HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan; Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın, Prag’da bugün yapacakları görüşmeye ilişkin; “Bu tarihi buluşmanın bölgesel barışa hizmet etmesini umut ediyorum" dedi. Paylan, “Sovyetler'in dağılması sonucu 1991'de aynı gün kurulan iki ülke, yani Azerbaycan ve Ermenistan; maalesef savaşa düştüler, birbirlerine kıydılar. 35 yıldır maalesef iki halk da savaşarak beraberce kaybediyorlar. Artık savaşa dur deme zamanıdır. Bu konuda Türkiye sorumluluk almalıdır. Ülkem sorumluluk almalıdır. Ülkemin Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan sorumluluk almalıdır. Ülkemin Meclis'i, üyesi olduğum Meclis, Kafkaslar'daki bölgesel barış için sorumluluk almalıdır. Bu açıdan herkesi sorumluluk almaya davet ediyorum" diye konuştu.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi.

 Paylan, "Sınırları açıp, kültürel, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmalıyız. Bu yönde hem sayın Paşinyan'a hem de sayın Erdoğan'a çağrı yapıyorum. Gelin derhal kapıları açalım" dedi. 

ANKA’da yer alan habere göre, Paylan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

SOL Parti'den İstanbul'da eylem çağrısı: Tarikatlar iktidarını defedelim SOL Parti'den İstanbul'da eylem çağrısı: Tarikatlar iktidarını defedelim

"Bugün Prag’ta tarihi bir buluşma gerçekleşecek. Bugün Prag’ta, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ermenistan Başbakanı Paşinyan buluşacak. Bu tarihi bir buluşmadır. Bu tarihi buluşmanın bölgesel barışa hizmet etmesini umut ediyorum. Yüzlerce yıl bir arada yaşayan Azeri, Ermeni ve Türkiye halkları maalesef, yüz yıldır süren çatışmalarla birbirlerini örsemelerle ayrı gayrı düştüler. Yüz yıl önce Anadolu'nun her şehrinde Ermeniler yaşıyordu. Bugün bir avuç kalmış durumdayız. Hala varız ve hala Türkiyeli Ermeniler olarak barış talep ediyoruz.

35 yıl öncesine kadar Azeriler ve Ermeniler bir arada yaşıyorlardı. Ama Sovyetler'in dağılması sonucu 1991'de aynı gün kurulan iki ülke, yani Azerbaycan ve Ermenistan; maalesef savaşa düştüler, birbirlerine kıydılar. 35 yıldır maalesef iki halk da savaşarak beraberce kaybediyorlar. Artık savaşa dur demenin zamanıdır. Artık bir arada yüzlerce yıldır yaşayan halkların birbirlerine kıymasına dur demenin zamanıdır. Bu konuda Türkiye sorumluluk almalıdır. Ülkem sorumluluk almalıdır. Ülkemin Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan sorumluluk almalıdır. Ülkemin Meclis'i, üyesi olduğum Meclis, Kafkaslardaki bölgesel barış için sorumluluk almalıdır. Bu açıdan herkesi sorumluluk almaya davet ediyorum.

"KAPISI BİRBİRİNE KAPALI İKİ KOMŞU BİLE SORUNLARINI ÇÖZEMEZ"

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ermenistan Başbakanı Paşinyan'ın buluşacağı bu tarihi günde büyük bir heyecan yaşıyorum. Bu heyecanın barışa vesile olmasını kalben umut ediyorum. 1991 yılında iki ülke kuruldu ve savaşmaya başladılar. Maalesef büyük acılar yaşandı o savaştı. Ve 1993 yılında bunun sonucunda Türkiye, Ermenistan'a olan kapısını kapattı. Bu kapı 30 yıla yakın süredir kapalı. Kapısı kapalı iki komşu nasıl sorunlarını çözemiyorsa Türkiye ve Ermenistan da 30 yıla yakın süredir sorunlarını çözemiyorlar. Kapısı birbirine kapalı iki komşu bile sorunlarını çözemez. Ama kapıyı açarsak, konuşmaya, iletişim kurmaya başlarsak o zaman çözemeyeceğimiz hiçbir sorunun olmadığını da göreceğiz.

Siyasetçiler barışamadığı için bunun ceremesini halklar çektiler. Oysa Azeriler ve Ermeniler yalnızca 35 yıl önceye kadar bir arada yaşıyorlardı. Kardeşçe, yan yana köylerde yaşıyorlardı. Birbirlerinden alışveriş yapıyorlardı. Kültürlerini birlikte geliştiriyorlardı. Ama sanki bunlar düşmanlarmış gibi bir algı yaratıldı. Maalesef bu düşmanca siyasetler üzerinde iki halk ayrı gayrı düştüler. Ama artık 'Ölüm bile yorulmuşsa' sevgili Yaşar Kemal'in dediği gibi 'Artık barışın şarkılarını söyleme zamanıdır.'

Bu konuda barışı sağlayacak olan kim? Küs iki kardeşi kim barıştırır? O mahallenin büyükleri. Düşünün ki Azerbaycan ve Ermenistan kavgalı iki ülke ve onları barıştırmak için sorumluluk almak gerekir. Bu konuda zaman zaman Rusya sorumluluk alıyor gibi gözüküyor. Ama Rusya'nın bu konuda tam anlamde barış istediğini maalesef ben düşünmüyor. Çünkü bölgesel sorunlar Rusya'nın Kafkasya'da daha fazla hegomonya kurmasına neden oluyor. 2 yıl önce süren savaş sırasında ben açıklama yaptım. Beni hedef koydular. Ne dedim? Bu savaşın kaybedeni hem Azerbaycan hem Ermenistan hem de Türkiye olacak dedim. Ne oldu? Maalesef ben haklı çıktım. Hem Ermenistan, Azerbaycan kaybetti; aynı zamanda Türkiye de kaybetti. Çünkü Rusya o ateşkesi sağlayan güç olarak bölgede daha fazla hegomonyasını kurdu. Gitti Azerbaycan'a üsler kurdu, ordusunu yerleştirdi. Ermenistan üzerinde daha fazla hakimet kurdu.

"CAN AZERBAYCAN DEDİĞİMİZ GİBİ CAN ERMENİSTAN DEDİĞİMİZ, DİYEBİLDİĞİMİZ ZAMAN BÖLGESEL BARIŞI İNŞA EDECEĞİZ"

Can Azerbaycan dediğimiz gibi can Ermenistan dediğimiz, diyebildiğimiz zaman bölgesel barışı inşa edeceğiz. Ermeniler, Azerilere 'can kardeşim' diyecek. Azeriler Ermenilere 'can kardeşim' diyecek. Ve her iki halk da Türkiye halklarına 'can kardeşim' diyecek. Bunu sağlayabildiğimiz zaman bölgesel barışı inşa edeceğiz. O zaman ne Rus'a ne Fransız'a ne Amerikalıya ihtiyacımız olacak. Bölgesel barışın nimetlerini hep beraber sağlayacağız. Yeniden bir arada, kardeşçe yaşayacağız. Ekmeğimizi, suyumuzu paylaşarak bir arada yaşayacağız. Bunun için bir fırsat penceresi daha var karşımızda.

"PAŞİNYAN'A VE ERDOĞAN'A ÇAĞRI YAPIYORUM"

Sınırları açıp, kültürel, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmalıyız. Bu yönde hem sayın Paşinyan'a hem de sayın Erdoğan'a çağrı yapıyorum. Gelin derhal kapıları açalım."