Kaşıkçı İçin Türkiye Bilerek mi Seçildi?

Türkiye dışında bir ülkede Kaşıkçı’nın bu yöntemlerle, kolayca ortadan kaldırılması olanaksız. Bir ülkeye 18 kişi giriş yapacak, bir insanı ölü ya da canlı ortadan kaldıracak, sonra ellerini kollarını sallayarak o ülkeden ayrılacaklar. Evrensel hukukun kırıntılarının olduğu bir ülkede bu olay yaşansa, ne hükümet, ne devlet başkanı görevde kalamaz.

Kaşıkçı’yla ilgili bilgi, 02 Ekim saat: 16.00 sularında güvenlik güçlerine bildirilmiş. Olay Suudi Arabistan Krallığı’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nda yaşanıyor. Bu bilginin iletilmesinden 2 saat 25 dakika, 7,5 saat, yaklaşık 13 saat sonra, Suudi Arabistan Krallığı uçakları İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan havalanıyor. Ülkeye giriş yapan 18 kişi, üzerinden 1 gün geçmeden ülkelerine gitmek üzere çıkış yapıyorlar. Uluslararası işbirlikçileriyle kol kola resim çektirmeden gittilerse büyük bir eksiklik yapmışlar demektir(!) Bunlardan 1 tanesi yakalanmış olsa, olay tereyağından kıl çeker gibi aydınlanırdı. Sonra da “Bize verin, biz yargılayalım” gibi masallar anlatmaya gerek kalmazdı. Bunların tümü düşünüldüğünde olayın Suudi Arabistan ölüm timiyle başka ülkelerin yetkililerinin işbirliği içinde gerçekleştiğini anlamak kolaylaşmakta.

Meral Akşener bu konuda şunları söyledi:

“Petro-dolarlar için, Suudi katillerin, ellerini kollarını sallayarak gitmelerine, izin vermeyecektiniz. Ben de size itibarlı diyeyim. Kaşıkçı cinayeti, bizzat Suudi devletinin operasyonudur. Bunu anlamak için, konsolosluğu karış karış gezmenize gerek yok. Bunlar, Suudi yönetiminden, prensten gizli iş çevirecek, sözüm ona Suudi prensini kötü duruma düşürecek, sonra da ilk fırsatta yine Suudi Arabistan’a dönecek. Bu mümkün müdür? Bu cinayet için, Türkiye bilerek seçilmiştir. Çünkü biliyorlar ki; başka ülkede, böyle bir cinayet işlense, o konsolosu da, infaz timini de, kolunu kıvırıp alırlar.

Sana diyorlar ki, paranın ucunu gösterir, alırız konsolosu. Sana diyorlar ki, bunda bizim konsolosu tutuklayacak cesaret yok. Sana diyorlar ki, bunda ne Osmanlı’nın büyüklüğü, ne de Türk milletinin gururu var… Ve şimdi de çıkmış, “Gönderin biz yargılayalım” diyor. O konsolos, cinayetten sonra, bir hafta Türkiye’de kaldı. Kaçıp gittikten sonra, şimdi mi aklınıza geldi yargılamak.”

Akşener’in açıklamalarından da anlaşıldığı gibi, AKP’nin, Kaşıkçı’nın öldürülme olayının aydınlatılmasını değil kapatılmasını iyi yönetmiş olduğu kuşkuları gündeme gelmekte.

“İngiltere'de yayımlanan Financial Times gazetesinin Heba Saleh, Simeon Kerr ve Andrew England imzalı haberinde, "Muhalif Arap siyasiler ve insan hakları savunucuları için Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi, otokratik rejimlerin 2011'dekine benzer bir Arap ayaklanmasının yeniden yaşanmaması için ne denli kararlı olduklarının yeni bir göstergesi"denildi.

Uluslararası işbirliği

Olay günü, “13.14’te Cemal Kaşıkçı Başkonsolosluğun kapısından içeri adım atıyor. Bir daha dışarı çıktığı görülmüyor. Bu bile Türkiye güvenlik güçlerinin gözünden kaçmaması gereken bir durum.

Saat 17.15’te Atatürk Havalimanı’na Riyad’dan havalanmış olan HZ SK2 kuyruk numaralı ikinci bir Gulfstream uçağı yolcusuz olarak iniş yapıyor.

9 kişiden 6’sı, akşama doğru inen ikinci özel jete binip hemen İstanbul’dan ayrılıyorlar. Bu uçak 18.30’da havalanıyor. Suudilerin planlamada özel uçakta getirdikleri bu ekibin çoğunu olaydan sonra ivedilikle Türkiye’den çıkarmak istedikleri anlaşılıyor.

2 Ekim sabahı gelen birinci özel jet ise daha geç bir saatte 22.45’te kalkıyor. Tarifeli seferle İstanbul’a ulaşan 6 kişilik ekibin hepsi bu uçağa yerleştiriliyor. Ayrıca, bu uçakla İstanbul’a gelmiş olan 9 kişiden biri yine bu uçağa biniyor (Suudi Adli Tıp Başkanı Muhammed Tubaigy). Pasaport çıkışları 20.28 ile 21.45 arası.

Birinci özel jetle gelen 9 kişiden kalan 2’si ne oluyor? Bu iki kişi tarifeli seferle İstanbul’dan ayrılıyor. Pasaport çıkışları 3 Ekim saat 00.18 ve 00.20.”

Cemal Kaşıkçı’nın ortadan kaldırılması olayına Suudi Arabistan’dan gelerek katılanlarla, eylemin en ince ayrıntılarına dek önceden tasarlanmış bir girişim olduğunu ortaya koymakta.

“Vakitlice harekete geçilse infaz-temizlik timinin elini kolunu sallaya sallaya gelip gitmesi imkânsız. Vakitlice harekete geçilememesi için de sebep yok görünüyor. Ya karanlık bir nokta var ya da bilgi eksikliğinden kuramadığımız bir bağlantı.”

Kaşıkçı olayının başından bugüne değin geçen süre içinde kamuoyuna yansıyan bilgiler, bu eylemin yalnızca Suudi Arabistan Krallığı’nın işi olamayacağını, başka ülkelerin bu eyleme yardımcı olduğunu düşündürmekte.

-----------------------------------------------------------

(1) Akşener, Meral, Meral Akşener: Kaşıkçı cinayeti için Türkiye bilerek seçildi, 30.10.2018

(2) artıgerçek.com.tr. İnternet Gazetesi, 'Kaşıkçı cinayeti muhalif Arapların tüylerini ürpertti', 29.10.2018

(3) Ergin, Sedat, Suudi infaz ekibinin İstanbul planı böyle işledi, Hürriyet Gazetesi, 17.10.20118

(4) Kıvanç, Ümit, Kaşıkçı’nın kaybedilmesi/2: Kokular, t24.com.tr Bağımsız İnternet Gazetesi, 16.10.2018

YORUM EKLE

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >