Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Türkiye’nin Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi topraklarında 2021’den beri sürdürdüğü sınır ötesi operasyonlara yönelik yazılı açıklama yayınladı.

Demokratik kamuoyunun ses çıkarmaya çağırıldığı açıklamada, "Kürdistan Bölgesel Yönetiminin, kendi topraklarında cereyan eden kimyasal saldırı araç ve malzemelerin kullanımına dair iddiaları ciddi bir şekilde araştırması gerektiğini vurguluyoruz. Kimyasalı kullanan, tedarik eden ve nakledenler hakkında derhal soruşturma açılmalıdır" ifadelerine yer verildi.

Katlanabilir basket potasına sıkışan 5 yaşındaki çocuk öldü Katlanabilir basket potasına sıkışan 5 yaşındaki çocuk öldü

KİMYASAL KULLANIMI CENEVRE KONVANSİYONU’NA AYKIRI’

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“2021’den bu yana dönem dönem kimyasal kullanımı haberleri gündeme gelmektedir. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı hareket ettiği iddiaları ifade edilmektedir. Bu gelişmeler bölge halklarında endişe yaratmakta ve olası katliamların da kapısını aralamaktadır. Bir kez daha vurguluyoruz; kimyasal kullanımı Cenevre Konvansiyonu'na aykırıdır, savaş suçudur ve açıkça insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.

Demokratik kamuoyunu bu gelişmeler karşısında ses çıkarmaya çağırıyoruz. Ülkeyi krizlerden krizlere sürükleyen AKP-MHP iktidarının güvenlikçi ve çatışmacı politikalardaki bu ısrarı, daha fazla krizi beraberinde getirmektedir.

OPCW VE BM’YE ÇAĞRI

Başta Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (OPCW) ve Birleşmiş Milletler olmak üzere ilgili uluslararası kurumları ve kamuoyunu daha etkili çalışma yapmaya davet ediyoruz. Ayrıca Kürdistan Bölgesel Yönetiminin, kendi topraklarında cereyan eden kimyasal saldırı araç ve malzemelerin kullanımına dair iddiaları ciddi bir şekilde araştırması gerektiğini vurguluyoruz. Kimyasalı kullanan, tedarik eden ve nakledenler hakkında derhal soruşturma açılmalıdır. HDP olarak bir kez daha hatırlatmak isteriz ki; Kürt sorunu askeri yöntemlerle şimdiye kadar çözülemedi, bundan sonra da çözülemeyecektir. Ülke ve bölge halklarımız için tek doğru yol demokratik zemindeki diyalog ve müzakeredir."