HDP'li Özsoy: Diyarbakır ziyaretinde can çekişen bir Erdoğan gördüm

HDP'li Hişyar Özsoy, ‘Erdoğan'ın ve Bahçeli'nin faşistleşmiş bu siyasetinin başındaki en büyük belayız HDP olarak' dedi

Siyaset 10.07.2021 - 17:32 10.07.2021 - 17:32

HDP Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy, ARTI TV'de ekrana gelen "Odak" programında Erdoğan'ın Diyarbakır ziyaretini yorumladı.

Ezo Özer'in sorularını yanıtlayan Özsoy, "Oradaki annelerin arkasına saklanarak içler acısı bir şekilde oradan HDP'ye saldırıyor. Siz Cumhurbaşkanı sıfatıyla artık bölgeselleşmiş, küreselleşmiş Kürt meselesiyle ilgili ne yapacaksınız? Kayyım atamaya, insanları hapse atmaya devam mı edeceksiniz? Erdoğan bu akılla devam ederse 2023'e bile çıkamayabilir" dedi.

'ÖYLE GÖRÜNÜYOR Kİ ERDOĞAN SEÇİM STARTINI DİYARBAKIR'DAN VERDİ'

"Erdoğan en son iki buçuk yıl önce Diyarbakır'a bir ziyarette bulunmuştu. Şimdiki ziyaretin zamanlamasını manidar buluyor musunuz?" sorusuna, Özsoy, "Sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanı olarak değil bir parti başkanı olarak Diyarbakır'a gitti. Öyle görünüyor ki seçim startını Diyarbakır'dan verdi. Seçim tarihini tam olarak bilmesek de artık yavaş yavaş o atmosfere girdik" yanıtını verdi.

Ezo Özer, Ömer Çelik'in, Erdoğan müjdeler verecek açıklamasını hatırlatarak "Erdoğan dedi ki, Diyarbakırlılar'dan müjde bekliyorum. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu sordu.

'GELDİ, ŞOVUNU YAPIP GİTTİ; O KADAR CİDDİYE ALMADIK'

"Ben içler acısı bir durum olarak okudum. Tükenmişlik sendromu, yorulmuş, agresif, saldırgan, müflis tüccar gibi sürekli eski defterleri açıp onu da doğru okumayan bir Erdoğan vardı" diyen Özsoy, "Hâlâ duygu sömürüsü ve hamaset üzerinden Kürt meselesini manipüle etmeye çalışan bir parti başkanı. Bu açıdan geleceğe dair umut vaat eden hiçbir şey söylemedi. Kentin yüzde 70'inin oy verdiği HDP'ye olmayacak hakaretler ve iftiralarda bulundu. Bir sokak röportajı dikkatimi çekmişti. Diyordu ki, 'Erdoğan Diyarbakır'a gelse ne olur, gelmese ne olur. Zaten memleketi perişan etmişler.' Sokaktan da bir beklenti yoktu. Geldi şovunu yaptı gitti. O kadar ciddiye almadık açıkçası" yanıtını verdi.

'ERDOĞAN TERCİHİNİN BEDELENİ ÇOK DAHA AĞIR BİR ŞEKİLDE ÖDEYECEK'

Ezo Özer, "Erdoğan Diyarbakır'a gitmeden evvel yeni bir çözüm sürecinin başlayacağı iddiaları da vardı. Erdoğan Diyarbakır'da çözüm sürecinin sona ermesinden HDP'yi sorumlu tuttu, 'onların gizli gündemleri bu süreci sonlandırdı' dedi.

HDP'nin gizli gündemi neydi ve çözüm süreci nasıl sona erdi?" diye sordu.

Özsoy, "Çözüm sürecini Erdoğan bitirdi. İttifaklarını değiştirdi, cemaatle kavgaya girdiler ve ne kadar ırkçı, faşist, milliyetçi varsa gitti can havliyle onlara yapıştı. Çözüm sürecini ortadan kaldırıp anti ittifak kurdular. İttifak o gün bugündür devam ediyor" diyerek şöyle devam etti:

"Başkanlık sisteminin, HDP'ye saldırıların, 2016 Kasım'ındaki HDP'ye yönelik darbenin, Rojava'ya saldırıların ardında o ittifak var. Bu anti-Kürt konsept basitçe seçim hesaplarıyla açıklanacak bir durum değil. Bu bilinçli bir tercihtir. Şu anda hem ülke hem Erdoğan bunun faturasını ödüyor. Erdoğan çok daha ağır bir şekilde ödeyecek. Yani Kürt meselesi gibi böyle büyük, kanlı, tarihsel bir meseleye ucuz hamasetle cevap vermeye çalışan, gayriciddi bir yaklaşıyor. Oradaki annelerin arkasına saklanarak içler acısı bir şekilde oradan HDP'ye saldırıyor. Siz Cumhurbaşkanı sıfatıyla artık bölgeselleşmiş, küreselleşmiş Kürt meselesiyle ilgili ne yapacaksınız? Kayyım atamaya, insanları hapse atmaya devam mı edeceksiniz? Erdoğan bu akılla devam ederse 2023'e bile çıkamayabilir."

'SOYLU, BU SAVAŞ OLMASA İKTİDARDA KALABİLİR Mİ?

Özsoy, uzun süredir yan yana gelmeyen Erdoğan-Soylu ikilisinin Diyarbakır'da fotoğraf vermesi hakkında ise "Bahçeli, 'Soylu yalnız değildir' derken aslında Erdoğan'a 'Soylu'ya sahip çık' diyordu. Hatırlayın, daha önce Bahçeli çıkıp üst perdeden Soylu'ya sahip çıkınca Erdoğan da destek vermişti. İlginç durumlar var orada. Zaten partimizin önündeki ilginç kumpas da Soylu'nun mantığıdır. Biz bunu ilk günden beri söylüyoruz: Annelerin gözyaşları üzerinden kimse hamaset yapmasın. Bu savaşın adil bir barışla bitmesini en çok biz istiyoruz, bunun en fazla faturasını biz ödüyoruz. Savaştan çıkarı olan kesimler belli, bu kesimler. Soylu, bu savaş olmasa iktidarda kalabilir mi? Bu savaş olmasa MHP diye bir parti olabilir mi Türkiye'de?" diye konuştu.

'ERDOĞAN VE BAHÇELİ'NİN FAŞİSTLEŞMİŞ SİYASETİNİN BAŞINDAKİ EN BÜYÜK BELAYIZ'

Erdoğan'ın "HDP bu ülkenin başına gelmiş en büyük felakettir" açıklamasına da değinen Özsoy, şunları söyledi:

"HDP, ülkenin başındaki en büyük felaket değildir. HDP, Erdoğan ve MHP'nin başındaki en büyük felakettir. Bunlar zaten sürekli olarak kendilerine yapılan her eleştiriyi genelleştirip 'ülkemize, bekamıza karşı yapılıyor' gibi abartan insanlar. Erdoğan'ın ve Bahçeli'nin faşistleşmiş bu siyasetinin başındaki en büyük belayız HDP olarak. İçeriye de atsalar, kayyım da atasalar biz bu felaket olmaya devam edeceğiz. Biz bu ülkenin önünü açacağız, bu ülkeye nefes aldıracağız. Bunun içerisinde Kürtlerin taleplerini de karşılayacak bir siyaset üreteceğiz. Bu kadar faşist, anti-Kürt bir siyasete kaymışken bizi bir felaket olarak görmeleri bizim için bir onur nişanesidir. Madem Erdoğan savaş istiyor, bunu biz istemiyoruz, hodri meydan diyoruz. Muhteşem bir direnişle Türkiye'nin önünü açacağız."

'CAN ÇEKİŞEN BİR ERDOĞAN GÖRDÜM'

Özsoy, "Diyarbakır ziyaretinde can çekişen bir Erdoğan gördüm. Geldi, o kadar hakaret etti, gitti. Ne kaldı akılda? Hiç gelmeseydi Diyarbakır'a daha iyiydi. Beklenti üretip karşılık verememek çok daha kötüdür. Diğer türlü millet zaten umudunu kesmiş, beklentisi olanlar için söylüyorum, gereksiz yere kocaman bir hayal kırıklığı yaratıp gitti. Diyarbakır halkı 'lütfen gelmesin' diyordu zaten. Kimse artık o sokaklarda Erdoğan'ı duymak bile istemiyor" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Artı Gerçek

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@