39 kişinin katledildiği 65 kişinin hayatını kaybettiği Reina saldırısı ile ilgili HDP'li Mithat Sancar, hükümeti eleştirdi

İstanbul Ortaköy'de bir gece kulübünde meydana gelen saldırıya tepki gösteren HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar hükğmeti eleştirdi.

Sancar, "Nasıl "Bölünmüş yollar, otoyollar, Avrasya Tünelleri bizimdir." diye övünüyorsanız katliamlar, bu cinayetler, bu barışı bozan, ülkeyi kana bulayan bütün olaylar da sizin sorumluluğunuzdadır" dedi.

HDP Mardin Milletvekili Sancar, Meclis Genel Kurulunda Ortaköy Katliamı üzerine söz aldı.
 
Hükümetin katliamla ilgili sorumlu olduğunu savunan Sancar şöyle konuştu: 

İçişleri Bakanı, "İç güvenlik görevini, kamu düzenini sağlama görevini yerine getirememiş bir İçişleri Bakanı olarak istifa ediyorum huzurlarınızda" deseydi, belki de Türkiye'de yeni bir başlangıcın ilk adımını atar, bir simge hâline gelirdi ama onu yapmadı. Peki, bunu yapmadı, başka şeyler yapabilirdi, mesela yılbaşındaki bu korkunç katliamla ilgili daha ayrıntılı bilgiler verebilirdi. O katliamın nasıl oluştuğunu, katillerin nasıl hazırlandığını ve ortamın nasıl hazırlandığını burada bize objektif olarak anlatmaya çalışsaydı bu da gerçekten medeni bir adım olurdu. Onu da yapmadı.

Sayın Bakan bundan önce bazı saldırılarda, katliamlarda konuşmalar yaptı ve intikam yeminleri etti, hatta neredeyse intikam çağrıları yaptı. İntikam gibi bir yöntem, çağdaş bir hukuk devletinde bir bakanın, hele de bir İçişleri Bakanının ağzına almaması gereken bir kelimedir. Peki, başka neler yapılıyor? Linç girişimleri. Türkiye linç girişimlerini iyi tanıyor, geçmişimizde bunun çok kötü, çok karanlık ve kirli örnekleri var. Yönetim tekniği olarak lincin amacı şudur: Size yönelebilecek halk tepkisini başka yere yönlendirmek, sorumluluktan kurtulmak.

ALEVİLER HEDEF GÖSTERİLİYOR”

Reina'daki bu korkunç katliamdan sonra, sosyal medyada yeni bir günah keçisi yaratılıyor; sanki bu ortamdan Aleviler sorumluymuş gibi Aleviler hedef gösteriliyor. AKP'nin içinde veya çevresinde bulunanlar televizyonlara çıkıp "Alevi örgütlerinin liderleri Türkiye'de öldürülürler" diye söyleyebiliyorlar. Yılbaşından önce bağıra çağıra gelen bir katliam söz konusu. Sosyal medya paylaşımları için "Soruşturma açıldı" diyor Sayın Bakan. Peki, bunlar yapılırken niye hiç sesiniz çıkmadı? Tek bir eleştirel tweetten dolayı insanlar tutuklanabiliyor ama katliam çağrısı yapanlar sosyal medyada istedikleri gibi yazıp çizebiliyorlar. Birileri, katliam çağrısı yapar ve bunu asla kendilerine dokunulmayacağı güveniyle sürekli yürütürler; birileri, Cumhurbaşkanını veya Hükûmeti eleştirir diye derhal tutuklanırlar.

“KATLİAMLAR DA SİZİN SORUMLULUĞUNUZDADIR”

Böyle bir ülkede siz şiddeti de terörü de önleyemezsiniz çünkü terörü, şiddeti önlemenin iki ayağı vardır: Güvenlik, siyaset. Güvenlik ayağında zaten durum ortada, ne güvenlik sağlanabiliyor ne istihbarat var ortada. Katliamlar arka arkaya geliyor, insanlarımız öldürülüyor, Türkiye bir katliam cenneti hâline gelmiş durumda, kan gölüne dönmüş durumda ve bundan dolayı da herhangi bir sorumluluk üstlenmeye yanaşmıyor hiç kimse. Hükûmet sürekli sorumluluğu başkalarına atmaya çalışıyor. Bari siyasetinizle bu ortamı şiddete ve katliamlara elverişli hâlden çıkarmaya çalışın. Nedir o? Bu gerilimi düşürmek, toplumsal diyalog, "Düşman" söyleminden vazgeçmek, demokrasiyi geliştirmek, özgürlüklere saldırmaktansa özgürlüklere kastedenlere karşı tedbir almak. Bunları da yapmadığınız zaman ülkeyi karpuz gibi ikiye, bazen dörde bölebiliyorsunuz. 

Bu söylem, bu düşmanlaştırma ve gerilim söylemi, intikam ve linç politikası ülkeyi parçalıyor. Katliamların olduğu bir ülkede sorumluluk her şeyden önce siyasi otoritenindir. Nasıl "Bölünmüş yollar, otoyollar, Avrasya Tünelleri bizimdir." diye övünüyorsanız katliamlar, bu cinayetler, bu barışı bozan, ülkeyi kana bulayan bütün olaylar da sizin sorumluluğunuzdadır. Bunun da hesabını vermenin en medeni yolu bu konularla ilgili bakanların önce burada samimi bir öz eleştiri, açık bir bilgilendirme, ardından istifa etmeleridir.