IMF Taciz ve Tecavüzü
Ülkeleri tacizden, halklara tecavüzden…
Yoksulların ırzına geçmekten…
Ülkelerin tarımını, toprağını, ormanlarını, ruhunu işgal ile sağlık sistemini, okullarını, kamu varlığını, fabrikalarını, sosyal güvenliğini, çocukların geleceğini iğfalden…
Yoksulları borç sarmallarıyla varlıklı bankalara, uluslararası sermayeye peşkeş çekmekten...
Latin Amerika’dan Asya’ya…
Türkiye’den Afrika’ya…
ABD ve CIA kumandalı yahut apoletli yerel despotik darbelerle, işkencelerle, infazlarla, cinayet ve suikastlarla kana boğmaktan, köleleştirmekten, sömürgeleştirmekten tutuklandığını duydunuz mu?
***
İster IMF'nin başı, Fransa Cumhurbaşkanı adayı; ister sokaktan biri; kim olursa olsun, taciz ve tecavüzden, aşağılamak ve fiili şiddetten elbet hesap vermeli.
İbret olmalı; kulağa küpe, ele, dile, bele fren olmalı!
Bu tartışılmaz.
***
Lakin; yukarıda kabaca, kısaca sayılanlar bu dünyanın yoksullarının makus talihi ve mağduriyet tarihi olarak hesap sorulmadan kaldı.
Milyarlarcayı bulan insanın, çoluk çocuk; ekonomik, sosyal, siyasi, askeri şiddetle can vermesi, yağmalanması, aşağılanması, tüm varlıkları ve gelecekleriyle tahrip edilmesi “daha mı az şey”dir!
Doğruysa, her yerde aşağılık bir iş olan bir kadına cinsel şiddet elbet çok şeydir…
Ama, milyon milyonlarca anneye hayatlarını taciz eden, geleceklerine tecavüz eden despotik sermaye şiddeti hiçbir şey midir!
***
60 küsur yaşındaki IMF'nin başı belki kendi azgınlığının kurbanını seçti ve cellat iken kurban da oldu.
Belki de mesele daha karmaşık.
Hele mevzu ABD, IMF, finans kapital, küresel soygun olunca!
Şahıs zaten çift kişilikli gibi!
Hem “sosyalist” hem global sermayenin polisi IMF’nin başı…
Hem onu oraya Sarkozy yollamış, hem Fransa cumhurbaşkanlığı seçiminde Sarkozy’ye karşı Sosyalist Parti adayı.
Hem Yahudi hem Wall Street’i ve dünyayı kontrol eden küresel sermayede etkin Yahudilerle çelişkisi var…
Başta, pek “solcu molcu” olmadığı halde bu küresel sermaye şımarıklığıyla kavgalı olan Prof. Stiglitz olmak üzere, “Bu düzen artık böyle gitmez” diyen çok kişi IMF'nin başı Strauss-Kahn’ı destekliyordu.
Çünkü onlara göre…
1. IMF’nin eksenini kaydırmak, IMF’yi biraz sulandırmak istiyordu.
2. Özelleştirmelerle kamusal varlığı boğan, sendikaları ezen bir IMF zulmüne karşıydı.
3. “İstihdam ve hakkaniyet, ekonomik istikrar ile refahın, barış ve siyasi istikrarın da temel taşlarıdır” deyip bunları “IMF’nin kalbi”ne yerleştirmeye niyetleniyordu.
4. Küresel ekonomide kökten bir yenilenmenin olmasını istiyor; sermayenin kontrol altına alınmasını, gelirin yeniden dağıtımını telaffuz ediyordu.
5. Ve bu fikirleriyle, küresel sermayenin bankerlerinin tepkisini çekiyordu.
***
Belki iddialar doğru…
IMF'nin başı, bir otel odasında, “çalışan bir kadın”a taciz ve tecavüze yeltendi…
Belki bunu daha önce de yaptı.
Öyleyse, elbet hesap vermeli.
Fakat…
Milyonlarca, milyarlarca kadına, çocuğa, yoksula, çalışana; doğaya ve ülke varlıklarına; cana ve mala; bedene ve ruha taciz ne kelime, fiilen tecavüzde bulunan öteki IMF başları neden daha namuslu kalacak ki!
Bu küresel, kitlesel ırza geçiş niye hep masum sayılacak ki!
Bize bireysel şiddete karşı gösteri yapan bir “temizlik ve namus ideolojisi”; ekonomik, sosyal, kültürel, askeri şiddetleri, milyarlarca insanın maruz kaldığı haksız saldırıları nasıl da mazur gösterebiliyor!
Nasıl da yiyoruz bunu!
Nasıl uyuyoruz bunlarla!