Kürtlerin de Rasim Ozan Amedli’leri mi olsun?

Abone Ol

Genç Kürtler rahatsız? Çünkü müthiş dezenformasyon yürütülen bir mahallenin ferdi olmak durumundalar...

 

Kürt gençlerden istenen sistemle tam bütünleşme ve bunun sonucu olarak Kürt hareketinden tam kopuş…

 

Alternatif olarak sunulan istasyonlar ise önce Kürt hareketi ile bir eleştiri özeleştiri mekanizması geliştirmek… Sonra liberalleşmek… En sonunda ise liberalliği iktidar destekçiliğine kalkan yapmak…

 

İstenen şey, Türklerin Rasim Ozan Kütahyalı’ları gibi Kürtlerin de Rasim Ozan Amedli’lerinin olması...

 

Liberalizm özü itibari ile devletçi reflekslere kapılmaz aksine reddeder ve bu yönü ile anarşizmin üvey kardeşidir belki de… Ama Türkiye’de çok nadir liberal aydın bulunur… Hasan Cemal'in ya da Cengiz Çandar'ın politik duruşlarına sonuna kadar saygı duyuyor Kürtler… Çünkü acılarla ortaklaşmasını biliyorlar… Ama Rasim Ozan, Nagehan Alçı yada Ahmet Kekeç tipi devletçi liberaller ise acıyla ortaklaşmak şöyle dursun AKP’nin kestiği kurbandan alınlarına kan sürmeyenleri dövmekle meşguller…

 

Bu kafa yapısı, PKK her çatışmaya girdiğinde asker ölüleri, gerilla cenazeleri geldikçe Kürtlerin artık BDP’den kopup özgürce AKP’ye yedeklenmelerini istemekte…

 

Köşelerinde değişmeli olarak bir gün Mehmet Metiner’i, bir gün Orhan Miroğlu’nu bir gün de Muhsin Kızılkaya’yı örnek verirler… 20 milyon Kürt halkının yetiştirdiği ”aydın” sayısı 3 ise zaten Kürtlerin hiçbir şey talep etmeye hakları da yok…

 

Mehmet Metiner Kürt gençlerine çok önemli bir yol haritası veriyor… Rol model odur çünkü…

 

Önce Refah Partisi ile ilişki kurmuş, sonra Hadep ile siyaset yapmış, sonra gazeteciliğe başlamış… Hadep’te geçirdiği dönem ile ilgili sıkı bir özeleştiri içine girmiş ama bu yetmemiş olacak ki küfür etmeye başlamış… Ağzını açtıktan sonra her sözü BDP'ye okkalı bir küfürdür… Başbakan’ın Kürt sorununu çözemeyeceğini teorik olarak çok iyi çözümleyen Mehmet Metiner, pratikte kendi tabiri ile cahiliye döneminde yaşıyor…

 

Orhan Miroğlu ise Kürt gençlerini bu beyaz Kürtler arasında en çok yaralayandır… Zira Mersin milletvekili olmasını engelleyen AKP’nin bugün AK PARTİ olması, Amerika’daki bir siyahın başkan olmasıyla eş değerdi ve oldu… Obama kendi ırkını katleden Amerika'ya başkan oldu, yılların Orhan Miroğlu‘su da AKP’ye fahri siyasi danışman… Bunu Taraf gazetesine bağlayanlar olabilir ama Taraf gazetesinde Kürt hareketine çok iyi yaklaşımları olan Türk yazarlar da var… Bu Orhan Miroğlu’nun değişimi-dönüşümü ve kendi devrimi ile ilgili bir durum… Uludere gibi bir faciadan sonra bile AKP'de milim suç bulmayan-bulamayan bir Orhan Miroğlu zaten tutunamazdı Kürt mahallesinde…

 

Muhsin Kızılkaya ise hayatını Yılmaz Erdoğan yazarak kazanan ”Kürt”lerden… Yılmaz Erdoğan eleştirilirse Yılmaz Erdoğan'dan sorumlu devlet bakanı… Hükümet eleştirilirse AKP’den sorumlu Muhsin Kızılkaya… Ülke tv’de Ersoy Dede adlı bir sunucunun programında Naci Memiş adlı Keskin Türk –İslamcı Mahir Çayan’a etmedik hakaret bırakmazken tam karşısında sus pus olmuş dinliyordu bizimki… Susmak onaylamaktır halbuki… Bu tavrından sonra zaten bitmişti Kürt gençlerinin gözünde…

 

AKP’nin ve medyasının önümüze getirdiği Kürt rol modelleri neden tutmaz peki?

 

Çünkü Kürt halkı geçmişini bilir… Kürt gençliği en zor durumda yanında olan Büşra Ersanlı'yı bilir… Kürt gençliği Ragıp Zarakolu'nu bilir… Deniz Gezmiş’leri, Mahir Çayanları, İboları bilir...

 

En son Uludere olayı da ortaya çıkarmıştır ki genç Kürtler rahatsız…

 

Riyakarlıktan, yağcılıktan, en çokta vicdansızlıktan rahatsız…

{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }