AKP’nin anayasa değişikliği teklifi için HDP’nin teklife olumlu baktığını öne süren Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi’ye HDP’den yalanlama geldi. Diken’e konuşan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki, Selvi’nin sözleri için “Gönlünden geçeni söylemiş” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ekimde ‘başörtüsüne yasal güvence’ için kanun teklifi vereceklerini duyurmuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’sa “Gelin çözümü anayasa düzeyinde sağlayalım” diye seslenmişti. 

AKP üzerinde çalıştığı anayasa teklifi için geçen hafta Meclis’te grubu bulunan siyasi partileri ziyaret etmişti. Bu ziyarette metin sunulmazken, partilerden teklife destek vermeleri talep edilmişti. Hürriyet gazetesindeki köşesinde bir yazı kaleme alan Abdulkadir Selvi, “AK Parti ve MHP’nin milletvekili sayısı Anayasa değişikliği için yetmiyor. HDP’nin destek vermesi bekleniyor. İYİ Parti tereddütlü. CHP ise karşı” demişti. 

Altan Sancar’ın Diken’de yer alan haberine göre, Selvi’nin yazısını değerlendiren Tiryaki, HDP Sözcüsü Ebru Günay’ın MYK toplantısı sırasında yaptığı basın açıklamasını hatırlattı. Tiryaki Selvi’nin yazısına dair “Gönülden geçen böyle bir şey olabilir ve onu söylemiştir. HDP’nin 9 Kasım tarihli MYK toplantısındaki eğilimini aynı gün Ebru Günay bir basın toplantısıyla deklare etti. Bu konuda herhangi bir tereddüt olduğunu düşünmüyorum” dedi.

HDP’nin oylamada ne yönde oy kullanacağı sorusunaysa şöyle yanıt verdi: “Temel hak ve özgürlükler referandum konusu olamaz. Türkiye’de özgürlükleri kısıtlayan pek çok nokta var ve başörtüsü bunlardan biri. Kürtlerin sorunu var, Alevilerin inanç sorunu var, farklı cinsel yönelimlerin sorunları var. Çok sayıda kısıtlama var, çünkü elimizdeki anayasa bir darbe anayasası. Bu darbe anayasası eğer değiştirilecekse özgürlüklerin tamamını teminat altına alacak biçimde bir değişiklik olması gerekir. Sadece yeni bir kutuplaşmaya yol açacak ve seçim seçimde propaganda malzemesi yapılacak bir değişiklik doğru değil. Hayır dememizi bekliyorlar ama söylediğimiz bence açık.”

‘PARTİMİZ SEÇİM MANEVRALARINA ASLA PRİM VERMEZ’

HDP Sözcüsü Günay’ın sözleri şöyleydi: “Başörtüsü meselesinin bir anayasa değişikliği konusuna dönüştürülmesini doğru bulmuyoruz. Esasen CHP tarafından bu şekilde gündeme getirilmesini de doğru bulmuyoruz. İktidar da bunu bir tür fırsatçılığa çevirerek ortalığı bulandırıyor. Anayasanın en önemli özelliği eşitlikçi ve özgürlükçü olmasıdır. Evet özgürlük ama herkes için özgürlük, her inanç, kültür, dil, kimlik için sınırsız özgürlüğe varız. Bunun için diyoruz ki getirin Anayasayla Kürtlerin, Alevilerin, mütedeyyin kesimlerin, ezilenlerin, işçilerin, kadınların, gençlerin haklarını güvenceye alalım. Böyle bir değişikliğe varsa biz varız. Bu konuda her türlü çözüm önerilerimizi paylaşmaya ve ülkenin sorunlarına gerçek anlamda çare olmak için birlikte çözüm üretmeye varız.

Kaftancıoğlu'ndan İmamoğlu açıklaması Kaftancıoğlu'ndan İmamoğlu açıklaması

Sadece Meclis’te grubu bulunan partiler değil Meclis dışında kalan partilerin ve tüm toplumsal kesimlerin de bu değişiklik sürecine katılımını sağlayalım. Bunun dışında kalan, yeniden ayrımcılığa neden olacak, toplumsal fay hatlarını derinleştirecek tartışmalara partimiz taraf olmaz. Partimiz seçim ve oy hesaplarıyla yapılan manevralara asla prim vermez.”

YENİ ÇÖZÜM SÜRECİ İDDİASI

Tiryaki AKP’den gelen ‘çözüm süreci’ açıklamalarını ve muhalefetin tavrını da değerlendirdi. Tiryaki’ye göre ortada çözüm süreci olarak adlandırılacak herhangi somut bir veri bulunmuyor: “Türkiye’de bir çözüm süreciyle ilgili somut bir şey yok. Bu konuyla ilgili kim ne söylerse söylesin, temennilerini dile getirmekten öteye gidemezler.

AKP’nin çözüm süreci başlatacağına dair herhangi bir veri yok. Fakat bizi yok etmeye çalıştığına dair çok sayıda somut veri söz konusu. Partimizin eş genel başkanları, milletvekilleri, belediye başkanları, binlerce yöneticisi cezaevinde ve belediyelerine kayyum atanmış durumda. Partimiz hakkında bir kapatma davası devam ediyor. AKP Urfa Milletvekili Cevheri’nin açıklamasıysa bence bir temennidir. AKP’nin niyetini bilemem, yorum yapamam, ama muhalefetin parçalanmasını, muhalefetin birbirine düşmesini ister elbette. Karşısında tek bir blok olması yerine parçalı bir blok olmasını kesinlikle ister. Ama bize ziyaretin amacı bu mudur? Ben bundan da çok emin değilim.”