Kayzeri Rum Sevsin Onları!

...

Osmanlı Hanedanını idare edenler ellerinin altındaki koca devletin neden toprak kaybetmeye başladığını sorgulamaya başladıklarında iş işten geçmişti, hem de çoktan!

...

Onlar çağı yakalayamadıklarına kanaat getirdiklerinde çağı yakalamak için Avrupa'ya memurlar gönderip çağın gereklerini öğrenmeye giriştiler, dahi laleleri ile ünlü sarayları da oldu!

...

Verdikleri son karar askeri olarak yetersiz ve geri oldukları üzerineydi, Batıdan kendi ordularını eğitecek komutanlar getirmeye başladılar, Batıya en seçme askerlerini gönderip oralarda eğitim aldırdılar onlara, Batının silahlarını almaya başladılar, Batıdan meclis kavramını da aldılar getirdiler, ne meşakkatler içinde...

...

Velhasıl bugünün Osmanlı Hanedanı sevdalıları Osmanlının yıkılışının sebebini dine bağlıyor olsalar da onlar da öncülleri gibi olayı çözemediler, asrı yakalayamadılar, tarihi ve gerçekliği okuyamadılar!

...

Onlar, sarayın en şaşaalı devirlerinde sarayda ne dolaplar döndüğünü asla bilemediler...

Oysa Osmanlının ekonomisi talan üzerine bina edilmiş bir ekonomiydi, ideolojik açıklaması da Fetih ve Şehadet!

...

Oysa Kayzeri Rum İstanbul'u fethettiği vakit, Batı yeni bir üretim modeline çoktan geçmişti!

....

Mesela Kanuninin kırk altı yıllık şatafatlı hayatının Yavuz'un sekiz senede biriktirdiği talanların, katliamların vergisi olduğunu göremediler!

...

Velhasıl İngiliz donanması eşliğinde Samsun'a çıkanın da Rom geleneğini sürdürdüğünü göremediler!

Lakin hakkını da vermek lazım, teşkilatı mahsusa yahut terakki bir yana, Avrupa'ya en çok yaklaşan da Samsun'a çıkan oldu, gerisi iki adım geri bir adım ileri...

...

Konu nereden buraya geldi?

Ha!

Eğitim meselesi...

Ben imam hatiplere karşı mıyım, hayır!

Nihayetinde vatana taş olanlarda yaratılmış eşsiz bir istek, lakin en azından kendi çıkarları için akla ve bilime hürriyet verecek olanlar da büyük devletlerdir!

Yüz binlerce papaza, yüz binlerce rom askerine ayırdığın kaynağın beşte birini bile ayırmıyorsan milyonlarca öğrencine demek ki büyük devletlerin çevresinde bariz olarak otlanıyorsun...

Köy enstitüleri ne işleve sahip idiyse şimdiki imam hatipler de aynı işleve sahiptir!

Birisi devlete Kemalist yetiştiriyordu birisi devlete dindar nesil yetiştiriyor!

Devletin örgütlenme şekli böyle, tarihsel arka planı bu!

Buralarda devlet yönettiği yığınları sağımlık birer inek gibi kullanır, vergilendirme biçimi Deli Dumrulu aratır; devletin derdi bilim değil, çağ değil, zaman değil!

...

Olay tam olarak şudur;

Ver papazı, al kızı, ver kızı al maçayı!

Devlet, elinde olduğu hanedanın yahut zümrenin borusunu öttürür!

...

En son El Bab'ta mı yoksa Cerablus'ta mı toprak kazanmıştık?

Ne diyelim, Kayzeri Rum sevsin onları...

YORUM EKLE

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >