İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi, Dünya Anadil Günü'nde yaptığı açıklamada Türkiye’deki anadiller üzerindeki baskıların kaldırılmasını istedi

İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi tarafından Dünya Anadil Günü dolayısıyla İnönü Parkı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasında Türkiye’deki ana diller üzerindeki baskıların kaldırılması istendi.

Açıklamaya katılan yurttaşlar ellerinde Türkçe’nin yanı sıra Kürtçe, Arapça, Ermenice gibi ülke topraklarında konuşulan dillerde “Ana dil Haktır” “Ana dil olmadan yaşam olmaz” dövizleri taşıdı.Basın açıklamasını İHD Adana Şube Başkanı Av. Yakup Ataş okudu. Türkiye’de ana dilinde eğitim taleplerinin ırkçı, şoven tepkilerle suç olarak kabul

edildiğini ifade eden Ataş, tüm ana diller üzerindeki baskıların sona erdirilmesi, ana dillerin resmi dil olarak kabul edilmesini talep etti.

Gözden kaçırmayın

Atatürk Havalimanı önünde yıkım eylemi: 'Havalimanına zarar verenlerden hesap soracağız' Atatürk Havalimanı önünde yıkım eylemi: 'Havalimanına zarar verenlerden hesap soracağız'

ANADİLİNİ KULLANANLAR BASKILARLA KARŞI KARŞIYA”

Türkiye’de tehlikede 18 ana dil bulunduğunu ifade eden Ataş, “Bu da tarih boyunca birçok uygarlığa ve kültüre beşiklik etmiş olan kültürler, diller mozaiği Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının bugün adeta ağaçsız orman misali çöle dönüştüğünü göstermektedir” dedi.

Dünyada egemen devletlerin asimilasyoncu politikaları sonucu egemen ulusun dilinin diğer topluluklara da zorunlu hale getirildiğini ifade eden Ataş, “Oysa ana dil toplumların varlıklarının, kimliklerinin ve kültürlerinin en önemli aktarıcısı ve göstergesidir. Topluluklar dilleriyle var olurlar. Dili olmayan toplulukların topluluk olarak varlıklarını devam ettirmeleri oldukça zordur” ifadelerini kullandı.

Kürtçe konuştuğu için sokak ortasında katliamlara, Kürtçe şarkı söyledikleri için gözaltılara, KHK ile faklı dillerde yayın yapan gazetelerin kapatılmasına dikkat çeken Ataş, “Kürtçe, Lazca ve Hemşince sahnelenmek istenen tiyatro oyunlarının yasaklanmasına, ana dilde eğitim hakkını savunan sendikaların ve derneklerin kapatılma ile karşı karşıya kalmalarına şahit olmuştur” dedi.

Ana dilinde eğitim taleplerine yüzyıllardır coğrafyada ırkçı, şoven tepkilerle karşılık bulduğunu ifade eden Ataş, “Ana dilinde eğitim talebine ‘ülke bölünür’ paranoyası ile yaklaşılmakta ve bu talepler suç olarak kabul edilip, insanlar cezai müeyyideler ile korkutulmaya çalışılmaktadır. Bu yönüyle ana dilinde eğitim hakkına karşı çıkmak eğitim biliminin en temel ilkesine de karşı çıkmak anlamına gelmektedir. Bu yüzden bugün dünyanın birçok yerinde ana dilinde eğitim anayasal güvence altındadır. Ancak, Türkiye’de bu hakkın güvence altında olduğundan bahsetmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Kullanılmakta olan tüm dillerin üzerindeki baskıların sona erdirilmesini isteten Ataş, “En temel insan hakları metinlerinden kaynaklanan yükümlülükleri gereği coğrafyamızda kullanılan tüm dilleri resmi dil olarak kabul etmeye ve korumaya davet ediyoruz. İnsan Hakları Derneği olarak Dünya Anadili Gününü kutluyor her bireyin en doğal insan hakkı olan kendi ana dili ile eğitim alma ve dünya ile iletişim kurma hakkının ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz” dedi.