Günay, “Biz HDP’yi halkımızla birlikte alanlarda savunacağız. Newroz bunun zirve noktalarındandı” dedi

HDP Sözcüsü Ebru Günay, Newroz kutlamalarının siyasi ve toplumsal yansımalarını değerlendirdi.

Günay, “AKP iktidarı uzun süredir Diyarbakır’da Kürt düşmanlığı politikaları yürütüyor. Kayyımlarla Kürt halkının iradesini gasp etti. Katliamlarla, gözaltılarla bir sindirme ve korkutma politikası yaratmaya çalışıyor. Diyarbakır halkı, "Bütün saldırılarınıza rağmen birlik ruhuyla Newroz alanındayız" mesajını verdi. Diyarbakır Newroz’u, Türkiye’nin demokratik geleceğinin mümkün olduğunu bir kez daha gösterdi. Kürt birliği vurusu bu Newroz’da çok baskındı. O birlik ruhu dışındaki güçlere prim vermeyeceklerini çok açık gösterdiler. Bir diğer vurgu, kazanma ve Türkiye’nin demokratikleşmesiydi. Emek ve demokrasi güçlerinin işçilerle, kadınlarla yan yana durduğu bir tablo gördük. Kürt halkının bir özgürlük talebi de vardı. Bütün Newroz’lara bu damgasını vurdu.” dedi.

HDP kapatma davasına değinen Günay, “HDP olarak her türlü hazırlığımız var. Asla seçmenimizi alternatifsiz bırakmayacağız. Fiilen binalarımızın kapatılıp kapatılmamasından bağımsız söylüyorum, HDP Newroz alanlarındaki milyonlardı. Dolayısıyla o milyonları kapatmak mümkün mü? Bunu sormak lazım. "Siz kapatacağız deseniz de biz alanda HDP’ye sahip çıkmaya devam ediyoruz" diyorlar. Biz HDP’yi halkımızla birlikte alanlarda savunacağız. HDP kapatılabilir mi değil milyonlar kapatılabilir mi, bunu düşünmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Gözden kaçırmayın

Ankara'nın Suriye'ye operasyon planının arkasında ne var? Ankara'nın Suriye'ye operasyon planının arkasında ne var?

HDP Sözcüsü Ebru Günay Duvar’dan Serkan Alan’ın sorularını yanıtladı.

HDP’nin öncülüğünde bu yıl da onlarca kentte Newroz kutlandı. Meydanlar bize ne anlattı? Bu yılki Newroz’un mesajı neydi?

Bu yıl Newroz’a, "Şimdi kazanma zamanı" sloganıyla gittik. Biz sokağın gücüne, halkın alanlarda bizi sahiplenme gücüne inanan bir partiyiz. Newroz’un sembolize ettiği değerleri düşündüğümüzde tam da bu ruhla kutlamalar gerçekleşti. Kürt kentleri başta olmak üzere her kentte önceki yıllardaki Newroz’u aşan bir coşku ve sahiplenmeyle kutlamalar yapıldı. Alanlar bu kadar baskıya ve zulme rağmen Kürt halkının kendi kimliğini, kültürünü ve kendi partisini ne kadar sahiplendiğini gösterdi.

'DEVLET ERKANI DİYARBAKIR NEWROZ’UNU PROVOKE ETMEK İÇİN KONUMLANMIŞTI’

Diyarbakır’da polislerin alana girmesine karşın alanı dolduranlarda soğukkanlı bir tutum dikkat çekti. Birçok insan da gözaltına alındı.

Diyarbakır’ı çok özel değerlendirmek gerekiyor. Polisinden emniyetine, bütün idari devlet erkanı Diyarbakır Newroz’unu provoke etmek için konumlanmıştı. Bir kişi beş farklı aramadan geçiyordu. Her birinde her defasında bizim ince arama dediğimiz, işkence olan biçimde aramayı uygulamaya çalıştılar. Diyarbakır Newroz fotoğrafını engellemeye çalıştılar. İnsanlar arama noktalarında bekletildi.

Herhangi bir yerde bulabileceğiniz yeşil, sarı, kırmızı rengin içerisinde olduğu şala, yöresel kıyafetlere dahi problem çıkardılar. Yanlış yönlendirmelere, gazlı müdahalelere rağmen insanlar o resmi verdi. Diyarbakır halkı çok bilinçli. Diyarbakır Newroz’unun verdiği ve vereceği mesajın nelere kadir olduğunun farkındalar.

‘NEWROZ’UN MESAJINI HERKES ÇOK İYİ OKUMALI’

Diyarbakır Newroz’unun verdiği mesaj nelere kadir?

AKP iktidarı uzun süredir Diyarbakır’da Kürt düşmanlığı politikaları yürütüyor. Kayyımlarla Kürt halkının iradesini gasp etti. Katliamlarla, gözaltılarla bir sindirme ve korkutma politikası yaratmaya çalışıyor. Diyarbakır halkı, "Bütün saldırılarınıza rağmen birlik ruhuyla Newroz alanındayız" mesajını verdi. Diyarbakır Newroz’u, Türkiye’nin demokratik geleceğinin mümkün olduğunu bir kez daha gösterdi. İktidarın bütün faşizan politikalarına rağmen biz demokratik siyasette ısrar eden ve demokratik Türkiye’nin mümkün olacağını gösteren bir fotoğrafı gördük. Bu Newroz buna kadir. Bu mesajı bence herkes çok çok iyi okumalı.

'KÜRT HALKININ İRADESİNİ VE TALEBİNİ GÖRMEYEN HİÇBİR GÜÇ TÜRKİYE’DE BAŞARILI OLAMAZ'

Newroz’daki mesajlar, talepler, itirazlar seçimlere nasıl yansıyacak?

Kürt birliği vurusu bu Newroz’da çok baskındı. O birlik ruhu dışındaki güçlere prim vermeyeceklerini çok açık gösterdiler. Bir diğer vurgu, kazanma ve Türkiye’nin demokratikleşmesiydi. Emek ve demokrasi güçlerinin işçilerle, kadınlarla yan yana durduğu bir tablo gördük. Kürt halkının bir özgürlük talebi de vardı. Bütün Newroz’lara bu damgasını vurdu. Seçime giderken şu bir hakikat artık. Kürt halkının iradesini ve talebini görmeyen hiçbir güç Türkiye’de başarılı olamaz. Seçimlere giderken her siyasi yapı, iktidarından muhalefetine ayrım gözetmeksizin, bu realiteyi, Newroz alanındaki bu talebi göz önünde bulundurarak Kürt halkıyla iletişim kurmak zorunda.

'ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİZ YOKSA KÜRT HALKI KENDİ REFLEKSİNİ SANDIĞA YANSITACAKTIR'

Newroz’da Kürt halkı anadilde eğitimi onayladı, tecrit politikalarına "hayır" dediğini onayladı. Seçime giderken bunlara dair çözüm önerileriniz yoksa Kürt halkı refleksini sandığa yansıtacaktır. Bütün Newroz’larda hepimizin hemfikir olduğu şey, geçmişi kat ve kat aşan bir kararlı gençlik kitlesi vardı. Gençliğin olması demek, yeni seçmenin taleplerini de ifade ediyor. Milyonlarca gencin talepleri de bunların üzerinden kurulu. Türkiye’nin geleceğine dair vaatlerde bunları göz önünde bulundurmak gerekir.

Seçimlerden önce iktidarın ve diğer muhalefet partilerinin Newroz alanında dile getirilen taleplere odaklanması gerektiğini vurguluyorsunuz değil mi?

Kürt sorununu çözerken, Kürt halkının dilini, kültürünü, kimliğini, özgürlük talebini ve Sayın Öcalan’ın barış iradesini göz önünde bulundurarak pozisyon almak zorundalar. Bütün alanlar bunu haykırdı. Birazcık okuma yapan bunu çok iyi görür.

'TÜRKİYE TOPLUMU BU ALTERNATİFSİZLİĞE MECBUR DEĞİL'

Bazı Newroz kutlamalarını HDP’nin ittifak görüşmelerini sürdürdüğü siyasi yapılarla birlikte ortaklaşa düzenlediniz. Newroz’ların, kurmak istediğiniz ittifaka nasıl katkısı oldu?

'Üçüncü Yol’u bir ruh ve bir arada mücadele etmenin ifadesi olarak tanımlıyoruz. Türkiye’yi birlikte inşa etmek olarak ifade ediyoruz. İktidar politikalarıyla, Türkiye toplumuyla ciddi bir savaş içerisinde. İnsanları açlığa, yoksulluğa hapseden, yaşam alanlarını sınırlayan iktidar gerçeği var. Öte tarafta da alternatif olmayan, söylemleri farklılaşsa da zihnen aynı olan Türkiye muhalefeti gerçeği var. Türkiye toplumu bu alternatifsizliğe mecbur değil. Newroz alanları da bunu gösterdi. Emek, demokrasi güçleri yan yana işin organizasyonunda katkılar sundu. Türkiye’nin tamamında tüm kesimlerin Newroz alanına geldiği ve oradan sesini yükselttiği bir gerçeklik var. Newroz ateşinin etrafında halaya duran halk gerçekliğini görmek lazım. O halayda, işçisinden öğrencisine, kadınından gencine herkes yan yana durdu. O tablo  'Üçüncü Yol'u işaret ediyor. Newroz alanlarının 'Üçüncü Yol'u inşa eden en büyük resim olduğunu düşünüyoruz. ‘Üçüncü Yol’ fikrinin toplumda artık maya tuttuğuna inanıyoruz.

'TÜRKİYE’DE SEÇİMİ AŞAN CİDDİ YAPISAL SORUNLAR VAR'

HDP’nin öncülüğünde bir araya gelen sol sosyalist yapılar yakın süreçte yeniden bir araya gelecek mi? Bu masaya oturulurken masa genişleyecek mi? Hangi konular gündeme alınacak?

Henüz üçüncü toplantının tarihi netleşmedi. Türkiye’de seçimi aşan ciddi yapısal sorunlar var. Bu ciddi yapısal sorunların çözülmesi lazım.  Temel hak ve özgürlüklerin gasp edildiği, işçinin, emekçinin haklarının gasp edildiği bir demokrasi sorunu var. Kürt sorununun görmezden gelindiği bir Türkiye gerçeği var. Bu yapısal sorunları çözmek tek başına seçimle olacak bir şey değil. Daha güçlü bir irade ve toplumsal destekle bu olur. Seçim olsa bile iktidara gelecek olanın algısı değişmediği sürece, Kürt halkının iradesini inkâr ettiği sürece "Türkiye demokratikleşmiştir" demek mümkün değil. Daha güçlü ve demokratik özün ortaya çıkması lazım. Bunun için seçimi aşan bir güç birliğine ihtiyaç var.

'HANGİ HESABI KİTABI YAPARLARSA YAPSINLAR KAYBEDİYORLAR'

AK Parti ve MHP’nin seçim kanununda değişiklik teklifi Anayasa Komisyonu’nda kabul edildi. Bu düzenleme HDP’yi nasıl etkiler?

AK Parti ve MHP iktidarı kendi ömürlerini uzatmak için, ellerinde bir cetvel masanın başına oturup sürekli bir hesap kitap içerisindeler. Hangi hesabı kitabı yaparlarsa yapsınlar kaybediyorlar. Türkiye toplumu iktidarın uyguladığı bu politikalara sandıkta cevap verecek. Hiçbir seçim yasası kendilerini kurtaramayacak. Son 20 yıldır iktidarda bütün seçim yasalarını kendilerine göre düzenlediler. Yeniden kendisini nasıl koruyacaklarının ve kalıcı hale getireceklerinin derdindeler. Türkiye toplumunun içerisinde bulunduğu yoksulluğu, işsizliği, temel hak ve özgürlüklerin gasp edilme halini düşündüğümüz anda hiçbir hesap onları kurtaramayacak.

'SEÇİM KANUNUNDAKİ DEĞİŞİKLİK GÜCÜMÜZÜ ASLA ETKİLEMEYECEKTİR'

Biz iktidarın katakullileriyle mücadele ederek, her türlü bedeli ödeyerek Meclis’e gelmiş, üçüncü büyük parti olmuşuz. Seçim kanununda yapacakları değişiklikler bizim gücümüzü, direnişimizi asla etkilemeyecektir. Yüzde 10 seçim barajı HDP ve Kürtler Meclis’e girmesin diyeydi. HDP ruhu onların o barajlarını yerle bir etti. Baraj sorunu bizim açımızdan yoktur.

'HDP’NİN OYUNUN YÜZDE 30 OLDUĞUNA İNANANLARDANIM'

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, komisyon görüşmeleri sırasında, "İsterseniz barajı yüzde 20 yapın. Biz barajı aşacağız" dedi. 

Biz bu konuda iddialıyız. Türkiye, demokratik zeminde seçime girdiğinde HDP’nin oyunun yüzde 30 olduğuna inananlardanım. Yüzde 20’yi aşacak güce ve etkiye sahibiz. Newroz alanları bunu gösterdi.

'KRİZLERİN ÇÖZÜMÜ MECLİS İRADESİNDE'

Seçim kanunundaki yeni düzenlemelerin muhalefet partilerinin kuracağı ittifakları değiştirebileceği konuşuluyor. Bu seçim kanunu HDP’nin tutumunu nasıl etkiler?

Biz bundan birkaç ay önce bir deklarasyon açıkladık ve burada hangi koşullarda ittifak yapacağımızı ifade ettik. Burada parlamento seçimlerine yaklaşımımızı gösterdik. Biz, olabilecek en çok sayıda milletvekiliyle Türkiye parlamentosuna gireceğiz. Türkiye’deki krizlerdeki çözüm noktasının Meclis iradesi olduğunu düşünüyoruz. Saraydaki bir azınlığın çözüm getireceğini düşünmüyoruz. En etkili şekilde parlamentoyu kullanmak için bu seçimlere çok güçlü hazırlanacağımızı deklarasyonumuzda da paylaşmıştık. İttifak şartlarımız da açıktı. Bu durum bizim cephemizi çok etkilemez. Seçim kanunu Türkiye’deki yapısal sorunları ve çözüm bekleyen krizleri değiştirmiyor. Bizim için esas olan Türkiye toplumunun temel ihtiyaçları ve çözüm bekleyen yapısal sorunları.

'NEWROZ ALANINDAKİ MİLYONLARI KAPATMAK MÜMKÜN MÜ?'

HDP'ye yönelik kapatma kararı çıkarsa seçim için farklı seçenekler masada mı? Neler bunlar?

HDP olarak her türlü hazırlığımız var. Asla seçmenimizi alternatifsiz bırakmayacağız. Fiilen binalarımızın kapatılıp kapatılmamasından bağımsız söylüyorum, HDP Newroz alanlarındaki milyonlardı. Dolayısıyla o milyonları kapatmak mümkün mü? Bunu sormak lazım.

Kapatma davası süreci Newroz’a katılımı da etkiledi mi? Burada buna da tepki var mıydı?

Kesinlikle. Politik seçmen tavrını kritik zamanlarda ifade ediyor. Kapatılma davasının gündemde olduğu, vekil arkadaşlarımıza yönelik saldırıların sürdüğü, Kobanê kumpas davasının olduğu bir dönemde Newroz alanları, bunlara yönelik bir tavrı da ortaya koyuyor. "Siz kapatacağız deseniz de biz alanda HDP’ye sahip çıkmaya devam ediyoruz" diyorlar. Biz HDP’yi halkımızla birlikte alanlarda savunacağız. Newroz bunun zirve noktalarındandı. HDP kapatılabilir mi değil milyonlar kapatılabilir mi, bunu düşünmek gerekiyor.

'SEÇİMLER HDP’NİN KAYBETTİRME GÜCÜNÜ İKTİDARA GÖSTERDİ'

HDP’nin özellikle seçimlerin ardından Meclis’te 'kritik bir konum' elde edeceği değerlendirmeleri yapılıyor. HDP, Türkiye siyasal yaşamında kilit parti mi?

Kilit parti.

Nasıl?

7 Haziran seçimlerinde de HDP’nin tavrı bu ülkedeki durumu belirledi. Yine 18 Haziran yerel seçimlerinde de belirledi. Bu seçimler HDP’nin kaybettirme gücünü iktidara gösterdi. HDP seçmeninin stratejik pozisyonunun nasıl kaybettireceğini ve faşizmlerinin sonsuz olmadığını gösterdi. Bu Türkiye toplumunda bir umut yarattı. Türkiye siyaseti iki kutuplu hale dönüşmüş ve bu milliyetçi hamaset üzerinden beslenen yapıda. Bunun dışına çıkmanın yolu HDP’nin ruhuyla, fikriyle örgütlenmektir. HDP’yi kilit parti yapan da budur. Bu iktidar kendi bekası için yarattığı faşizmin önündeki en büyük engel HDP’nin duruşudur. Her geçen gün büyüttüğü 'Üçüncü Yol' siyaseti bu kilit konumu güçlendiriyor.