Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP'ye yönelik hazine yardımının kesilmesine tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, "Hazine yardımını kesmek, parti yardımını kesmek gibi uygulamaları asla doğru bulmuyoruz" dedi.

Tehdit edilen Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren'e destek Tehdit edilen Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren'e destek

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. 

Açılış konuşmasını yapan CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu, "Muhalefetteyken taşerona kadro verebilen, muhalefetteyken emekliye iki maaş ikramiye verebilen, muhalefetteyken EYT sorununu çözen bay Kemal’i iktidar yürüyüşünde saygı ile selamlıyoruz" sözleriyle kürsüye davet etti.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"CHP olarak demokrasiye inanıyoruz. Olmazsa olmazımızdır. TC'nin ikinci yüzyılında cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırmak bunun içindir ki sloganımızdır. Yeni bir yüzyıla güzelce, gülümseyerek, huzur içinde girmeliyiz. Önümüzdeki seçimler bu bağlamda önemli. Siyasi partilerin kapatılması askeri dönemlere ait bir dönemdir. Demokrasilerde siyasi partiler kapatılmaz. O nedenle partileri kapatıp hazine yardımını kesmek gibi demokrasi dışı uygulamaları asla kabul etmiyoruz doğru da bulmuyoruz.

"Bizi dokunulmazlıklarla tehdit edeceklerini sanıyorlar, parlamentonun geleneklerini ayaklar altına alıyorlar, korkmuyoruz, korkmayacağız, inandığımız yolda kararlılıkla yürüyeceğiz. 

"Bugün 10 ocak çalışan gazeteciler günü. öncelikle kalemini satmayan haber peşinde koşan öğrendiği haberi doğrulatan sonra bunu haberleştiren namuslu bütün gazetecilere hepimizin şükran borcu var. Biz olayların perde arkasını çoğu zaman onlardan öğreniyoruz. Onurlu bir gazeteci asla kalemini satmaz. Gazeteciliğin gerçek demokrasilerde dördüncü güç olarak kabul edilmesinin temel nedeni budur, haber yapmak. Ocak ayının gazeteciliğimiz açısından büyük acılar barındırdığını bilmenizi isterim. Metin Göktepe, Uğur Mumcu, Ahmet Temel Kışlalı, Hırand Dink onlardan biriydi. Ocak ayının demokrasi tarihimiz açısından da medya tarihi açısındanda öneli bir yeri var. Doğru haberlere yasak getirildiğini biliyoruz, kalemini satan ama kendilerine gazeteci diyenleri de biliyoruz, düşüncesini satan, aklını saraya kiralayan sözde gazetecileri biliyoruz. Bu ülkeye demokrasi gelince zaten onlar televizyonlara çıkamayacaktır. Kalemini satmayan yürekli gazetecilerin gazeteciler ünü kutlu olsun. 

"Bütün bunları sağlıklı işleyen bir devlet mekanizmasıyla yerine getireceğiz. Kamu kurumunun da bir amacı var toplumda huzuru sağlamak. Eğer huzuru ve güveni sağlamazsanız o zaman toplum kutuplaşır ve iç çatışmalara zemin hazırlayan bir ortama sürüklenir. Türkiye için en büyük risk şu anda budur. Ne kadar büyük bir haksızlıkla zaman zaman karşı karşıya kaldığınızı biliyorum ama sükûnetimizi koruyacağız, bekleyeceğiz, sandığa gittiğimiz zaman demokrasiden, özgürlükten, insan haklarından yana, haksızlıklara karşı adaleti savunan bir anlayışla oyunuzu kullanacağız. Böylelikle saray ve şürekâsını artık bu ülkeden temizleyip atacağız.