yanında görmek istiyor. Türkiye bu durumda silahların susmasını savunmak zorunda. Silahlılara daha büyük silahlarla saldırmayı değil.

{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }