İtalya’nın en bilinen solcu futbol kulübü Livorno hayatta kalmak için savaşıyor

Taraftarlar ve eski oyuncular takımı hayatta tutmak ve yönetimi almak için mücadele ediyor

Spor 08.09.2021 - 00:00 08.09.2021 - 00:00

Jacobin adlı sitede Ignacio Pato imzasıyla yayınlayan yazının Türkçesi Kontra Salvo blog sayfasının çevirisiyle yayınlandı:

İtalyan komünizminin tarihi bir sembolü, Livorno’nun futbol kulübü, bir yüzyıldan fazla süren profesyonel yarışın ardından, bu yaz iflas etti. Ama taraftarlar ve eski oyuncular takımı hayatta tutmak ve yönetimi almak için mücadele ediyorlar.

Bu yaz, Livorno’nun en iyi yazı olmadı. Kahve ve biraz romla yapılan Ponce’yi yudumlar veya cacciucco (balık çorbası) hazırlarken, halkın esas sohbet konusu kentin bu yıl takımsız, yani futbolsuz, kalıp kalmayacağıydı. Eğer bu düşünce liman çevresi ve Eni petrokimya rafinerisine yayıldıysa “beş liralık ekmek ve beş adet nohut keki” şeklinde sipariş edildiği için 5’e 5 denilen sandviçten alınan lokmaların arasında Livornoluların aklına da düşecek demektir.

Tiren Denizi kıyısındaki bu kenti anlamanın tek yolu en bilinen yemeklerinden birinin isminin halen hayat pahalılığına atıfta bulunduğunu fark etmek değil. Livorno, merkez sağ partilerin hiçbir zaman kazanamadığı bir bölgede, Toskana’da yer alıyor. 2014’e dek kentin tüm belediye başkanları (eski) Komünistlerdendi ve o zamandan beri kazananlar da merkez sol figürler oldu. Bu yıl, Belediye Başkanı Luca Salvetti, 1921’de Livorno’da kurulan İtalyan Komünist Partisi (PCI) yüzüncü yılını kutlama etkinliklerine katıldı. Antonio Gramsci, Amadeo Bordiga, Palmiro Togliatti ve diğerlerinin katıldığı ve kentin San Marco salonunda yapılan kongredeki kuruluşundan itibaren, PCI, Batı Avrupa’da orak-çekici yükselten en büyük parti haline geldi ve nihayetinde yüzde 34 destek ve 12 milyon oyla zirveye ulaştı.

Ama bu yaz, aile bütçeleriyle ilgili endişelerinin ötesinde, Livornolular’ın en büyük kaygısı Livorno Futbol Kulübü oldu.

Küme Düşme

Bu Mayıs ayında Livorno’nun iki yılda ikinci defa küme düşmesi kötü oldu. Ancak işler daha da kötü olabilir ve de olacak. Eylül 2019’da, Livorno, İtalya’nın ikinci ligi olan Serie B’de oynuyordu. Ama o zamandan beri kulüp serbest düşüşe geçerek önce Serie C’ye ve sonra da profesyonel futbol olarak bile kabul edilmeyen D’ye düştü. Kulüp her iki sezonu da neredeyse hiç kurtulma umudu olmadan puan tablosunun dibinde geçirdi. Temmuz 2021 başında, 1915’te kurulan kulüp tasfiye aşamasına girdi. Livorno, Serie D’ye kayıt bedelini, oyuncularıyla kulüp çalışanlarına ve belediye meclisine olan borçlarını (ki bu da kentteki Armando Picchi stadını kullanmalarını imkânsız kıldı) ödeyemedi.

Ağustos’ta, Serie D’ organizatörleri zaten sportif ölümü yaşayan Toskanalı takımın lige katılımını reddedettiler ve böylece Livorno artık bir kulüp olarak da yok oldu. Taraftarlar ve kent, kulübü yeniden kurmayı kendilerine hedef olarak koydular ve buna ilgi duyan birilerinin olduğuna dair söylentilerle birlikte tünelin sonunda biraz ışık belirmeye başladı.

“Ekabirler” komitesi ve Salvetti, iş insanı Paolo Toccafondi’nin teklifini Livorno’nun geleceği için en iyi teklif olarak seçtiler. Bu yeni yatırımla birlikte kulüp, Livorno Spor Birliği adı altında yeniden doğdu. 2021-22 sezonunda, İtalya’nın beşinci bölgesel ligi olan Eccellenza Toskana’da oynayacağı teyit edildi.

Şimdilik kaybedilen, Livorno’nun taraftarlarının sahip olduğu bir kulüp haline dönüşmesi ihtimali oldu. Ama eski başkan Aldo Spinelli’nin kulubü idare etme şekline son derece eleştirel yaklaşan bir taraftar topluluğu olan Livorno Popolare, yine de bunu gerçeğe dönüştürmeye çalışıyor. Livorno Popolare, “Spinelli’nin dönemi, 2000’lerde yaratılan iyi olan ne varsa yok etti. O zamanlar Avrupa’nın en büyük ikinci büyük kulüp turnuvası olan UEFA’ya bile katılmıştık. Hesaplarında boşluklar bulunan, savurganca harcamalar yapılan ve taraftarları karar alma süreçlerine dahil etme yetersizliğiyle birlikte bozuk bir oyuncak gibi yönetilen bir futbol takımıydık” diyor.

Taraftarların sahibi olduğu bir kulüp yaratma girişimi Şubat’ta başladı ve Mayıs’ta üç bin destekçinin toplanmasının ardından artık feshedilmiş olan Associazione Sportiva Livorno Calcio’ya (Livorno Futbol Sporu Derneği) kulübü satın almak için 1 milyon euroluk bir teklif yapıldı ama teklif reddedildi. Ancak Livorno Popolare, Livorno’nun geleceği için farklı bir bakış açısını gösteriyor: “Hedefimiz futbolda, sahiplerin bey ve efendi olduğu modele alternatif yeni bir katılım modeli yaratmak. Bu da destekçilerin doğrudan kulübün idaresine müdahil olduğu bir modeldir”.

Livorno Popolare, taraftarların katılımını sağlamaya yönelik teklifinde, Luther Blissett’in Q adlı romanından bir satırla alıntı yaptı: “Fırtınayı atlatacak gemiyi inşa etmeme yardım et”. Ancak gruba göre mevcut durum farklı gelişiyor: “Yakın gelecekte yine bir tek adamın yatırım yaptığı ve karar verdiği, daha önce hepimizin gördüğü ve payımızın olmadığı bir model olacak. Katılımcı yönetimi deneyimleyebileceğimiz başka alanlar bakıyoruz. Yeni şirketin Livorno’yu olabildiğince çabuk profesyonel lige geri getirmesini umuyoruz”.

Referans Noktası

Livorno’nun çöküşü yaşanan birçok hastalıktan biri olarak görülebilir. Burada pandeminin etkilerinden söz etmiyoruz elbette. Hikaye, 100 kilometre ilerideki Floransa’da, tarihi Fiorentina kulübünde başladı. İki lig şampiyonluğu, altı İtalya Kupası, bir Kupa Galipleri Kupası alan ve üç Avrupa Kupası finali oynayan Fiorentina, Şampiyonlar Ligi’nde oynadıktan sadece iki yıl sonra 2002’de en karanlık yazını yaşadı. Gabriel Batistuta, Rui Costa, Francesco Toldo, Domenico Morfeo ve Federico Chiesa’yı sattıktan sonra kulüp Serie B’ye düştü. 50 milyon euroluk borcu nedeniyle iflas ettirildi, ikinci lige bile katılamadı ve resmen silindi. Kulüp, Florentia Viola olarak yeniden ortaya çıktı ve ancak ondan sonra Fiorentina’nın haklarını ve geçmiş kayıtlarını yeniden elde etti.

Floransa takımının bitişiyle 2018 arasında geçen zamanda, 150 civarında bazıları bilindik İtalyan kulübü finansal temelini yitirdi. Bunun bir örneği, 80 milyon euro borca batan ve film yapımcısı Aurelio De Laurentiis’in başa geçmesiyle Napoli Futbol Kulübü adı altında geçici bir şekilde yeniden kurulan Società Sportiva Calcio Napoli’nin (Napoli Futbol Sporu Topluluğu) durumuydu. Bari, Cesena, Foggia, Modena, Padova, Palermo, Parma, Perugia, Reggiana, Salernitana, Siena, Torino, Venezia ve Vicenza, bir zamanlar zaferler yaşayan ama sonra çöken kulüplerden bazıları.

Bunlar futbolda -şok, belirsizlik ve organizasyonel güçlüklerin ortasında- sadakatin test edildiği anlardır. İtalyan futbolunun 1990’lardaki son altın çağını dolduran mütevazı, “bölgesel” takımlara liderlik eden golcülerden biri olan Igor Protti, yerel bir kahraman. Dario Hübner’in yanı sıra, Protti, Serie A, B ve C’de gol kralı olan tek oyuncu. Deniz kıyısında turistik kent Rimini’li olan Protti, kariyerin büyük bir kısmını Messina, Bari ve Livorno’da geçirdi. Topları deniz kıyısında ağlara göndermekle geçen bir yaşam.

Livorno için Igor Protti, yalnızca kulübün en çok golü atan oyuncusu değil, aynı zamanda yaşayan bir efsane. Otuz iki yaşındayken üst düzey takımlardan gelen teklifleri geri çevirdi ve son yıllarını Livorno’nun koyu kırmızı formasıyla geçirmek için Serie C’ye indi. Bunu, birçok gol attığı ve takım arkadaşlarıyla birlikte kenti tekrar Serie A’ya taşıdıkları altı sezon takip etti. Kaptan olarak, Cristiano Lucarelli ile birlikte efsanevi bir hücum birlikteliği oluşturdu ve 2005’te, takımın Avrupa kupalarına katılacağı ilk sezonun öncesinde ayrıldı. Kulüp onun 10 numaralı formasını emekliye ayırdı ama o, gelen gençlerin giymeye hakkı olduğu öne sürerek bu kararı tersine çevirdi. Kulübün en kötü zamanlarında, Curva Nord “On bir Igor Protti” istiyoruz diye tezahürat yapardı.

Ve Protti yeni Livorno’nun bir parçası. Kulübün yeni menajeri oldu. Kendi vizyonunu hayata geçirebileceği, yeni oyunculara rehberlik edebileceği ve onları kendi forma ve kent aşkını aktarabileceği bir pozisyonda. Bu onun görevdeki ikinci dönemi:

“Livorno’ya menajer olarak döneceğimi hiç düşünmezdim. Oynadığım bütün takımlara çok bağlıyım çünkü bana göre giydiğim forma çok önemlidir. O kenti, o taraftarı, o tarihi temsil edersiniz. Hangi ligde olduğum önemli değil, benim için Livorno’yla bölgesel ligde olmak Serie A’da olmak gibi. Bu yüzden, kulübü daha yükseğe taşımaya çalışmak ve her şeyden önce kente son zamanlarda kaybettiği coşkuyu geri getirmek için kabul ettim.”

Sportif hedef açık. Protti: “Birinci sırada bitirmek ve Serie D’ye çıkmak. Sportif olmayan tarafta ise aidiyet hissini güçlendirmek. Oyuncular Livorno için oynamanın ne demek olduğunu anlamalı ve bu formayı giymeli. Bunu başarmak için onlarla ve teknik direktörle temasta olacağım. Tarihi geçmiş bir yaklaşım gibi gelebilir ama bazen gelişmek için geriye bakmak da gerekir. Sporda kalp olmalı” diyor.

Protti, her ne kadar “dünya değişiyorsa da” bu kulüp “kent için referans noktası” olmaya devam ediyor diyor. Ve buna İtalyan futbolunu da ekleyebiliriz. Livorno, yirmi dokuz defa Serie A’da yer aldı ve ligin doksan yıllık tarihinde yirmi beşinci sırada. Bu, kulübü Empoli, Sassuolo, Venezia ve Salernitana gibi Serie A’da oynayan kulüplerin önüne koyuyor. Livorno, 1943’te ligi ikinci sırada bitirmişti. 2005/6 yılında övgüye değer bir şekilde Serie A’yı altıncı sırada bitirdi ve Arezzo veya Triestina gibi kulüplerle oynamaktan Glasgow Rangers, Auxerre ve UEFA Kupası’nda Partizan Belgrad’ı yenmeye geçti. Tarcisio Burgnich, Osvaldo Jaconi, Carlo Mazzone ve Walter Mazzarri’nin gibilerinin olduğu bir yedek kulübesine sahipti ve Pisa ile ülkedeki en sert rekabetlerden birini yaşadı.

Hem liman hem de üniversite, Pisa’nın başkanı Romeo Anconetani iki kulübün birleşerek Pisorno adını alması fikrini öne sürdüğünde patlak veren sokak protestolarını hatırlıyor. Toskanalı komşularına gelirsek, Livorno taraftarları Empoli’ye ve biraz daha uzaktaki Cristiano Lucarelli’nin anternörlüğünü yaptığı Ternana’ya sempati duyuyorlar. Livorno’nun Armando Picci stadında, çoğunlukla antifaşist taraftarlar arasındaki bağların bir ifadesi olarak AEK Atina ve Olimpik Marsilya sembolleri görmek alışılmamış bir şey değil.

Dünyadaki En Önemli Yer

Dino Risi’nin, İtalya’nın savaş sonrası ekonomik patlama yıllarının ilgi çekici bir portresi olan Il Sorpasso filmi, şeylerin kendi başına olduğunu düşünenlerle onları aslında yapanların mücadelesini anlatıyor. Yönetmen, bu aynı yılların, Alberto Prunetti’nin yarım yüzyıl sonra, sanayi işçilerini, asbest zehirlenmesini ve babası Renato’yu anlatan romanı Amianto’da yeniden yeniden bahsedeceği tarihin başlangıcı olduğunu bilemezdi.

Il Sorpasso’da, Vittorio Gassman ve Jean-Louis Trintignant, Follonica demir fabrikalarıyla, çelik kenti Piombino ve cıva kenti Rosignano Solvay’in yakınından geçerek Maremma sahiline giderler. Prunetti, babasının bölgesel sonuçları okumak ve dinlemekle ilgilendiğini görerek çok genç yaşta futbolu nasıl sevmeye başladığını hatırlıyor. “Bizim için Avrupa Kupası’ndan daha fazla değerliydi” diye yazıyor. Livorno, babası Renato’nun, tek boş günü olan Pazar günleri ailesini götürdüğü yerdi. Açık ve özgür, o anda dünyanın en önemli yeriydi.

Protti “Livorno taraftarlarına ve Livorno’yu kentin ve hatta İtalya’nın dışından takip edenlere, hangi ligde olursa olsun takip etmeye devam etmelerini, ne olursa olsun sevmeye devam etmelerini söylüyorum” diyor.

Prunetti, babasının bölgesel sonuçları okumak ve dinlemekle ilgilendiğini görerek çok genç yaşta futbolu nasıl sevmeye başladığını anlıyor. “Bizim için Avrupa Kupası’ndan daha değerliydiler” diye yazıyor. Livorno, Renato’nun tek dinlenme günü olan birçok Pazar günü ailesini aldığı yerdi. Açık ve özgür, o dönemde dünyanın en önemli yeri.

“Livorno hayranlarına ve onu şehir dışından ve hatta İtalya dışından takip edenlere, kategorinin ötesinde, onu kategorinin ötesinde sevmeye devam etmeyi söylüyorum. Futbol da romantik olmalı ”diye ekliyor Protti.

01.09.2021

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@