İzmir'in Bornova ilçesi Kamil Tunca Caddesi'nde yapımı süren yaklaşık 32 katlı bir otel inşaatında kurulu vinç, 19'uncu kat seviyesinde kırılarak yıkıldı. Dün akşam saatlerinde vinç yükseltme çalışmaları sırasında meydana gelen olay sonucu iki vinç operatörü olay yerinde vefat etti. Vincin parçalarının işçilerin kaldığı konteynerin üzerine düşmesi sonucu ilk belirlemelere göre, 4 işçi yaşamını yitirdi. Gece saatlerinde sosyal medya üzerinden açıklama yapan İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, ölü sayısının 6’ya yükseldiğini duyurdu.

Cihan Başakçıoğlu'nun Gazete Duvar'da yer alan haberine göre, Dev Yapı İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, konuyla ilgili ihmaller zincirine dikkat çekerek "Birincisi vinci kapasitesinin üzerinde yükseltiyorlar. Normalde 60 metreye kadar yükseltilebilecek bir vinç. Ancak 120 metreye kadar yükseltmeye çalışıyorlar. Yükseltme esnasında da vinç devriliyor. Dün devrilmeseydi de ilerde ciddi kazalar yaşanacağı çok belliydi" dedi. 

Kemal Okuyan: 'Devlet desteğiyle tarikat araçlarına yol açılıyor Kemal Okuyan: 'Devlet desteğiyle tarikat araçlarına yol açılıyor

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Ölen işçilerden beşinin kimlikleri de belli oldu. İşçilerin Yıldırım Sarı, Fesih Çiftçi, Baykal Gündüz, Aslan Akkaya, Ali Şükrü Duru olduğu öğrenildi. Yaşanan olayın ardından İzmir Başsavcılığı soruşturma başlattı. Yürütülen soruşturma kapsamında projenin ana firma yetkilisi, şantiye şefi ve iş güvenliği uzmanı hakkında gözaltı kararı verildi. Vinç firması sahibi hakkında da gözaltı kararı verildiği, bu kişinin İstanbul’da ikamet ettiği ifade ediliyor. Öte yandan kazanın meydana geldiği inşaattaki vincin söküm işlemi de sürüyor.

'CİDDİ KAZALARIN YAŞANACAĞI ÇOK BELLİYDİ'

Yaşanan olay, inşaatlardaki iş sağlığı ve güvenliği konusunu yeniden gündeme getirdi. İnşaatta çalışan işçilerin yaşam alanı olan konteynerlerin daha önce taşınması için başvuruda bulundukları iddia edildi.

Konuyla ilgili Dev Yapı İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, 6 işçinin yaşamına mal olan olayla ilgili gelen bilgileri aktardı. İhmaller zinciri olduğunun altını çizen Karabulut, "Çoklu ihmaller zinciri var. Birincisi vinci kapasitesinin üzerinde yükseltiyorlar. Normalde 60 metreye kadar yükseltilebilecek bir vinç. Ancak 120 metreye kadar yükseltmeye çalışıyorlar. Yükseltme esnasında da vinç devriliyor. Dün devrilmeseydi de ilerde ciddi kazalar yaşanacağı çok belliydi. Kamp alanı da standartlara uygun değil. İnşaat sahasının direk yanına yapılmış bir kamp alanından bahsediyoruz. Bugün vinç düştü ancak daha önce ufak tefek parçaların da düştüğünü öğrendik. Ciddi anlamda tehlike arz ediyor. Dört arkadaş konteynerlerdeki ezilme sonucu yaşamını yitirdi. Başlı başına bir usulsüzlük ve tehlike arz ediyor" diye konuştu.

'PATRONLARIN KAR HIRSI SÖZ KONUSU'

Şirket hakkında kendilerine gelen herhangi bir şikayet bulunmadığını belirterek, medyada ve sosyal medyada dile getirilen iddialara dikkat çeken Karabulut, bu tür olayların patronların kar hırsı nedeniyle yaşandığını vurguladı. Karabulut, "Daha önce kamp alanının değiştirilmesine dönük işçi arkadaşların talebi olmuş. Patronların kar hırsı söz konusu. Bütün maliyetler arttı. Artan miktarı işçilerin ücretlerinden ve barınma, beslenme, iş güvenliği kalemlerinden kısıyorlar. Bu yaşanan durum bunun göstergesidir. Önlem alınsa, denetimler artırılsa, yasaya ve standartlara uygun işleyiş olsa bunların hiçbiri olmaz" diye konuştu. 

İMO: İŞ KAZALARI ÖNLENEBİLİR DURUMLARDIR

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İzmir Şube Başkanı Eylem Ulutaş ise bir heyet oluşturduklarını ancak henüz net bir bilgi alamadıklarını belirterek, şunları kaydetti: "Sahaya bir ekibimiz gitti ancak alan kapatılmıştı. Bilirkişi ataması yapılmış. Savcılık inceleme yapıyor. Vincin kiralık olduğunu biliyoruz. Konteyner içerisinde kalan işçilerin yerinin değiştirilmesine dair talepleri olduğunu öğrendik. Eksikliğe dair ise resmi bir tespit henüz bulunmuyor. Ancak muhtemel eksiklikler olduğunu düşünüyoruz. İş kazaları önlenebilir durumlardır. Yüzde 3 civarında önlemez kazalar olduğu ifade edilir. İş güvenliği anlamında bir kültürün yerleşmemiş olması, tedbirlerin bir masraf olarak görülmesi, taşeronlaşma bütün bunlar sonuca yansıyan şeylerdir. Çalışanlar açısından bakıldığında da üretim baskısı dikkatsizliği getirebiliyor. Bütün bunlar birleştiğinde iş kazaları meydana geliyor. Somut tespitleri bekliyoruz."