IŞİD’in Suriye'nin kuzeyinde militanlarının tutulduğu hapishaneye dört gün önce saldırmasıyla başlayan çatışmalarda 7’si sivil en az 120 kişi hayatını kaybetti

Suriye'de ABD destekli Kürt güçleri ile IŞİD militanları arasında dördüncü günü geride bırakan çatışmalarda en az 120 kişi hayatını kaybetti.

Ölenlerin arasında 7 sivilin de yer aldığı belirtiliyor.

Gözden kaçırmayın

BETAM: Türkiye genelinde kiralık konut metrekare fiyatı yüzde 182,7 arttı BETAM: Türkiye genelinde kiralık konut metrekare fiyatı yüzde 182,7 arttı

Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin aktardığına göre, çatışmalar kapsamında, IŞİD militanları birçok tutuklunun serbest kalmasını sağlarken, hapishanede tutulan silahları da ele geçirdi.

Gözlemevi, saldırının başlangıcından bu yana, en az 77 IŞİD üyesinin yanı sıra emniyet mensupları, gardiyanlar ve terörle mücadele güçleri da dahil olmak üzere 39 Kürt savaşçının yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Gözlemevi, "Kürt güçlerinin hapishanede kontrolü yeniden sağlama ve komşu bölgelerde konuşlu IŞİD savaşçılarını etkisiz hale getirme teşebbüsü kapsamında, Pazar gece yarısı sert çatışmalar patlak verdi" açıklamasında bulundu. Kaçmaya çalışan 100’ü aşkın IŞİD tutsağının yakalandığını aktaran yerel kaynaklar, buna rağmen çok sayıda IŞİD'linin kaçmayı başardığını belirtti.

IŞİD HAPİSHANEYE SALDIRMIŞTI

Söz konusu çatışmalar, Perşembe akşamı, 100'ü aşkın IŞİD mensubunun, Kürt kontrolü altındaki Haseke kentinde bulunan Gvajran hapishanesine saldırmasıyla başlamıştı. Yaklaşık 3 bin 500 IŞİD militanının tutulduğu belirtilen hapishane, ülkede en fazla cihatçının bulunduğu hapishane olma özelliğini taşıyor.

Söz konusu eylem, terör örgütünün Irak ve Suriye'de askeri olarak büyük ölçüde çökertildiği 2019 yılından bu yana düzenlediği en büyük saldırı oldu. Uzmanlar, söz konusu saldırının, IŞİD'in bir çeşit yeniden örgütlenme hamlesi olduğu değerlendirmesinde bulunuyor.

IŞİD'in propaganda kanalı Amak üzerinden Cumartesi günü yapılan açıklamada, yüzlerce IŞİD militanının serbest kaldığı belirtildi. Örgütün yayınladığı bir diğer videoda ise IŞİD'in hapishaneden kaçırdığını iddia ettiği, bir kısmı askeri üniforma giyen birkaç erkek görülüyor. Doğruluğu teyit edilemeyen videoya ilişkin SDG (Suriye Demokratik Güçleri) tarafından yapılan açıklamada ise videoda görülen kişilerin hapishanenin "mutfak çalışanları" olduğu kaydedildi.

ABD'DEN DESTEK

Diğer yandan, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), ABD’nin öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyonun, SDG'ye destek verme amacıyla hava saldırıları düzenlediğini teyit etti.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price da, IŞİD militanlarının bir yıldan uzun süredir hapishanedeki IŞİD savaşçılarını kaçırmak için çaba gösterdiğini belirterek, SDG ve askeri koalisyonun "çok sayıda saldırıyı önlediğini" ve son saldırıların "daha ağır" olmasını engellediğini ifade etti. PKK’nın Suriye’deki uzantısı olarak nitelendirilen YPG’nin ana omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri, ABD tarafından IŞİD ile mücadelede "müttefik" olarak nitelendiriliyor.

SDG'YE YÖNELİK SUÇLAMALAR

ABD merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne (HRW) göre, SDG kontrolündeki hapishanelerinde IŞİD ile bağlantılı olduğundan şüphelenilen yaklaşık 12 bin erkek ve oğlan çocuğu tutuluyor. Bunun içerisinde 2 ila 4 bin arasında yaklaşık 50 yabancı ülke vatandaşı olan kişiler de bulunuyor.

Öte yandan, insan hakları kuruluşları, binlerce kişinin tutulduğu bazı gizli cezaevlerinin varlığına da işaret ediyor. SDG, söz konusu suçlamaların gerçeği yansıtmadığını söylüyor. HRW ve diğer bazı kuruluşlara göre, aşırı dolu hapishanelerdeki kimseler, insanlık dışı şartlar altında tutuluyor. Bazı tutsakların akrabalarının aktardığına göre, cezaevinde tutulanların bir kısmını küçük çocuklar ve SDG’nin zorunlu askerlik uygulamasına karşı çıktığı için veya dayanıksız suçlamalar nedeniyle tutuklanan tutsaklar oluşturuyor.

YPG’nin kontrolü altında bulunan birçok bölgede nüfusun çoğunluğunu oluşturan bazı Araplar ise Kürtleri ayrımcılık yapmakla suçluyor. SDG'nin cezaevlerinde daha önce herhangi bir suçlama ve yargılama süreci olmaksızın çok sayıda Arap’ın tutulması, Arap aşiretlerinin Kürt yönetimini ırkçı ayrımcılıkla suçlamasına yol açmıştı. Kürt yetkililer, bu iddiaları reddediyor.

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe