Kılıçdaroğlu'nun 28 Şubat’ın mağduru olduğu kesinlik kazanırken, bu fişlemenin kimler tarafından hazırlandığı belirsizliğini koruyor

Gazeteci İsmail Saymaz, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 28 Şubat sürecinde fişlendiğine ilişkin açtığı davada uzun bir hukuk mücadelesi sonrası 50 bin TL tazminat kazandığını yazdı.

Gözden kaçırmayın

Dersim’de yasaklara tepki: Halkın mücadelesi karşısında şansınız yok Dersim’de yasaklara tepki: Halkın mücadelesi karşısında şansınız yok

Saymaz, tazminatı ise Cumhurbaşkanlığı’nın ödeyeceğini duyurdu.

Halktv.com.tr’deki bugünkü köşe yazısında davanın geçmişini anımsatan Saymaz “Kılıçdaroğlu’nun fişlendiğini ilk duyuran, FETÖ nedeniyle kapatılan Bugün gazetesi oldu. Bugün gazetesinde 15 Nisan 2008’de yayınlanan "Batı Çalışma Grubu CHP'li Kılıçdaroğlu'nu da fişlemiş" başlıklı haberde, o tarihte SSK Genel Müdürü koltuğunda oturan Kılıçdaroğlu'nun Kürtçü-bölücü olduğu ve örgüt üyelerini kritik noktalara yerleştirdiği yönünde iftiralara yer verildi. Kılıçdaroğlu, haberden ötürü gazeteye Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtı. Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü, üzerinde 'Gizli' kaşesi bulunan fişleme raporunu 2009'da mahkemeye gönderdi. Rapor 28 Şubat kararlarının hayata geçirilmesini sağlamak için oluşturulan Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Değerlendirme Merkezi'nin arşivinden çıkmıştı. Hal böyle olunca Kılıçdaroğlu, Başbakanlık aleyhine Ankara 1. İdare Mahkemesi'nde tazminat davası açtı” ifadeleriyle başvuru sürecini özetledi.

‘İDARE MAHKEMESİ REDDETTİ, DANIŞTAY HAKLI BULDU’

Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin CHP liderinin tazminat talebini 2012’de reddettiğini ancak Danıştay 10. Dairesi 2014'te Kılıçdaroğlu'nun itirazını haklı bulup kararı bozduğunu aktaran Saymaz, 'Gizli' kaşesinin vurulmasını ve evrakın arşivde olmasının kanıt sayıldığını belirterek devamında şunları yazdı:

“Danıştay 10. Dairesi 2014'te Kılıçdaroğlu'nun itirazını haklı bulup kararı bozdu. 'Gizli' kaşesinin vurulmasını ve evrakın arşivde olmasını kanıt sayan daire, şu görüşleri savundu:

"Gizli kalması gereken raporun basına sızdırılması ve/veya sızdırılmasının engellenememesi suretiyle aktif siyaset yürüten davacı hakkında birtakım şüphe ve tereddütler uyandırılarak, onurlu ve saygın yaşama hakkının ağır şekilde zedelendiği..."

Dava 2018’de Ankara 1. İdare Mahkemesi'ne yeniden geldi. Mahkeme ilk kararında ısrar etti ve dosya Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na gitti. Kurul 2019’da Kılıçdaroğlu'nun mağdur edildiği sonucuna vardı. Kararda şöyle denildi: "Yürütmekle görevli olduğu hizmeti, kişi haklarının zedelenmesini önleyecek şekilde gerekli önlemleri alarak düzenleyemeyen ve gizliliği sağlayamayan idarenin ağır hizmet kusuru bulunmaktadır."

‘CUMHURBAŞKANLIĞI’NIN İTİRAZI REDDEDİLDİ’

“Cumhurbaşkanlığının yaptığı karar düzeltme başvurusu 20 Mayıs 2021'de reddedildi.

Ankara 1. İdare Mahkemesi, üçüncü kez önüne gelen dosyada 29 Aralık 2021'de Kılıçdaroğlu'nu haklı buldu. Daire'nin görüşü doğrultusunda Kılıçdaroğlu'na 50 bin TL'lik manevi tazminatın 20 Nisan 2009'dan itibaren faiziyle birlikte ödenmesine hükmetti.

Kılıçdaroğlu'nun 28 Şubat’ın mağduru olduğu kesinlik kazanırken, bu fişlemenin kimler tarafından hazırlandığı belirsizliğini koruyor.”

‘6 LİDERİN BULUŞMASINA KILIÇDAROĞLU POST MODERN DARBE MAĞDURU OLARAK KATILACAK’

“İktidar çevreleri ve FETÖ, 28 Şubat sürecinde TSK bünyesinde kurulan Batı Çalışma Grubu’nu suçluyor.

Gerçekten öyle mi?

Bu soruyu, 28 Şubat Davası'nda tutuklanan emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın avukatı Hüseyin Ersöz'e sordum. Ersöz'e göre bu fişlemeler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın iş müfettişleri tarafından 1995'ten 2000’e kadar hazırlanan beş rapora dayanıyor. Bakanlık raporları Başbakanlık Takip ve Değerlendirme Merkezi'ne gönderiyor. Ersöz, "Fişlemenin askerlerle ilgisi yok" diyor.

28 Şubat'ın 25. yıldönümüne... Altı muhalif liderin buluşmasına yedi gün kaldı. Kılıçdaroğlu, masaya 'postmodern darbe' mağduru sıfatıyla oturacak.”