“Oğlumun babası kendini öldüreli 10 sene olmuş”

Erkek şiddetinden şans eseri kurtulmuş bir kadının seslenişi

“Oğlumun babası kendini öldüreli 10 sene olmuş”

Çocuk yaşta evlendirilen ve çocuk yaşta anne olan Canan Budak’ın Twitter hesabından yazdıkları erkek şiddeti üzerine birçok gerçeği gözler önüne serdi ve çok paylaşıldı.

İşte Canan Budak’ın yazdıkları:

Oğlumun babası kendini öldüreli 10 sene olmuş bugün. Başlarda üzülmüştüm, ancak geçen zaman şahit olduğum kadın hayatları, şanslı olduğumu fark ettirdi bana. 10 yıl önce bugün, eğer beni bulamadığı için öfkesini ve şiddetini özkıyıma dönüştürmeseydi beni öldürecekti.

Eğer çıkıp annemin yanına kaçmasaydım, eğer annem "elalemin" aklına uyup yerimin kocamın yanı olduğuna ikna olsaydı, eğer annemin evini bilseydi, eğer kendini asamayacak kadar korkak olsaydı. Bugün, 10 yıldır bir ölü olan ben olacaktım. 10 koca yıl, nasıl da hızlı geçti oysa.

Düşünüyorum ve etrafımdaki hayatlara bakıyorum da eğer o gün beni öldürseydi, sanırım artık cezası bitmiş olurdu. 10 yıl, geçti bir şekilde derdi. Kendini haklı ve gururlu hissederdi. Namusunu temizledi sonuçta. 17 yaşındaki karısı nasıl olur da ben okuyacağım demeye kalkardı.

10 yıl önce, yani "kocam" kendini öldürmeden önce imkansız dediğim hayaller kurarak yaşadığım her şeye katlanabilmiştim. 10 yıl önce bugün, kendini öldürdü ve benim zincirlerimi çözdü. Kendi hayatına dair kararları kendisi alan bir kadına dönüştüm. Özgür kaldım, özgür.

Herhangi bir insan için önemsiz, 14ünde kocaya gitmiş bir kadın için ne çok şey yaptım! Hayallerimin peşinden koştum, nefes nefese koştum! Özgürlüğün tadı öyle güzel ki anlatamam. Bugün bambaşka bir insanım artık. Oysa sanki dün gibi polisin başınız sağ olsun dediği an.

O telefonu annem açmadı, ölüm haberimi almadı. Adımı anıtsayaca yazmadılar. Yaşadım. Hayaller kurdum, hayal kırıklığına uğradım, yeni hayaller kurdum, bazıları gerçek oldu, yenileri geldi yerlerine. Sevdim, sevildim, mutlu oldum, acı çektim. 10 yıl oldu, 10 koca yıl!

Birkaç gün önce tezimi bitirdim, önsözü yazdım. Geçen ağustosta katledilen Emine Bulut şahsında yeryüzü kurulduğu günden beri kendi hayatına dair kararları kendisi alma hakkı tanınmayarak yaşamdan koparılan bütün kızkardeşlerimin anısına armağan ettim. Feminist bir tez yazdım.

Belki hiçbir şey değiştirmeyen şeyler yazıp duracağım ama olsun. Yaşadım. Yaşıyorum. 10 senedir yaşayan benim. Muhteşem bir erkek çocuğunu tek başına büyüten benim. Yarı aç yarı tok ama özgür olan benim. Hayattayım ve şanslıyım. Ve borçluyum, öldürülen bütün kadınlara borçluyum.

10 yıla çok şey sığdı ama sanki dün gibi. Ben kurtuldum, oğlum kurtuldu. Kendini bir ipin ucunda sallarken bana ve oğluma yaşanacak bir hayat bıraktı. Artık üzülmüyorum. Çok acı çektim, işkence gördüm, tecavüze uğradım, 15imde çocuk doğurdum. Bütün bir toplum izledi bunu.

Ama bitti. Her acı bitiyor, öğrendim. Sonra öğrenmemiş gibi onların yanında tırt kalacak acılar çektim. Aşık oldum, terk edildim mesela. Şimdi düşünüyorum da ne şanslı kadınım! Aşk acısı çekebildim, ne güzel. Bir erkek kendini benim sahibim ilan ettiği için döve döve öldüremedi.

Zerre pişmanlık duymuyorum üzülmediğime oğlumun babasının kendini öldürdüğüne. Oğlum bunların hiçbirini tamamen bilmiyor ama anlamaya başladı yavaş yavaş. Ablası yaşında olmamı tuhaf buldu farkına vardığında mesela. Anlatmıyorum. O kendisi keşfedecek her şeyi. Yaşıyorum.

Her kadın cinayeti haberine birlikte üzülüyoruz. Bütün feminist eylemlere birlikte katılıyoruz. Belgeseller izliyor, kitaplar okuyoruz. Konuşuyoruz, tartışıyoruz. Ona bu dünyada bir kadın olarak yaşamanın nasıl bir deneyim olduğunu gözünün önünde yaşayarak öğretiyorum. Yaşıyorum.

10 yıl önce bugün kocam beni öldürseydi eğer oğlum lisansım ve yüksek lisansım boyunca benimle okuluma gidip gelmeyecekti. Dünyayı sorgulamayacaktı. Taşaklarına tapan bir adama dönüşecekti. Adını Özgür Deniz koydum oysa ben onun. Adını gerçekleştiremeyecekti.

Hiç üzülmüyorum çünkü yaşıyorum. Başka türlü bir dünyanın hayalini kuruyor, onun için bir şeyler yapıyorum. Benim kadar şanslı olamayıp katilinden kaçamayan kızkardeşlerimin acısını duyuyorum. Savaşıyorum. Yaşam akıyor damarlarından heyecanla koşuyorum. Yaşıyorum. İyi ki öldün.

Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2020, 11:47
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER