Farisoğulları hakkında yurt dışına çıkış yasağı getiren mahkeme, bir sonraki duruşmayı 8 Haziran’a erteledi

Tutuklu HDP'li Musa Farisogulları hakkında hazırlanan 3 yeni iddianame, Diyarbakır’da yargılandığı davayla birleştirildi. Farisoğulları’nın partisinin Diyarbakır'daki kongresine katılması suç sayıldı. 

Sanıkları arasında bulunduğu "KCK Ana Davası"nda hakkında verilen hapis cezasının Yargıtay tarafından onanması üzerine vekilliği düşürülerek, tutuklanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları, birçok farklı suçlamayla yargılandığı davanın duruşması Diyarbakır 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Farisoğulları, hakkında hazırlanan 2 ayrı iddianamenin birleştirilmesiyle, yargılandığı davanın 4’üncü duruşması için tutuklu bulunduğu Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevinden adliyeye getirilerek, salonda hazır edildi. Avukatların salondaki yerlerini aldığı duruşmayı, Farisoğulları’nın ailesi de takip etti. İzleyiciler ve gazeteciler, polisin üst aramasından sonra salona alındı. 

3 YENİ İDDİANAME 

Mahkeme başkanı, Ankara ve Diyarbakır Cumhuriyet başsavcılıklarının Farisoğulları hakkında “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” suçlamalarıyla 3 ayrı yeni iddianame düzenlendiğini, birleştirilme talepleriyle mahkemelerine ulaşan bu iddianamelerin mevcut dava dosyası ile birleştirilmesine karar kılındığını belirtti. 

KONGRE SUÇLAMASI 

Farisoğulları hakkında hazırlanan 2019-2020 yılları arasındaki döneme ait bu iddianamelerin içeriğinde, Diyarbakır’daki bir otelde düzenlenen “Ortadoğu krizi” konulu bir konferans, kayyım protestolarına ve taziyelere katılması, PKK lideri Abdullah Öcalan’a dönük tecride dair bazı basın yayın organlarına verdiği demeçler ile birlikte partilerinin Diyarbakır İl Örgütü’nün kongresine katılması da suç delili olarak yer aldı.

Mahkeme başkanı, kabul edilen iddianamelere ilişkin paylaştığı bilgilerin ardından savunmasını almak üzere Farisoğlulları’na söz verdi. 

FARİSOĞLULLARI'NIN SAVUNMASI

Farisoğlulları, tercüman aracılığıyla Kürtçe yaptığı savunmasında, hakkında hazırlanan yeni iddianamelerdeki suç isnatlarının yargılandığı mevcut dosya ile benzer olduğunu, bu konuda daha önce zaten ayrıntılı savunma yaptığını dile getirdi. Suç kapsamına sokulan Diyarbakır’daki konferansa dair suçlamaya yanıt veren Farisoğlulları, “Ortadoğu’da yaşanan savaşlardan kaynaklı siyasi, ekonomik ve insani krizlerin yaşanıyor. Ben de bu kentin vekili olarak bu konferansa katildim. Burada sadece bir katılımcı olarak yer aldı. Konferansın organizesiyle herhangi bir ilgim yok. Burada Ortadoğu’da yaşanan krizlerin demokratik ulus perspektifi içerisinde çözümüne dair görüş ve önerilerimi dile getirdim” dedi. 

Farisoğllları’nın bu ifadelerinin tercüme hatası nedeniyle duruşma tutağına “katıldığım toplantıda herhangi bir konuşma ve açıklamada bulunmadım” şeklinde geçirilmesi üzerine avukatları uyarıda bulundu. Mahkeme başkanının bu uyarıya, “Bu konuda itirazınız varsa sanık Türkçe biliyor, Türkçe konuşsun” diyerek karşılık verdi. Bu durum kısa süreli tartışma yaşanmasına neden oldu. Ancak avukatların itirazları karşılık bulmayıp, ifadelerin düzeltilmesi yoluna gidilmedi.

Savunmasına devam eden Fairoğulları, İmralı tecridi konusundaki açıklamalarına ilişkin ise, “Her tutuklu ve hükümlünün ailesi ve avukatlarıyla görüşme hakkı vardır. Bir siyasetçi olarak Sayın Öcalan’ın ailesi ve halk tarafından bu hukuksuzluğun gündeme getirilmesi yönünde taleplerle karşılaştık. Bu konuda basın organlarına yaptığım açıklamaları Meclis kürsüsünde de dile getirdim, bu konuda önergeler verdim” şeklinde savunma verdi. 

‘HALKIN İRADESİ NEDEN GASP EDİLDİ?’

Kayyım atamalarının "gayri hukuki" olduğunu söyleyen Farisoğulları, “2019 yerel seçimlerinde partimiz HDP 65 belediye kazandı. Bazı şehirlerde yüzde70-80 gibi oy oranlarıyla belediye eşbaşkanları seçildi. Fakat halkın iradesiyle seçtiği eşbaşkanlar görevlerinden alınıp yerlerine kayyımlar atandı, belediyeler gasp edildi. Kürt halkının iradesi neden garp edildi? Bu hukuksuzluk değil de nedir? Bu hukuksuzluğu halkımız gibi bir parlamenter olarak biz de kabul etmiyoruz. Yaptığımız protesto eyleminde de bunu dile getirdik. Hazırlanan iddianamede öne sürüldüğü gibi bu protesto sırasında trafiği engelleme gibi bir durum yaşanmadı. Kaldırım üzerinde yapılan bir oturma eylemi ile kayyımlar protesto edildi. Bu halkın vekili olarak yanlarında yer aldım, eyleme katıldım” dedi. 

‘ÖLENLERİN KİMLİKLERİNİ SORMAK OLMAZ’

Savunmasına devam ettiği sırada araya giren mahkeme başkanı, Farisoğlulları’na katıldığı taziyeler konusunda diyeceği olup, olmadığını sordu. Taziyelere bu halkın bir vekili olarak katıldığını söyleyen Farisoğulları, savunmasını şu sözlerle noktaladı: “Bu halkın iradesiyle parlamenter olarak seçildim. Halkın sevinçlerini, üzüntülerini paylaşırken yaşamını yitirenlerin kimliklerini sormak olmaz. Bu konuda ayrıma gitmeyiz. Halkın siz bu yönde beklentisi varsa, bu beklentiyi yerine getirmeyecekseniz o zaman siyasetçinin ne anlamı olur? Halk olmadan siyaset mi olur? Siyasetçi olarak eylem ve etkinliklere, taziyelere katılmak suç mu? Bunların suç vasfı yüklenip önümüze getirilmesini kabul etmiyorum.” 

Gözden kaçırmayın

Kılıçdaroğlu’ndan Kaftancıoğlu tepkisi: Mahkemeyi de tanımıyoruz, kararı da tanımıyoruz Kılıçdaroğlu’ndan Kaftancıoğlu tepkisi: Mahkemeyi de tanımıyoruz, kararı da tanımıyoruz

GİZLİ TANIKLAR DİNLENEMEDİ

Farisoğulları’nın savunmasını tamamlaması üzerine mahkeme başkanı, önceki duruşmada dinlenmelerini kararlaştırdıkları gizli tanıkların SEGBİS arızası nedeniyle hazır edilemeyeceklerini söyleyip, savunma yapmaları için sözü avukatlara verdi. 

Avukatlar yaptıkları savunmalarda, dava dosyası ile birleşen iddianamelerde isnat edilen suçlama delillerinin büyük çoğunluğunun düşünce ve iade özgürlüğü kapsamında olmasının yanı sıra vekillik görevinde bulunduğu döneme ait olduğunu belirtti. 

Müvekkilleri tarafından bu konuların Meclis kürsüsünde de dile getirildiğini ifade eden avukatlar, mahkemenin iddianamelerdeki ifadelerinin müvekkillerince Meclis çatısında dile getirdikleriyle örtüşüp örtüşmediği konusunda bir karara gitmek zorunda olduğunu söyledi. 

YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI 

Avukatların taleplerinin ardından duruşmaya ara veren heyet, sonrasında açıkladığı ara kararlarında duruşmaya dinlenemeyen gizli tanıkların celse arasında dinlenmesi, Farisoğulları’nın Kürtçe açıklamaların tercüme edilmesi,  yaptığı açıklamaların Meclis’te dile getirdiği konularla karşılaştırılması karar verdi.

Kaynak: MA