İYİ Parti, Ankara’da düzenlediği lansmanla 'Göç Doktrini ve Stratejik Eylem Planı'nı açıkladı.

“Kararlı ve Planlı Geri Dönüşe Az Kaldı” sloganıyla açıklanan doktrininin açılış konuşmasını İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener yaptı.

Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre Türkiye’de “en düşük rakamlara dayalı iyimser tahminle” 8 milyon sığınmacı ve kaçak göçmen bulunduğunu belirten İYİ Parti lideri Meral Akşener, “Sığınmacılara, mültecilere, kaçakçılara kızabiliriz. O öfkenin odaklanacağı yer Sayın Erdoğan ve iktidarıdır. Yabancılar üzerinde öfke odaklanırsa bu ülkeye yapılan kötülükleri perdelemiş olur. Bu hesap sorulmalıdır. Bu hesap ülkemizi hendek haline getiren sayın Erdoğan ve iktidardan sorulmalıdır. Bu hesap sandıkta demokrasiyle sorulmalıdır” dedi.

Sanatçı Ahmet Özhan, Cerrahi tarikatının yeni şeyhi oldu Sanatçı Ahmet Özhan, Cerrahi tarikatının yeni şeyhi oldu

‘TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ’

“AK Parti ve sayın Erdoğan sayesinde Türkiye göçmen deposuna dönüşmüştür” ifadelerini kaydeden Akşener, “Ben sayın Erdoğan’a çağrıda bulundum. ‘Sinirini yenemiyorsan ben Suriye’ye gidip Esad ile görüşmeye hazırım’ dedim. İktidar bizi duymazdan gelmeye, sorunu görmezden gelmeye devam etti. Birbiriyle çelişen yapay açıklamalarla milletimizi tedirgin etti. Artık takke düştü kel göründü” diye konuştu.

Suriyeli ve diğer uyruklu sığınmacılar ile kaçak şekilde Türkiye’de bulunanlara yönelik bölge ve diğer ülke devletleriyle işbirliği ile diyalog kuracaklarını, sorunu çözeceklerini ve göçleri önleyeceklerini ifade eden Akşener, “1 Eylül 2026’da tüm Suriyeli sığınmacıları memleketlerine kavuşturmuş olacağız. İktidara gelişimizin ilk gününde atacağımız adımlar ve tedbirler hazır” dedi.

Akşener konuşmasında şunları söyledi:

“Ben İçişleri Bakanlığı görevine atandığımda bütün birimlerden geldiler işleyişin brifingini verdiler. Üst düzey arkadaşımız sonra geldi dedi ki bir brifing daha almanız lazım. Yıl 1996. Göç diye bir kavram yok. Isınmaya dair de hiçbir şey yok o yıllarda. Göçle ilgili brifing almam gerektiğini söyledi. Üst düzey yöneticiler geldiler dünyada bir göç hareketinin olduğunu Türkiye’nin geçiş güzergahı olduğunu söylediler. Daha bugünler yok. Sabahtan akşama bu konuyu konuştuk. Yurt dışından size gelip anlaşma ve esneklik talep edecekler dediler. Bunun anlamı bu ülkeyi hendek hale getirmekti. AB’ye girmek için müthiş çabalar harcanıyor o zaman. ‘Bu konuda esnek davranmayın’ dediler. Sayın Erdoğan’ın iş başına geçmesiyle bu brifingler ortadan kalkmış. Her şeyi bilen bir zatı muhteremle karşı karşıyayız.”

İYİ PARTİLİ AKALIN: İKLİM KRİZİ BÜYÜK TEHLİKELERE YOL AÇACAK

İYİ Parti Milli Güvenlik Politikaları Başkanı Tolga Akalın hazırladıkları eylem planına ilişkin sunum yaptı. Pakistan ve Afganistan’da sosyal medyada yapılan paylaşımlarla “2023 yılında Türkiye’de hilafet ilan edileceği” propagandasının yapıldığını söyleyen Akalın, iktidarın sığınmacılara yönelik politikasını eleştirdi ve şunları kaydetti:

“İktidarla işbirliği içinde olan paramiliter örgüt SADAT ve onun düşünce kuruluşu ASSAM'ın yayımladığı anayasa taslağı incelendiğinde Türkiye'nin demografik yapısının değiştirilmesine yönelik hedefler daha sarih bir biçimde anlaşılabilir. Bu taslakta, başkenti İstanbul, resmi dili Arapça, adı Asrika olan yeni bir rejim öngörülmüştür. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın halihazırda izlediği ve izlemeye devam edeceğini ilan ettiği siyaset, Türk devletinin ‘ulus devlet’ niteliğini, Türk milletinin ise ‘Türklük’ vasfını muğlaklaştırarak tahrif etme amacına matuftur.”

Gelecek 10 yıllarda küresel iklim krizinin etkisini artırmasıyla birlikte “iklim göçmenleri kavramının” daha sık gündeme geleceğini belirten Akalım, “Yapılan çalışmalar 2050 yılına kadar iklim krizi sebebiyle yaşanacak yerinden edilme sayısının en az 216 milyon kişi olacağını ortaya koymaktadır. Türkiye'nin hinterlandında yer alan Kuzey Afrika'da 19 milyon, Sahra Altı Afrika'da 86 milyon, Orta Asya'da 5 milyon olmak üzere toplam 110 milyon kişinin iklim göçmeni olması beklenmektedir. Bu insanların çok cüzi bir kısmının bile rotasını ülkemize çevirmesi büyük tehlikelere yol açacaktır” ifadelerini kaydetti.

İYİ PARTİ’DEN DÖRT İLKE

İYİ Partili Akalın partisinin ‘Milli Göç Doktrini’ni 4 ilke üzerinden tasavvur ettiğini belirtti.

Sınır Güvenliği İlkesi, Geri Dönüş İlkesi, Önleyici Göç İlkesi ve Uluslararası Göç Mutabakat İlkesi başlıkları altında sıralanan ilkeler şu şekilde açıklandı:

SINIR GÜVENLİĞİ İLKESİ

Türkiye, egemenliğinin bir göstergesi olan sınırlarında mutlaka tam kontrol ve denetimi sağlayacaktır. Bu amaçla İYİ Parti iktidarında "Hudut Namustur" ilkesi yeniden benimsenerek, Türkiye Cumhuriyeti sınırlarından kaçak geçişlere asla müsaade edilmeyecektir. Bu kapsamda öncelikle Türkiye'nin Suriye, Irak ve İran sınır duvarları tamamlanacak, bu sınır duvarları elektro-optik keşif ve gözetleme sistemleri, insansız hava araçları, aydınlatma ve entegre güvenlik sistemleri ile tahkim edilecektir.

GERİ DÖNÜŞ İLKESİ

Herhangi bir yolla Türkiye'ye gelen sığınmacı ve kaçak göçmenler her hâl ve şartta, ülkelerine geri gönderilecektir. Hâlen Türkiye'de bulunan Suriyeli sığınmacıların tamamı İYİ Parti'nin deklare ettiği kapsamlı geri dönüş planı çerçevesinde menşe ülkeye geri gönderilecektir. Türkiye'ye yasa dışı yollarla girmiş kaçak göçmenlerin tamamı uluslararası hukuk çerçevesinde ülkeye girdikleri sınırdan sınır dışı edilecektir. Geri dönüş ilkesi bağlamında İYİ Parti iki eksenli geri dönüş planı ortaya koyacaktır. Bunlardan ilki Türkiye Cumhuriyeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti'nin müzakere ve iş birliği süreci sonunda Suriyeli sığınmacıların geri dönüş planı üzerine inşa edilmiştir. Bu plan özellikle Suriye'nin yeninden inşası ve ekonomik yardım noktasında AB'nin siyasi çözüm sürecine dâhil olmasını da öngörmektedir. Öncelikli planın gerçekleştirilememesi hâlinde ise Türkiye kendi çözümünü sağlama ve güvenli bölge ihdası yoluna gidecektir. Uluslararası şartlar ve çözüm yolunun mahiyeti ne olursa olsun, Suriyeli sığınmacıların geri dönüşü ve Suriye'nin kuzeyindeki PKK/YPG yapılanmasının tasfiyesi hedefi mutlaka icra edilecektir.

ÖNLEYİCİ GÖÇ İLKESİ

Türkiye'nin gelecekte maruz kalması muhtemel kitlesel göçlere karşı, "göçü gerçekleşmeden menşe ülkede durdurmak ve gerekli önlemleri göç dalgası Türkiye sınırına ulaşmadan engelleme" ilkesi benimsenecektir. Bu ilke göçün menşe ülkesinde, göçe neden olan sorunların tespiti ve çözüme kavuşturulması için kitlesel göçün hedefi olan tüm ülkelerle oluşturulacak örgütlenmeyle siyasi, iktisadi ve sosyal tedbirlerin alınması ve bu sayede göç dalgasının kaynak ülkede durdurulması veya minimize edilmesini içermektedir. İklim kriziyle mücadelede Türkiye'nin üstleneceği öncü tavır potansiyel göç verecek ülkelerdeki sınır dışı hareketliliğini de önlemeye fayda sağlayacaktır. Göçün menşe ülkesi Türkiye'ye sınırdaş ülke değilse göç güzergahı üzerinde yer alan ülkelerle yapılacak ikili antlaşmalarla göçün durdurulması ve rotasının değiştirilmesi sağlanacaktır. Bunun da mümkün olmaması hâlinde sınır ötesinde güvenli alanlar oluşturularak kitlesel göç sınırın dışında tutulacaktır.

ULUSLARARASI GÖÇ MUTABAKAT İLKESİ

İYİ Parti iktidarında uluslararası arenada yapılacak anlaşmalar ve atılacak adımlar kitlesel göçün Türkiye'nin sınırlarının ötesinde engellenmesi ilkesi üzerine inşa edilecektir. Bu kapsamda Avrupa Birliği başta olmak üzere hiçbir devletler topluluğu ya da ulus-devlet ile sığınmacıların ve kaçakların Türkiye'de kalmasına yönelik zimni ya da açıktan bir anlaşma yapılmayacaktır. Bu anlayışla AB ile yapılmış Geri Kabul Anlaşması da gözden geçirilecek, gerekli görülmesi hâlinde iptal edilecektir. Türkiye'nin herhangi bir ülkenin ya da devletler topluluğunun hendek ülkesi haline getirilmesine asla müsaade edilmeyecektir. Göçün hedef ülkeleriyle göçün kaynağında çözülmesi hususunda her türlü iş birliği teşebbüsünde bulunulacaktır.

Suriyeli sığınmacıların 3 yıl içinde ülkelerine dönmesini sağlamayı amaçladıklarını ifade eden Akalın, “Biz bu insanları doğrudan sınırımızın dibine göndereceğiz” dedi ve şöyle devam etti:

“Türkiye'de bulunan kaçak göçmenlerin tespit, geri gönderme merkezlerine toplama ve iade/sınır dışı işlemleri süratlendirilecektir. İktidarımızın ilk 1 yılında Türkiye'de bulunan kaçak göçmenlerin tamamı sınır dışı edilecektir. Öncelikle İran, Irak ve Suriye sınırında alacağımız tedbirlerle İran sınırından ilave kaçak göçmen gelişi ile Suriye'nin kuzeyinde bulunan tahmini 6 milyon 700 bin potansiyel sığınmacının Türkiye'ye girişini engellenecektir. İlk aşamada, Suriye ile Suriye'nin toprak bütünlüğü ve sığınmacıların geri dönüşü hususunda müzakere ve işbirliği sürecini başlatacağız, Avrupa Birliği'ni de sürece katkı vermeye davet edeceğiz ve Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönüşünü sağlayacağız. Tüm girişimlerimize rağmen Türkiye-Suriye arasındaki müzakere ve işbirliği süreci işletilemiyorsa, ikinci aşamaya geçeceğiz. Bu aşamada, Türkiye Cumhuriyeti olarak resen güvenli bölgeyi genişleteceğiz ve her hal ve şartta Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri dönüşünü sağlayacağız.”

 İYİ Partili Akalın partisinin sığınmacı ve kaçak göçe ilişkin ilk gün ilk ay ve ilk yıl atmayı taahhüt ettiği adımları şu şekilde aktardı:

‘İLK GÜN ALINACAK KARARLAR’

-İYİ Parti Milli Göç Doktrini doğrultusunda, Türkiye'ye yönelik kitlesel göçün sınıra ulaşmadan sınır ötesinde tutulacağını dünya kamuoyuna açıklayacağız.

-Hudut namustur!" esasını benimseyeceğiz ve açık kapı politikasını terk edeceğiz. Sığınmacılara hiçbir şart altında vatandaşlık verilmeyeceğini deklare edeceğiz. Sığınmacılara tanınan tüm ayrıcalıkları iptal edeceğiz.

-Sınır hatlarında tespit edilen tüm göç hareketlerine karşı "geri itme" politikası uygulamaya başlayacağız.

-Göç İdaresi Başkanlığı başta olmak üzere, sığınmacılarla ilgili kurumların yeniden teşkilatlanması ve kapasite artırımı ile ilgili çalışma başlatacağız.

-Tüm kaçak göçmenleri geri gönderme merkezlerinde toplayacağız ve peyderpey lade/sınır dışı etmeye başlayacağız.

-Kayıtlı göçmenler için il, ilçe ve mahalle bazında yüzde 10 kota sisteminin uygulanacağını ilan edeceğiz.

-Ülke içindeki sığınmacı hareketliliğine son vereceğiz, bu konuda kontrol ve denetimleri artıracağız.

-Özellikle kadınların sosyal hayatını kısıtlayacak ve taciz edecek şekilde görüntü kaydeden, sosyal medyada Türk örf ve adetlerine uygun olmayan ve Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Türk Milleti'ne hakaret içerikli kayıt paylaşan tüm yabancı uyrukluların haklarında süratle yasal işlem yapacağımızı ve sınır dışı edeceğimizi duyuracağız.

-Valiliklere, sığınmacı ve kaçak göçmenlerin; park, bahçe, sahil ve plaj gibi kamusal alanlarda toplumsal huzuru bozacak şekilde bulunmaması için her türlü tedbirin alınması talimatını vereceğiz.

-Belediyelere, sığınmacı ve kaçak göçmenlere ait ruhsatsız işletmeleri süratle tespit edip işlem yapılması talimatını vereceğiz.

 -Çeşitli adlar altında sığınmacı ve kaçak göçmenlere yönelik Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kontrolü dışında dini eğitim veren kurumların kapatılması kararını alacağız.

‘İLK AY ATILACAK ADIMLAR’

-Hudut güvenliğini tam olarak sağlayacak tedbirler alacağız. Herhangi bir yolla hududu geçen kaçak göçmenlerin ülke derinliklerine ulaşmasını önlemek üzere Kolluk kuvvetleri ile, ilave tedbirler alacağız.

-Göç İdaresi Başkanlığı ve ilgili diğer kurumları yeniden teşkilatlandıracağız, personeli meslek içi eğitime tabi tutacağız, ihtiyaç duyulan alanlarda uzman personel İstihdam edeceğiz. Kayıtlı göçmenler (GKKS, UKAS ve müracaatçıları) için, geri dönüş süreci tamamlanıncaya kadar, tüm ülkeyi kapsayan bir "yerleştirme planı" yapacağız ve sığınmacıların ülke içindeki dağılımında il, ilçe ve mahalle bazında yüzde 10 kota sistemi uygulamasına geçeceğiz.

- TCK'da değişiklik yapılarak "Kaçak göçmenleri kayıtsız olarak çalıştıran İşletmelere veya bunlara ev kiralayanlara" cezai yaptırım uygulamaya başlayacağız.

-“ Kısa süreli vize muafiyeti", temelsiz "turist vizesi" uygulamalarını istismar ettiği tespit ettiğimiz ülkeler için bu uygulamaları kaldıracağız, bu devletlerle yapılan mutabakat ve anlaşmaları iptal edeceğiz.

-Çıkarılacak mevzuat ile Türkiye'de kayıt dışı çalışan Suriyeli sığınmacılara bir yıllık süre ile ikamet ve çalışma izni vereceğiz, Bir yıl sonunda söz konusu sığınmacıları ülkelerine dönüş sürecine dahil edeceğiz.

-Yapılan duyuruya rağmen ikamet ve çalışma izni almadan çalıştığı saptanan Suriyeli ve uluslararası koruma altındaki sığınmacıları, sınır dışı edeceğiz.

‘İLK YIL ATILACAK ADIMLAR’

-Türkiye'nin Suriye, Irak ve İran hududunu duvarlar, elektro optik kuleler, aydınlatma sistemleri, gece görüşlü kameralar, insansız hava araçları ve entegre güvenlik sistemleri ile tahkim edeceğiz.

-Belirleyeceğimiz Merkezi illerde, 10'ar bin kişilik 20 Geri Gönderme Merkezi kuracağız.

-Türkiye'de bulunan kaçak göçmenlerin tamamının lade/sınır dışı işlemini bir yıl içinde tamamlayacağız.

-Özellikle Afganistan mahreçli yoğun göç akımı karşısında ABD ile akdedildiği anlaşılan mutabakat/anlaşmayı süratle gözden geçireceğiz, bu kapsamdaki kaçak göçmenlerin menşe/üçüncü ülkelere sınır dışı işlemlerini hızlandıracağız.

-Sığınmacı künye kayıt sistemi oluşturacağız. Suriyeli sığınmacıların Suriye ve Türkiye'deki kayıtlarını yenileyeceğiz, bu sığınmacı aileleri geri dönüşte önceliklendirmek amacıyla Türkiye'de çocuklarının okul durumu, çalışma durumu, Suriye'deki evlerinin durumu vb. esaslara göre gruplara ayıracağız.

-2011 yılından bu yana; evlilik, gayrimenkul alımı yatırım, ikamete dayalı ve istisnai olarak verilen vatandaşlık işlemlerini yeniden inceleyeceğiz, yanlış beyan/bilgi/belgeye dayananları iptal edeceğiz, idari kusur varsa ilgililer hakkında işlem yapacağız.

-Aynı şekilde Uluslararası Koruma statüsü verilen sığınmacı dosyalarını da yeniden inceleyeceğiz, başvuruları süratle sonuçlandıracağız.

-Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile bağlı yönetmelikleri, yaşadığımız tecrübeler ışığında yeniden düzenleyeceğiz.