İncir çekirdeğine girmek istiyorum..

Abone Ol

Ne yapalım biz de hayatla böyle başediyoruz… Bir şeyden anladığımız yok, her akşam televizyonlara çıkıp döktürecek kadar uzmanı, çok bileni herşeyi ve tek bileni olacak kadar birikimimiz yok… Biz hiç kitap okumamışız, hiç adaletsizliğe maruz kalmamışız, kalanları görmemişiz, adaleti bir ünlü yazarın ilk adı sanarak yaşamışız..

Herkesin her şeyden konuşabilecek kadar bilgidar olmasından dolayı utanmışız kendimizden, teorimiz yetmiyor anlamaya, nazari bakamıyoruz yaşarken dünyaya, cümle bile kuramıyoruz olan biten üzerine, sincap gibi konuyoruz daldan dala..

Ağır tahriki öğrenmişiz televizyondan, hakkında verilen mahkeme hükmü kesinleşene kadar herkesin masum olduğunu taa bakanların konuşmalarından duymuşuz, memlekette herkesin masumiyetine inanmışız… Yalan ve demogoji üzerine hayat inşa etmişiz kendi kendimize, cezaevlerine takır takır tıkılan herkesin de masum olduğunu bilmişiz, cezaevinin neden var olduğunu bilmemişiz.. 

Velhasılı sayın editör, üzerine sayfalarca yazabilecek kadar hiçbir konuda bilgi sahibi değiliz.. Yıllardır her şey yolunda gidiyordu da ayarı biz mi bozduk sadece bunu da bilemiyoruz.. Bin yıldır demokrasi ve özgürlüklerin sonuna kadar garanti altına alındığı bu ülkede, ayarı bu kadar bozan, sokakta ‘ilkokul mezunu cahilleri’ bile muhalefetin içine katan kirli elin kime ait olduğunu bilemiyoruz.. Herkesle yüksek siyaset konuşmak istemiyoruz, bu işin de bir düzeyi vardır, olmalıdır diyoruz.. Adımız yok, örgütümüz yok, partimiz yok, bir mitingde boy gösterememiş, bir kitap yazamamışız, bizi koşulsuz kollayacak, yanlışlarımıza bile doğrumuzdur diye sahiplenecek yoldaşlarımız yok, tek başına kalmışız, birey bile değiliz, zira zamanında el atıp bunu da öğrenememişiz, nutkumuz tutulup kalıyoruz cehaletimizle, ne yazacağız..

Sekiz Mart yarın deyip, kendimize methiyeler düzsek yalan olur, hala evdeki yatağı çarşafı biz yıkayıp biz değiştiriyoruz, en fazla çocukla oynama ya da arada yemek yapma işini bölüşebilmişiz, bu yaşa kadar verdiğimiz sözüm ona savaş neticesi, fındık kırar gibi kadınların öldürüldüğü bu memlekette neyin nazari tatbiki iddiasında bulunacağız, kadınlar vardır mı diyelim, demesek de anlaşılmıyor mu zaten..

Bu kadar katil nereden çıkacaktı kadınlar olmasa diye mi soracağız…

Kadın meselesine yüzyıllık bir teoriyle iki çift laf edebilme birikiminden bile aciziz… Düşünce hürriyeti çerçevesinde, bacıları hadım edilesi adamlara öptürmeye kalkan gizli sapıklara, laf etsek adımız çirkine çıkacak, laf etmek istemiyoruz, zaten ne yapmak istediğimizi de yazamıyoruz, 'suçu övme suçu' işlemek istemiyoruz… Katile katil hırsıza hırsız sapığa sapık demenin suç olduğu bir ülkede özgür düşüncemizle yaşamaya çalışıyoruz..

Cahilliğimizle tabi ki övünmüyoruz, cesaretsizliğimizle gurur duymuyoruz, her şeyden birazcık bilen ama hiçbir şeyden anlamayan biri olarak, her hafta bir şeyler yazmaya çalışmaktan yoruluyoruz.. Diğer köşeci arkadaşları okuyup ne kadar az şeyden haberdar olduğumuzu fark edip, her hafta aynı travmayı yaşamaktan da bıkıyoruz…

Biraz da yarının 8 Mart kadınlar günü (kadınlar günü dedim dikkatinizi çekerim, önünde şucu bucu kadınlar diye yazmıyor) olmasından aldığım cesaretle, beni de belki bu hafta homo politikus koltuğuna oturtursunuz diye cesaret alarak, 23 Nisan çocuklarının ülke yönetimine dair keskin önerilerine özenerek, bir kısım mütevazı önerilerimi size bildirmek istiyorum: gülmeden bu haftayı da böyle atlatalım da söz, bundan sonra kitap okuyup tek tek konular üzerine akıllı yazılar yazacağım;

- Her türlü seçim ittifakına karşıyım, dökün eteğinizdeki taşları...

- Ayrımcılığı tüm biçimlerinde destekliyorum, ayrılalım tel tel olalım, böylece bitlenmeyiz.. Herkes birbirine ne olduğunu, neci olduğunu ne milletten ne düşünceden olduğunu alenen söylesin, bağırsın, en üstün olanın sesi en çok çıksın, kısılsın seslerimiz bağırmaktan, sükunet sonra gelir..

- Seçim barajı %20'ye çıksın, oy kullanmayanlara uygulanması kesin olacak para cezaları kesilsin, kimse yüzde yirmi oy alamasın, hükümeti kurma görevini kime versek hay Allah diye karışsın kafalar..

- Komünist partiler seçimden sonra işten çıkarmaları ortadan kaldıracaklarmış, bu durumda diğer partiler de programlarına hızla kamulaştırma vaatlerini koysunlar, herkes karşı tarafın minderinde güreşçi olmayı denesin..

- Ana dili ile anne dilinin ayrı ayrı şeyler olduğunu söyleyen o üstün zekaya, Kürtlerin anne ya da ana kelimesi yerine kullandığı kelimenin, ne olduğu hızla öğretilsin.. Ana dilde eğitim yerine bundan böyle o kelimeleri kullanalım, bilmeyenlerin huzuru kaçmasın bilenler kandırılsın, hükümet zamanlardan zaman kazansın..

- Aleviler hızla cem evi süsü verilmiş camilere çağrılsın, zaten imamlık yapan ama maaş almadığı için isyanda olan dedelere imamlardan daha çok maaş bağlansın, açık kapatılsın..

- Din dersi zorunlu olarak kalsın, hatta dinim imanım para dersi adı altında tatbiki bir ders daha konsun müfredatlara, öğretmen de veli de rahat etsin, çocuğunun geleceğinden emin olsun, din dersi kaldırılsın cesareti gösteremeyenler, zorunlu olmasın diyen cılız korkak seslerine karşılık bulduklarını sanıp sevinsinler..

- Masumiyeti kanıtlanana kadar herkes suçlu olsun, aslında yıllardır yaşadığımız şu memleketin yarı açık bile olmayan bir cezaevi olduğu herkese itiraf edilsin. Savcılar karşı-savcı, hakimler hekim olsun.. Hepimizi ayara alıp tedavi etsinler..

- Gözaltı koşulları değiştirilsin, gözaltına alınmayanlar kendilerinden şüphe etsinler, komşunun komşuyu gözaltına alma ve tutma hakkı olsun..

- Kadınlar olsun, vardır densin.. Olmasalar tüm tecavüzcülerin ibne, katillerin de öldürecek kadın bulamamaktan muzdarip olacağından hareketle, ağır tahrik indirimi tamamen kaldırılarak, suçun mağdurunun kadın olduğu durumda direkt cezasızlık prensibi yasaya konsun. Herkes rahat etsin, erkek hakimler, savcılar, porno düşkünü gazeteciler işsiz kalsın, kadın objeli haberler değerini tamamen yitirsin, kalan kadınlar rahat etsin…

- Belli bir kilonun üzerine çıkmış erkek gazetecilere yazma işi yasaklansın, onlara harem kurulup içine sadece saçları sarıya boyanmış ve Türkçe'den başka tüm Avrupa dillerinde küfür etmeyi bilen kadınlar asistan olarak verilsin… Hiçbiri onları öpmesin, karılarının saçları da siyaha boyanarak onlardan uzak tutulması sağlansın.. Hala da susmazlarsa kadın kılığında erkeklerin eline teslim edilsin bunlar..

- Düşünce özgürlüğü diye bir şey olmasın, yasadan bu lanetli terimler kaldırılsın, kimseye yalan söylenmesin, ifade özgürlüğü, savcıların karşısında verilen ifadenin sayfa sayısı ile ilgili olsun.. Savcılar aracılığı ile ifade kelimesinden korku salınsın ki kimse artık bişeyi ifade etmeye kalkmasın…

- Bu ülkede yaşayan herkesin can, mal, namus, hürriyet, mülkiyet gibi hakları garanti kapsamı dışında tutulsun, garanti belgesi sadece kamu ihalesi alan müteahhitlere verilsin, iş kazalarında ödeyecekleri düşük tazminatlar devlet tarafından garanti altına alınsın..

- Barolar münfesih olsun.. Avukatlar işsiz kalsın, kimseye alamayacağı bir hakkın varolduğu yalanı söylenemesin… Avukatlar sadece dizilerdeki kötü adamların yardımcı figüranları ya da televizyon programlarının en büyük demogogları olarak iş bulabilsinler…

- Üniversite diye açılan her öğretim kurumu yeni bir cehalet yuvasını palazlandırmaktan başka işe yaramıyor, önüne ünvanlar yakıştırılmış bir dolu intihalcinin maaş alıyor.. Bu büyük binalar, özel üniversiteler, sadece kamulaştırma büroları adı altında faaliyet yürütsün. Gençler diplomalarını çay ocağı ve kantiden alsınlar..

- Adalet sarayları, tuvaletleri her daim kilit altında tutulan, avukatların bile çişlerini yapmak için yakınında cami aradığı yerler. Her adliye binasının içine cami yapma ve yaşatma derneklerinin bağış büroları konsun. Hemen baro pulu satılan baro odalarının bitişiği bu işe ayrılsın… Her altı ayda bir bağış makbuzunun rengi de baro pulu gibi değişsin ki toptan bağış yapma uyanıklığına taviz verilmesin…

- Zeka ve entelektüel yeteneğin sınandığı oyunlar kategorisinden satranç derhal çıkarılarak yerine king ya da üç beş sekiz gibi neşeli oyunlar konsun… Hem çocuklar ve hem de büyükler oyunun eğlenmeye yarayan bir şey olduğunu hatırlasın …

- Televizyonlardaki tüm tartışmacıların giysileri çıkarılarak göbektaşlarında program yapmaları sağlansın, göbektaşlarının altlarına röntgen makinaları monte edilsin, bunlar konuşurken hem ciğerleri ve hem de bağırsakları aynı anda herkes tarafından görülsün. Onlar konuşurken alt yazı olarak maaş aldıkları kurumlar da tv lerde seyirciye gösterilsin. Yazıp satamadıkları kitaplar, girip kovuldukları işler alamadıkları devlet ihaleleleri anında hepimize bildirilsin, program yapıcı hem onları ve hem de hepimizi anında rezil etsin, teşhir etsin..

- Yargılaması devam eden dosya ile ilgili konuşmak artık serbest olsun, hatta önce konuşulmaya başlansın sonra yargılama yapılsın…

- Katile sayın densin, hırsıza yılın ticaret adamı ödülü verilsin, derine sığa densin, derin bir yükseklik ölçüsü birimi olarak kullanılsın..

- Afrika ve arap halklarının ne kadar ilkel ve pis oldukları daha çok konuşulsun. Osmanlının yüzyıllar süren iktidarının neden bu adamlara sabun kullanmayı öğretmediği hiç sorulmasın. Binlerce işçimiz geri kalmış ülkelerden çağrılarak, limana gelişlerinin mutlu sonun başlangıcı olduğu herkese anlatılsın, memleketimizin nezih işyerlerinde istihdamları sağlansın, o ülkelere giden Türk kadınlarının çoğunun saçının neden sarıya boyatılmış olduğu konusunda ayrıca bir bilimsel araştırma yapılsın, bunun için kuaförler odası bir fon oluştursun..

- Taksim bir mayıs meydanı olmasın, olacaksa da olmasın, kimsenin gazı kaçırılmasın..

- İsminin içinde Türkiye geçen tüm siyasi hareketlere anti emperyalizm konusunda esip gürleme yasağı getirilsin, herkes eğitim aldığı ülkeye gönderilsin, bunların Türkiyeyi böldürmesine artık izin verilsin, bir de bu şekilleri denensin..

- İsmail Beşikçi dışarıda bırakılsın, içeriye firar etmemesi için gerekli tüm tedbirler alınsın…

- İncir çekirdeğinin içi en büyük hacim ölçüsü birimi olarak kabul edilsin, doldurabilenlere fahri doktora ünvanı verilsin.. Büyük hediyeler küçük paketlerden çıkar densin..

- Ben de artık her hafta yazmıyayım, bir ayar aklım vardı onu da hayat aldı..

Bu kadar..

{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }