Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan seçim tarihi olarak 14 Mayıs'a işaret ederken, kilit parti konumundaki HDP'nin kendi adayını çıkartması durumunda seçimin ikinci tura kalmasına kesin gözle bakılıyor.

2019 yılındaki yerel seçimlerde bazı büyükşehirlerde kendi adayını çıkarmayarak Millet İttifakı'nın adaylarının kazanmasında önemli rol üstlenen HDP, Eylül 2021'de açıkladığı 11 maddelik Tutum Belgesi ile muhalefetle ortak aday belirlemeye açık olduğunu duyurmuştu.

Ancak altılı masanın HDP ile ilişki konusunda geçen sürede tutuk davranması ve zaman zaman dile getirilen bazı karşıt söylemler partide memnuniyetsizlik yaratırken, HDP'ye yönelik açılan kapatma davası ve Hazine yardımlarının bloke edilmesine karşı masadan güçlü bir açıklama gelmemesi bu hoşnutsuzluğu artırmıştı.

HDP Eş Başkanı Pervin Buldan'ın kendi adaylarını çıkaracakları yönündeki açıklaması bu dönemde geldi.

Buldan, partisinin 7 Ocak'taki Kars 4. Olağan İl Kongresi'nde, "HDP olarak en kısa zamanda kendi cumhurbaşkanı adayımızı Türkiye halklarıyla paylaşacağız. HDP kendi adayını çıkaracak, kendi adayını gösterecek ve seçimlere kendi adayıyla gidecek" ifadelerini kullandı.

Partinin diğer Eş Başkanı Mithat Sancar da bu açıklamanın ertesi günü, Altılı Masa'nın adaylar çıktıktan sonra 'gelin açık konuşalım müzakere yönetelim' demesi halinde reddetmeyeceklerini söylerken, "Seçimlere giderken 'HDP adayını çıkararak yanlış yapıyor' diyenler, biz seçimlere kadar müzakerelere açığız. Yeni formüller bulunabilir" dedi.

Bu açıklamalarla birlikte yeni yılın ilk günlerinden beri Ankara'da siyaset kulislerinde HDP'nin içinde yer aldığı Emek ve Özgürlük İttifakı'nın kendi adayını çıkarması durumunda seçimdeki dengelerin nasıl etkileneceği konuşuluyor.

CHP'lilere göre hangi muhalefet ittifakında yer alırsa alsın muhalif seçmen iktidardan çok rahatsız ve buna HDP'liler de dahil. Seçim gerçeklerinin ittifakların önüne geçtiğini ve ittifakların geride kaldığını söyleyen üst düzey bir CHP'li şu yorumu yapıyor:

"Türkiye'de demokrasiyi, cumhuriyetin geleceğini, ekonomiyi tartışıyoruz. Bu seçim demokrasiden, insan haklarından, hakça paylaşımdan yana olanlar ile tek adam rejiminden yana olanlar arasında bir seçim olacak. O nedenle biz istesek de bu ayrımı kaldıramayız. Hiçbir partinin gücü bu ayrımı ortadan kaldırmaya yetmiyor."

SEÇİM İKİNCİ TURA KALIR MI?

Peki HDP Türkiye için bir nevi "kader oylaması" olarak görülen bu seçimde kendi adayını çıkarma kararından geri adım atar mı?

Siyaset Bilimci Vahap Coşkun, çok büyük ihtimalle HDP'nin kendi adayını çıkaracağını çünkü artık bu söylemden geri dönüşün çok zor olduğunu belirterek, ancak bundan sonraki gidişatı biraz da muhalefetin tavrının belirleyeceğini söylüyor.

HDP'nin hareket içerisinde sembolik değeri olan bir ismi aday olarak çıkarabileceğini, ancak izlenecek stratejinin de aday kadar önemli olduğunu belirten Coşkun, "Seçimde izleyeceği stratejiyi kendi tabanına 'bizim siyasal ağırlığımızın tartılacağı seçim olacak' gibi bir temayla anlatırsa seçmenini çok daha fazla kendi etrafında kenetler. Bu durumda da seçim mutlaka ikinci tura kalır" diyor.

Coşkun'a göre ikinci tur HDP'ye siyaseten yeni bir alan açar ve ayrıca var olan alanın daha genişletilmesi imkanını da getirebilir.

İkinci turda her iki ittifakla da pazarlık yapılabileceğini belirten Coşkun, "Yüzde 12-13 oyu olan bir siyasal yapıyla görüşmemezlik edemezsiniz. Dolayısıyla her iki siyasal yapı da HDP ile görüşebilir ve HDP'nin bu anlamda siyasal pazarlık şansı artar" yorumu yapıyor.

Seçimin ikinci tura kalması halinde hangi riskler var?

TBMM'nin üçüncü büyük partisi olan ve anketlere göre oyları yüzde 10'lara kadar yaklaşan HDP'nin kendi adayını çıkarıp çıkarmayacağı ya da adayı için sonuna kadar etkili çalışma yürütüp yürütmeyeceği seçim sonuçlarını doğrudan etkileyecek bir değişken olarak görülüyor.

Kamuoyu araştırmaları HDP'nin kendi adayını çıkarması durumunda seçimin ikinci tura kalmasının hemen hemen kesin olduğunu gösteriyor. Yapılan çeşitli anketlerin ortalamasına göre Cumhur İttifakı ve altılı masanın oyları yüzde 40'larda seyrederken, bu durumda Emek ve Özgürlük İttifakı'nın en az yüzde 10'luk oy dilimi kritik oluyor.

Yöneylem Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin Aralık araştırmasına göre kararsızlar ve oy kullanmayacaklar dağıtıldıktan sonra bazı partilerin oy oranları; Adalet ve Kalkınma Partisi 32,1; CHP 25,5; İYİ Parti 13,5; HDP 9,7 ve Milliyetçi Hareket Partisi 8,1 şeklinde sıralanıyor.

Anket sonuçlarını ve HDP'nin aday çıkarma kararının önemini DW Türkçe'ye değerlendiren Yöneylem Araştırma Genel Koordinatörü Derya Kömürcü, üç adaylı bir yarışa girildiği durumda seçmenin oylarının dağılacağını ve seçimin ikinci tura kalacağını belirterek, ikinci turun risklerini şöyle aktarıyor:

"Birincisi iki tur arasındaki zaman dilimi içinde Türkiye'de istikrarı bozacak çok farklı şeyler olabilir. İkincisi ise sadece cumhurbaşkanlığı seçimi değil aynı zamanda parlamento seçimi de yapılacak. Altılı masa Meclis'te anayasada değişiklik için en azından referanduma götürebilecek bir çoğunluk elde edemezse, seçmen altılı masanın cumhurbaşkanı adayına oy vermesi durumunda istikrarsızlık olabileceğini düşünüp tercihini değiştirebilir.”

Kömürcü kendi anketlerine göre parlamento seçiminde Cumhur ile Millet İttifaklarının sandalye sayısının birbirine çok yakın, 260-275 aralığında görüldüğünü belirtiyor.

Coşkun'a göre HDP yönetimi hiçbir zaman tabanına "Erdoğan'a oy verin" şeklinde bir telkinde bulunmaz. Coşkun, Erdoğan için önemli olanın HDP seçmeninin Cumhur İttifakı'na oy vermesinden ziyade karşı tarafa oy vermemesi olduğunu anımsatarak, şöyle konuşuyor:

"AK Parti de HDP de Erdoğan'ın kendisi de HDP seçmenlerinin çok büyük bir kısmının artık Erdoğan'a oy vermeyecek bir noktaya geldiğini biliyorlardır. Ama çok küçük farklarla seçimin kazanılabileceği bir durumda sadece kime oy vereceğiniz değil, aynı zamanda kime oy vermeyeceğiniz de önem taşır. Dolayısıyla HDP seçmeninin bir kısmının sandıktan uzak tutulması veya muhalefet adayına destek vermekten uzaklaştırılması da Erdoğan için seçim kazanma yolunda önemli bir imkân sağlayabilir."

HDP ADAYINI GERİ ÇEKEBİLİR Mİ?

Peki ikinci turun riskleri düşünüldüğünde ve altılı masanın da HDP'nin itiraz etmeyeceği bir ismi aday göstermesi durumunda aday geri çekilebilir mi?

Bu konuda Sancar 10 Ocak'ta Habertürk'te yaptığı açıklamada altılı masa ile diyaloğa açık olduklarını söylerken "Adayımızı çekeriz demiyoruz. Bu sözü hiçbir yerde telaffuz etmedik. Böyle bir arayışa girerlerse hayır demeyiz, bunun sonucunda çeşitli formüller bulunabilir" ifadelerini kullanmıştı.

Ancak bu aşamada nasıl bir formül bulunabileceğine dair net bir yanıt parti tarafından verilmiş değil. Uzmanlara göre ise HDP'nin adayını son anda geri çekmesi hâlâ mümkün.

Kömürcü, altılı masanın adayının CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gösterilmesi durumunda HDP'nin adayını yarıştan çekebileceğini düşünüyor ve "Yeter ki kırmadan, özenli bir iletişim kurulabilsin" diyor.

Coşkun da muhalefet ile doğru bir diyalog ve müzakere zemininin oluşturulması ve ortak adayın HDP'nin de oy verebileceği bir isim olması durumunda adayın geri çekilmesinin mümkün olabileceğini şu sözlerle anlatıyor:

"HDP seçmenine 'Adayımızı gösterdik. Muhalefet bizimle müzakere ederek ihtiyaçlarımızı kabul etti. Dolayısıyla bizim bu seçimden elde edebileceğimizin önemli bir kısmını muhalefetin kazanmasıyla elde edebileceğiz. O nedenle biz muhalefetin adayını destekliyoruz' deyip bunu kendi seçmenine anlatabilir."

HDP son yerel seçimlerde bazı illerde aday göstermezken, bazı illerde de adaylarını geri çekmişti.

Ancak Kömürcü yerel seçimler ile genel seçimin dinamiklerinin çok farklı olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuşuyor:

"Ülkeyi kimin yöneteceğiyle ilgili eğer sizin elinizde yüzde 10-12'lik bir koz varsa bu kozu oynarsınız. Böyle bir siyaset imkânı olması bile aday çıkarmak için yeterlidir. Seçime son bir-iki hafta kalana kadar Emek ve Özgürlük İttifakı adına bir adayın sahada olması, mitingler yapması, televizyonlara çıkıp demeçler veriyor olması bile sizin için bir siyaset imkanıdır ve bunu kullanmalarını da doğal karşılamak gerekir."

Kömürcü, HDP'nin adayını son anda altılı masanın ortak adayı lehine geri çekmesi durumunda bazı muhalif seçmenler için "Öcü bir parti olmaktan çıkıp, seçimi kazandıran bir parti haline de gelebilir" yorumu yapıyor.

Kaynak: DW Türkçe