Dedeoğulları ailesine yönelik saldırının ardından Keleş ailesine tahsis edilen koruma polislerinin, tarlada çalıştığı, ailenin çocuklarına baktığı, “yevmiye” adı altında sebze ve meyve aldığı ortaya çıktı. 

Konya'da Dedeoğulları ailesine ilişkin saldırıda tutuklu bulunan Ali Keleş’in (Veli Keleş’in oğlu), cezaevinde yaptığı telefon kayıtları ve kapalı görüşme kayıtları Dedeoğulları Katliamı Davası dosyasına girdi. Ali Keleş’in ailesiyle yaptığı görüşmelerde, polisin aileyle kurduğu yakın ilişki, Dedeoğulları ailesine ve avukatlarına ilişkin beyanları dikkat çekti. Dedeoğulları ailesi, kendilerine yönelik gerçekleşen 12 Mayıs 2021 saldırısının ardından polis koruması talep etmiş, ancak reddedilmişti. 30 Temmuz 2021’de gerçekleşen katliamın ardından fail ailelere hemen koruma polisi tahsis edilmişti. Avukatlar, dava duruşmalarında devletin Dedeoğulları ailesini korumadığına dikkat çekti. 

FAİLE YARDIM EDİP SEBZE-MEYVE ALMIŞLAR

Berivan Kutlu'nun Mezopotamya Ajansı'nda yer alan haberine göre, Ali Keleş’in tutuklu bulunduğu Afyonkarahisar 2 Nolu T tipi Cezaevi’nde yaptığı konuşmalar dava dosyasına konuldu. Görüşmelerde dikkat çeken unsurlar ise fail aile ve koruma polislerin ilişkisi oldu. Konuşma kayıtlarına göre, koruma polisleri failin ailesine tarlada yardım ederek, karşılığında sebze-meyve aldı.

‘KOVA ÇEKERLER, ÇOCUĞA BAKARLAR’

Ali Keleş ve annesi Fadimana Keleş arasındaki 3 Eylül ve 20 Ağustos 2021’de gerçekleşen telefon görüşmelerinde, Fadimana Keleş, koruma polislerinin tarlada kovaları taşımaya yardım ettiğini ve çocuklarına baktığını söyledi. 3 Eylül 2021 tarihli söz konusu telefon konuşmasının ilgili bölümleri ise şöyle:

Ali Keleş: Polisler gitti mi?

Fadimana Keleş: Yo guzum polisler evin önünde bekler işte kapının önünde bizimle tarlaya giderler ekip oldu mu iki kişi gelir başka araba ile bizimle gider. Ekip olmadı mı araba gider evin önünde kalırlar. Bir iki sebze toplarız. Eee iyiyiz. Allaha şükür anam nögürelim.”

20 Ağustos 2021 görüşmesi:
 
Ali Keleş (Veli Keleş’in oğlu): Polisler duruyor hala?

Fadimana Keleş: Duruyor duruyor, polisler bizimle geliyor, bizimle gidiyor.

Ali Keleş: İkisi de? Kaç polis var?

Fadimana Keleş: Evin yanındakiler evde durur buradakiler burada durur. Evin yanında bir ekip bekler bir polis arabada. Çağırdığımızda da onlar çağırıveriyor, onlar tarlaya gidecek deyi aynı araba bir polis daha geliyor.

Ali Keleş: İyi, arabada oturup duruyorlar ha?

Fadimana Keleş: Valla yardım eder kova çeker yer. Gölgede filitrenin yanındalar bizde şeydeyiz çadırda ekmek yeriz. Gayri yardım eder çocuğa bakar. Bazı kova çekerler dün filan kova çektiler, domates yerler

‘ADAMLARIN YEVMİYESİNİ KATIVERİYOR MUSUN’

Ali Keleş, polislerin yardım etmesi üzerine annesinin polislere yevmiye verip vermediğini sorması üzerine Fadimana Keleş şöyle yanıt verdi: “Ederim, ederim, çok da katıveriyorum, evdekilere de buradakilere de katarım karpuz filan.”

‘POLİSLER KAPIMIZIN ÖNÜNDE BEKLER’

Fadimana Keleş, konuşmanın devamında polislerin kapılarının önünden ayrılmadığını belirterek, “Bizim önceden olayımız olunca guzum, hayırlısı anam inşallah. Allah hiç olmamışa döneriz inşallah siz iyi olun anam biz iyiyiz, güvendeyiz. Polisler valla kapımızın eşiğinde bekler anam koltukları ora koyduk. Gece gündüz var ya bizi beklerler anam” diye konuştu.

‘DEVLETE ÇOK BASKI YAPMIŞLAR’

Ali Keleş’in güvenlik amaçlı cezaevinde tutulduğunu ifade etmesi üzerine, Fadimana Keleş, Dedeoğulları’nın devlete baskı yaptığını iddia ederek, “Hepiniz öyle oldunuz kuzum, devlete var ya çok baskı yapmışlar. Kürtlük, Türklük var diye. Ondan Konya dışına çıkardı herkesi çıkardı” diye yanıt verdi.

Ali Keleş ve annesi arasında 13 Ağustos 2021’de gerçekleşen telefon konuşması ise şöyle:

Annesi: Öyle polisler falan koruma amaçlı devlete çok eziyet ediyorlar Kürtler onun için var ya koruma amaçlı Hüseyin emmin de oradaymış.

Ali Keleş: Hala bekliyor demi polisler?

Annesi: Bekler bekler ne kadar istersen bekleyecek anam.

Ali Keleş: O zaman bizi de salmayacaklar 3-4 ay.

Annesi: Kuzum sizinki belli değil de koruma amaçlı herkesi içeri almışlar anam devlete biraz eziyet ettiler ya.

ZEHRA ALTUN’UN İFADESİNE TEPKİLİLER!

Ali Keleş ve eşi Sultan Keleş arasında 24 Ağustos 2021’de gerçekleşen kapalı görüş kayıtlarına göre, Sultan Keleş, eşine “Babasının suçunu sana yüklediler” diyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Daha hiçbir şey olmadı ki Ali öteki devlete dayadı sırtını. Bu Mehmet’in (Altun) karısı Zehra var ya ifadesinde şey demiş işte. Tarlaya Veli geldi, görümcemle domateslerin orda konuştular, geldiler. Bana Mehmet’i sordular demiş o yüzden babam yengeme çok yüklenmiş ama öyle bir şey yok ama Hatice orada ben de vardım diyor hiç öyle bir şey olmadı diyor emmimde gelip de bir şey sormadı diyor. Sadece domates ve patlıcana ilaç atılacaktı dedi baktı gitti diyor. Gelip de falan Mehmet’i sormadı diyor. O işte öyle ifade vermiş ayrıyeten bir de WhatsApp grupları var kurmuşlar demiş. O yüzden babamla yengem çok yüklenmişler.”

‘AVUKATLAR TÜRKİYE’Yİ KARIŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR’

Ali Keleş ve eşi arasında geçen konuşmalarda, Sultan Keleş, avukatların Türkiye’yi karıştırmaya çalıştığını iddia etti.

Ali Keleş ve eşi arasında 27 Ağustos 2021’de gerçekleşen telefon konuşması ise şöyle:

Sultan Keleş: O avukatları var ya çok şerefsiz adam.

Ali Keleş: Eee?

Sultan Keleş: Herkesi şey yapıyor işte suçlayamıyor, suçlayamayınca polise gidiyor böyle böyle diyor. Hazar sonra geliyor Savcıya diyor hezar.

Ali Keleş: Allah Allah.

Sultan Keleş: Bu avukatlar zaten HDP’nin İl Başkanı olmaya çalışıyormuş.

Ali Keleş: Hımmm ne bileyim suçsuz yere ne diye uğraşıp durur milletle.

Sultan Keleş: Valla ne bileyim Ali ya bende hiçbir şey anlamadım valla.

Ali Keleş: Mehmet (Mehmet Altun) ifadesinde ne demiş?

Sultan Keleş: O ifadesinde bir şey dememiş, her şeyi ben kendim yaptım. Kendim şey yaptım, kimse bir şey yapmadı demiş. Avukatlar bunu anlamıyor ortalığı karıştırmaya çalışıyor. Türkiye’yi şey yapmaya çalışıyor.

‘MALA ZARAR VERMEKTE NE VAR’

22 Ekim 2021’de gerçekleşen kapalı görüş kayıtlarına göre Ali Keleş ve eşi Sultan Keleş arasındaki görüşme şöyle:

Ali Keleş: Avukatta dediğim gibi sözünü tutsun bari konuşuyor, konuşuyor bir şey yaptığı yok o Mehmet’in anasını, babasını nasıl almışlar?

Sultan Keleş: Kimse bilmiyor.

Ali Keleş: İfadeleri yok mu avukatta filan.

Sultan Keleş: Var da ne bileyim şimdi iddianame çıktı onlar tamam.

Ali Keleş: Onlarda ne çıktı amma.

Sultan Keleş: Kimse bilmiyor bunu, avukat bile bilmiyor neden çıktıklarını. Önceki kavga olayından dolayı tutuyorlarmış sizi onun için ayrıyeten dava açılmış.

Ali Keleş: Ne için?

Gözden kaçırmayın

Yunanistan'dan Erdoğan'a: Tartışmaya girmeyeceğiz Yunanistan'dan Erdoğan'a: Tartışmaya girmeyeceğiz

Sultan Keleş: O kavga olayı için.

Ali Keleş: Onu yatıyoruz ya zaten.

Sultan Keleş: İkisini de yatıyormuşsunuz.

Ali Keleş: Tamam onun ne davası açılmış, onunla ilgili.

Sultan Keleş: İşte mala zarar vermek.

Ali Keleş: Ne var bunda bir şey yoktu.

Sultan Keleş: Kıymete bindi işte tekte o var yani başkada bir şey yok. İfade aldılar mı?

Ali Keleş: Aldılar.

Sultan Keleş: Ne aldılar?

Ali Keleş: Ooo dedim ben içeride yatıyordum zaten dedim. Öldürme şeyi vardı ya. Anlattım işte benim haberim yok dedim. Zaten benim bir hafta sonra haberim oldu dedim. Onla yıllardır hiç görüşmüyoruz dedim, samimi değildim dedim. Ben konuşmam ki ona bir şey yaptıracağım dedim. Neyse bakalım yapacak bir şey yok. Burada haksız yere yatıyoruz öbür dünya da alacağız bunu.

Sultan Keleş: Allah’ım görüyor haklıyı haksızı görüyor. Allaha sığınıyoruz zaten.

‘CANI SIKILAN’ VELİ KELEŞ’İN KOĞUŞU DEĞİŞTİRİLDİ

Ali Keleş ve kardeşi Ayşe Keleş arasında 3 Kasım 2021’de gerçekleşen kapalı görüş kayıtlarına göre Veli Keleş (Ali Keleş’in Babası) cezaevi yönetimine “Canım sıkılıyor dediği için” koğuşu değiştirildi.

Olaya ilişkin görüşme kayıtları ise şöyle:

Ayşe Keleş: Babamgil de bir sıkıntımız yok diyor.

Ali Keleş: Zaten cinayet adam yaralama oldu mu sıkıntılı adam oluyor, uyuşturucu koğuşu gibi olmuyor.

Ayşe Keleş: Babamgil uyuşturucu koğuşundaymış.

Ali Keleş: Uyuşturucu koğuşu mu, onların orada ne işleri varmış?

Ayşe Keleş: Canımız sıkılıyor deyince oraya gatmışlar işte. Ama sıkıntı yok diyor. İyiler diyor yani aman baba dedik Ali ile birbirinizi kollayın dedik. Eyi, diyorlar yani şey yapmıyor. Ama öyle hiçbir sıkıntı yok, polisler varken şeydi polisler gitti yine hiçbir şey yok yani sıkıntı yok oturuyoruz bakalım.

SAVCI ‘ONLARA MAHKEMEDE GÖSTERECEĞİM’ DEDİ

Ali Keleş ve eşi Sultan Keleş arasında 8 Ekim 2021’de gerçekleşen telefon görüşmesi ise kayıtlara şöyle yansıdı:

Ali Keleş: Avukata söylediniz mi?

Sultan Keleş: Annem söylemiş

Ali Keleş: Ne yapmış?

Ali’nin eşi Sultan Keleş: Yenge demiş tutuklayacaklar zaten demiş ben şu anda dosyayı inceliyorum demiş, dosyada bulunan bir şey yok demiş. Sadece mahkeme günü vermiyorlar demiş. Ayın savcı da demiş bizim avukata ben şu an mahkeme olsa yapacam demiş. Üst taraftan emir gelmediği için ben yapamıyorum demiş.

Ali Keleş: Kim?

Sultan Keleş: Savcı.

Ali Keleş: Savcı öyle diyor da bizi niye suçlu tutmuş o durumda.

Ali Keleş: Yargılandığım şeyi söylemişler mi?

Sultan Keleş: Söylemiş demiş.

Ali Keleş: Eee ne demiş?

Sultan Keleş: Savcı da demiş mahkeme gününü bekleyeceğiz demiş ben mahkemede onlara göstereceğim demiş.

‘SUÇU ÜSTLENDİĞİNİZ İÇİN CEZA ALACAKSINIZ’

Ali ve Sultan Keleş arasında 12 Kasım 2021’de gerçekleşen telefon görüşmesinde Sultan Keleş, eşinin suçu üstlendiğini itiraf etti. Eşler arasındaki konuşma ise kayıtlara şöyle yansıdı:

Sultan Keleş: Baban geliyor kesin ceza alacaklar diyor.

Ali Keleş: Ne diyor

Sultan Keleş: Hani suçu üstlendiğiniz için

Ali Keleş: Eee

Sultan Keleş: Kesin diyor ceza alacaklar diyor. Bu sefer içime bir kuşku düşüyor.

Ali Keleş: Yok sıkıntı yapma.

YATARIN 5 YILDAN AZ

Sultan Keleş: Ya biliyorum işte Ocağın on dördünde mahkemeymiş.

Ali Keleş: Tamam en geç o zamana çıkarım sen şey yapma.

Sultan Keleş: Valla yapma diyon da korkuyorum.

Ali Keleş: Ya en son ben şimdi beni burda verse on iki hafta verse ondan indirim mindirim beş altı seneye düşer yatım şeyini kurtarır yani.

Sultan Kele: Beş senenin altında yatarı varmış beş seneden az.

Ali Keleş: Yatarı değil beş sene ceza verdi mi onun yatarı az bir şey çıkarım.”