Türkiye'nin Suriye sınırını geçmeye çalışırken işkenceyle öldürüldüğü öne sürülen El Ehmed’in dosyasında savcılık takipsizlik kararı verdi

Suriye’den Türkiye'ye geçtiğimiz kasım ayında geçmeye çalışırken işkenceyle öldürüldüğü öne sürülen Ridwan Îd Numan El Ehmed’in dosyası, karakol komutanın beyanları doğrultusunda takipsizlikle sonuçlandı.

Hesekê kenti Zirgan ilçesine bağlı Erada köyünden 27 Kasım 2021’de iki arkadaşıyla birlikte Türkiye'ye geçmeye çalışan Ridwan Îd Numan El Ehmed (34), askerlerce yakalanmış, işkence edildikten sonra sınır duvarının diğer tarafına atıldığı iddia edilmişti.

Gözden kaçırmayın

İmamoğlu: Yeşil ceket giyinmeyle yeşil alancı olunmaz İmamoğlu: Yeşil ceket giyinmeyle yeşil alancı olunmaz

El Ehmed’e dair bugüne kadar herhangi bir açıklama yapılmazken, ailesinin Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapmış olduğu suç duyurusu ilçe ilçe dolaştıktan sonra kapatıldı.

SAVCILIK, 'KAMERA KAYDI VE TANIK YOK' DEDİ

Mezopotamya Ajansı'nın aktardığına göre, ailenin yapmış olduğu suç duyurusunu inceleyen Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı, “yetkisizlik kararı” vererek, dosyayı Kızıltepe Cumhuriyet Savcılığı'na gönderdi.

Kızıltepe Cumhuriyet Savcılığı olaya dair kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verdi.

Savcılık kararının gerekçesinde kolluk tarafından araştırma yapıldığı ve “Suriye Türkiye sınır hattını gösteren kamera sisteminin bulunduğunun” tespit edildiğini belirtti.

Savcılık ancak, “(…) kamera sisteminin 2 gün içerisinde kendisini yedeklediğini, 2 günden fazla kamera kaydının bulunmadığını” ileri sürdü.

Savcılık aynı zamanda “Akdoğan Piyade Hudut Karakolu'nda bu olaya tanık olan kimsenin bulunmadığının bildirildiği” iddiasına da yer vererek, tek delilin müştekilerin suç duyurusu olduğunu savundu.

Savcılık, suç şüphesi oluşturacak delil elde edilemediği iddiasıyla dosyada kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verdi.

'KOMUTANA ŞÜPHELİ YAKLAŞILMASI GEREKİRDİ'

Savcılığın takipsizlik kararına itiraz eden aile avukatı Azad Kaya, dosya evraklarında olayın soruşturmasının yetersiz yapıldığının açık şekilde görüldüğünü söyledi.

Kaya, olaya ilişkin tutulan 08 Mart 2022 tarihli tutanakta “Olaya tanık kimsenin bulunmadığı, Akdoğan Piyade Hudut Bölük komutanı Piyade Üsteğmen Adem A.’nın beyanından anlaşılmış olup iş bu tutanak tarafımızca tanzim edilerek doğruluğu müştereken imza altına alınmıştır” denildiğini hatırlattı.

Hudut Karakol Komutanı Adem A.’nın suçun şüphelileri arasında olduğuna dikkati çeken Kaya, komutana şüpheli yaklaşılması gerekirken, komutanın bilgisine başvurularak bu bilgiyle dosya hakkında karar verilmesinin soruşturmanın bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesini ihlal ettiğini söyledi.

'FAİLLERİN TESPİTİNE YÖNELİK HİÇBİR ARAŞTIRMA YAPILMADI'

Faillerin tespitine yönelik hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığını vurgulayan Kaya, şunları söyledi: “Belirtilen tarihte hangi askerin nöbet tuttuğu ve hangi askerin devriye gezdiği bellidir. Nöbet ve devriye çizelgeleri Akdoğan Piyade Hudut Karakolunda mevcut olmasına rağmen bu hususla ilgili herhangi bir belge ya da bilgi istenilmemiştir. Sadece olaya tanık kimsenin olmadığı beyanıyla yetinilmiştir.”

Savcılığın gereken özeni göstermediğini ve olayın görgü tanığı Tamir Hammede’nin ifadesine dahi başvurulmadığını ifade eden Kaya “Yaşanan olayı bizzat görgü tanığıdır” diye belirtti.

HDP'Lİ KAÇMAZ GÜNDEME GETİRMİŞTİ

Olay, 2 Aralık 2021’de Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nda HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz tarafından gündem getirilmişti. Kaçmaz, şu ifadeleri kullanmıştı:

“28 Kasım’da Suriye-Türkiye sınırında Zirgan'ın Erada köyü yani bu Serekaniye kısmında Türkiye'ye geçmeye çalışan Rıdvan Id Numan El Ehmed isimli 40 yaşındaki bir Suriyeli vatandaş basına yansıdığı üzere ki birçok sitede aynı haberi gördüm, bu yurttaş, iddiaya göre, sınırdaki askerlerin kötü muamelesi sonrası yani ‘işkence’ diye tabir edilen kötü muamelesi sonrası hayatını kaybetmiş. Ancak buna ilişkin şu ana kadar herhangi bir açıklama duymadık hani TSK'nin sitesinde ya da İçişleri Bakanlığı'nın sitesinde ki kaldı ki daha önce de birçok görüntü ortaya çıktı maalesef ki.”

Olayın gündeme getirilmesiyle birlikte İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, “Verilecek ya da verilmesini beklediğimiz cevabın daha çok Yunanistan’a yarayacağını düşünüyorum, onun için cevap vermemeyi tercih ediyorum” açıklamasını yapmıştı.