Kadın harakirisi

Abone Ol

Biz kadınlar çeşitli örgütlerde, derneklerde, çalışma gruplarında bir araya geliriz ve çoğunlukla ciddiye alınmayız. Bunu, genel itibariyle karar mekanizmalarında çoğunlukla erkeklerin olmasına ve toplumun erkek yanlısı bakış açısına bağlarız.

 

Çünkü zoru seçmeyiz.

 

Evet, söz konusu bakış açısının bunda etkisi vardır, yadsınamaz ama yine aynı toplumun insanı olarak biz kadınlarda da özeleştiri kültürü gelişmediği için aynada kendimize bakmayı dert edinmeyiz.

 

Çünkü o aynaları yalnızca, “kadınlık” olarak algıladığımız ve bir şekilde bize benimsetilen “güzelliğimizi” görmek için kullanırız.

 

Zaten neyse o “kadınlık” denilen, bir araya gelip de o örgütlerin, derneklerin, çalışma gruplarının çatısı altında kendimizi ayrıştırır da ayrıştırırız. Ondan sonra birileri çıkıp da, (Kayseri özelinden konuşursak) “Kadınların işi pasta, börek; erkeklerin işi para ve çek.” dediğinde alınırız.

 

Çünkü zoru seçmeyiz.

 

“Eeee, ‘güzel’ kadınım o zaman sen de bir araya geldiğinde o örgütlerde, derneklerde, çalışma gruplarında; salt kahvaltılarda ve akşam yemeklerinde cümle aleme poz verip havanda su dövmeseydin. Neye hizmet ettiği belli olmayan, toplumdaki şikayet ettiğin bakış açısını pekiştirecek icraatlarla zaman öldürmeseydin.” demezler mi?

 

Derler de, deseler de  eleştiririz. ‘Zaten erkekler hep böyledir’ e sığınır dururuz.

 

Çünkü zoru seçmeyiz.

 

“Kadın”a birileri tarafından biçilenleri kabullenir dururuz da, “zoru seçmediğimiz” için o dayatmaların tüm kadınlar için nelere mal olacağını düşünmeyiz. Hep “güzel” ve “narin” olmamız gerektiğine inanırız mesela. O kadar inanırız ki, “güzel” ve “bakımlı” olmaz isek kocalarımızın, sevgilerimizin bizi aldatacağını hatta aldatsa da haklı olduğuna inanırız. Sonra o örgütlerde, derneklerde, çalışma gruplarında bir araya geldiğimizde var olanın üzerinden şekillenen konuşmalarla hiçbir yere varamayız.

 

Evet kadının sorunlarından biri budur, da… Tek ve temel sorunumuzun bu olmadığını düşünmek istemeyiz. Çarşıya, pazara, kafeye, lokantaya, komşu gezmesine gittiğimizde hemcinslerimiz tarafında  yapılan baskılara maruz kalır, hayatta temel gayemizin “güzel kadın” olmak ve bunun yanı sıra “başarılı” olmak olduğuna inandırılır dururuz.

 

“Zoru seçmediğimiz” için, ne bize öğretilen “kadınlık”ın ne de “başarı”nın kasıtlı bir öğreti olup olmadığına, ne de gerçek “kadınlık” ve “başarı”nın ne olduğunu öğrenmeye kafa yorarız.

 

Kafa yormadığımız için de o örgütlerde, derneklerde, çalışma gruplarında öğretilenler üzerinden düşünür, ona göre icraatlar üretiriz. Böylece yapılanlar, öğretilenleri öğretmekten, var olan sorunu pekiştirmekten ileriye gidemez.

 

“Kadınlık çok özeldir” dediklerinde hoşumuza gide gide kabul ederiz de, olaya hep yanlış tarafından bakarız. Kadına verilen “doğurganlık” özelliğinin kutsallığını, dolayısıyla “Cennet anaların ayakları altındadır” sözünü biliriz de, “doğurganlık” özelliğini görünenin ötesinde algılamak gerektiğini düşünmeyiz.

 

“Kadın” şefkat doğurganıdır mesela. Bunu gözden kaçırır ve kasıtlı dayatılan yaşam biçimlerinde giderek “erkekleşiriz.” Güzelleşmeyi “kadınlık” sandıkça harcar, “başarılı ve güzel kadın” olmak için harcadıkça hizmet eder, yaşamı rekabet yarışı olarak algılar; aslında güzelleştikçe “erkekleştiğimizi” gözden kaçırır, güzelleştikçe ve hizmet ettikçe “kadınlık”ımızın asıl göstergesi olan ‘şefkat’ten uzaklaşıp “erkek benzeri kadınlar” olduğumuzun farkında bile olmayız.

 

Sonra o örgütlerde, derneklerde, çalışma gruplarında ne denli zehirlendiğimizin zaten farkında olmadığımız için birbirimizi zehirler dururuz.

 

Ez-cümle harakiri yapar, gerçek “kadınlık”ımızı öldürürüz.

 

El-Fatiha ruhuna “şefkat”in.

 

El-Fatiha kadın ve erkek ayrı olsalar da temelde insandırlar düşüncesine.

 

El-Fatiha kadın diye diye göz ardı edilen duygulara.

 

El-Fatiha özeleştiriye.

 

El-Fatiha kadın ve erkeğin hak arayışında insan bazlı değerlendirilmesi gerektiği gerçeğine.

 

Şimdi dirildi Deccal, zehirleyip duruyor beyinlerimizi.

{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }