Altılı masa, uzun süredir üzerinde çalıştığı anayasa değişikliği önerisini 28 Kasım’da kamuoyuyla paylaştı.

Altılı masanın anayasa teklifi önerisine HDP’den ilk tepki bugünkü grup toplantısında Eş Genel Başkan Mithat Sancar’dan geldi.

İYİ Parti Diyarbakır Kadın Politikaları Başkanı ve ailesi hayatını kaybetti İYİ Parti Diyarbakır Kadın Politikaları Başkanı ve ailesi hayatını kaybetti

Sancar teklifi "içinde olumlu pek çok madde var ancak toplamına baktığınızda bu önerinin gerçek bir demokrasi, güçlü bir demokrasi için eksik ve zayıf kaldığını görebilirsiniz" sözleriyle değerlendirdi.

'GERİYE DÖNÜŞ'

Artı Gerçek'ten Seda Taşkın’ın haberine göre,  Sancar taslağı "demokrasi açısından eksik ve zayıf" derken, HDP'den gelen tek eleştiri bu değil.

Taslağı değerlendiren HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonları'ndan sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Serhat Eren taslağı "bir anlamda geriye dönüş" olarak nitelendirdi.

Eren, mevcut cumhurbaşkanlığı sistemine karşı parlamenter sistemi esas alan bir deklarasyonun özgürlükler konusunda eksiklikleri olduğunu belirterek “Türkiye’nin temel sorunlarına çözüm getirecek bir deklarasyon olduğunu tam olarak ifade edemeyiz. Aslolan toplumsal sözleşme niteliğinde sivil özgürlükçü yeni bir anayasanın yapılması” yorumunu yaptı.

'SADECE RESTAROSYANLA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÇÖZÜM OLMAZ'

Bütün toplumsal kesimlerin katıldığı bir mutabakatla çıkabilecek sivil, özgürlükçü bir anayasaya ihtiyaç olduğunu söyleyen Eren, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu anayasa kuşkusuz farklı kültürlere, kimliklere, inançlara, ana dillerine saygıyı esas alan, eşit yurttaşları esas alan bir anayasa olmak durumunda. Bu konularda çözüm üretmeyen Altılı Masa’nın sadece restorasyonla, birtakım tamiratlarla anayasa değişikliğini bize çözüm olarak sunmasını doğru bulmuyoruz. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem içerisinde öncelikle evrensel temel hak özgürlüklerin güvence altına alındığı bir demokrasi ihtiyacımız var. Bunu sağlamak için de güçlü bir parlamentonun olması gerekiyor. Bu parlamenter sistemde, kuvvetler ayrılığının olması, dengeleme denge denetim mekanizmasını işlediği bir sistem gerekiyor.”

'KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE DAİR ÖNERİ YOK'

Güçlü bir yerel demokrasiye ihtiyaç olduğunu vurgulayan Eren, yerel mekanizmaların işlediği bir demokrasinin parlamenter sistemin tamamlayıcı unsuru olduğunun altını çizdi. “Çözüm reçetesi sunulmadan sadece darbe anayasasının restorasyonla topluma yeni diye, çözüm diye sunulması eksik kalacaktır” diyen Eren, konuya ilişkin görüşlerini şöyle devam ettirdi:

“Açıklanan deklarasyonda Kürt sorunun demokratik çözümüne dair bir öneri yok. Zaten parlamenter sistem bir anlamda Kürt sorununun çözümün önünde çok uzun yıllar engel olan bir sistemdi. Yeni bir parlamenter sistem düşünülüyorsa, güçlü demokrasiye sahip bir parlamenter sistem olmak durumunda. Kürt sorununa dair çözüm önerisi olmayan hiçbir projenin başarılı olma ihtimali yok.”

'KAYYIMLARIN YARATTIĞI TAHRİBATA DAİR ÇÖZÜM YOK'

Altılı Masa'nın Anayasa taslağı teklifinde İçişleri Bakanlığı'nın belediye başkanlarını görevde alma yetkisinin alınması da yer alıyor. Eren, bu düzenlemenin mevcut duruma göre ileri bir adım olduğunu belirtmekle birlikte yetersiz olduğunu söyledi:

“Kuşkusuz seçme ve seçilme hakkını tamamen ortadan kaldıran, halkın iradesini işgal eden, gasp eden kayyum rejimine son verecek bir düzenleme olması itibariyle önem atfediyoruz, ancak yetersiz olduğunu ifade ediyoruz. Cumhurbaşkanlığı sisteminde Kürtlerin kazandığı belediyelere İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla kayyımlar atandı. Ama hazırlanan anayasa taslağında kayyumların yarattığı tahribata dair bir çözüm önerisi yok. Sadece belediye başkanlarının yargı süreci bitmeden İçişleri Bakanlığı’nın kayyım atama sistemini ortadan kaldırıyor ama yerine bir şey koymuyor”