Bölge genelinde Kürt seçmenin oy davranışında dramatik bir değişimin yaşanacağını düşünmediğini ifade eden Erkan, AKP’nin oy oranını korumayı hedeflediğini öne sürdü

Dicle Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Rüstem Erkan, Kürt halkının parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde nasıl bir tutum alacağını değerlendirdi.

Erkan, Kürt seçmenin iki seçime farklı yaklaşacağını söyledi.

"HDP diğer seçimlerden farklı olarak bölgeden çok Türkiye’nin batısında, özellikle de büyük şehirlerde oylarını artırmaktadır. İstanbul, İzmir, Adana, Mersin gibi şehirlerde HDP, Kürt seçmenle birlikte CHP’nin solundaki seçmenin de adresi haline gelmektedir" değerlendirmesinde bulunan Erkan, “HDP seçime tek başına ya da bazı diğer partilerle Millet İttifakı’ndan ayrı olarak girecektir. Bunun cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinde mutlaka bir etkisi olacaktır. Başka bir ifadeyle HDP’nin bütün seçmenleri blok halinde Millet İttifakı’nın adayına oy vermeyecektir. Bu durumda cumhurbaşkanı adaylarının nitelikleri ön plana çıkacaktır. Kürt seçmen adayları bireysel olarak değerlendirip kararını ona göre verecektir” dedi.

“Seçim öncesi daha önceki çözüm sürecine benzer bir açılım politikası beklemiyorum” diyen Ekan, “Çözüm süreci döneminin reel politik ortamıyla bugünün sosyolojisi önemli ölçüde değişmiştir. Sadece yerel seçim döneminden daha ılımlı bir dil ve politika beklentisindeyim” diye konuştu.

Prof. Dr. Rüstem Erkan, Duvar’dan Vecdi Erbay’ın sorularını yanıtladı.

Gözden kaçırmayın

Kılıçdaroğlu: Saat 22.00'da kaçış planının anatomisini ifşa edeceğim Kılıçdaroğlu: Saat 22.00'da kaçış planının anatomisini ifşa edeceğim

'HDP KENTLERDE OY ORANINI KORUYACAK'

Partilerin beyanları ve saha çalışmaları Türkiye’nin seçim sürecine girdiğini gösterir nitelikte. Kürt seçmen bu süreci nasıl takip ediyor? Önceki seçimlerdeki davranışına ve beklentilerine bakarak, seçimlerde ortaya koyacağı tavır şimdiden bellidir, diyebilir miyiz?

Türkiye’de parlamento seçimleri daha önceki yıllarda dört yıl ya da daha erken sürelerde yapıldığı için seçmenler için de psikolojik olarak seçim sürecinin başladığını ifade edebiliriz. Seçimler ister zamanında isterse daha erken yapılsın bundan sonraki bütün açıklama ve uygulamalar doğal olarak seçimlerle ilişkilendirilecektir. Kürt seçmen açısından önceki seçimlere göre en önemli farklılık cumhurbaşkanlığı seçimleri ile parlamento seçimleri arasında belirgin bir farklılaşmanın yaşanacağıdır. Daha açık bir ifadeyle, önceki seçimlerde HDP’nin cumhurbaşkanı adayının aldığı oy oranı ile parlamento seçimlerinde aldığı oy oranı birbirine yakınken önümüzdeki seçimlerde Kürt seçmen aynı tavrı sergilemeyecektir.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde birinci turda dahi daha çok kendisine yakın bulduğu kazanma şansı olan adaya yönelecektir. Dolayısıyla HDP’nin cumhurbaşkanı adayı çıkarması durumunda milletvekili seçimine göre oylarında belirgin bir düşüş yaşanacağı görüşündeyim. Bölge genelinde Kürt seçmenin oy davranışında dramatik bir değişimin yaşanacağını düşünmüyorum. Kent merkezlerinde HDP yaklaşık oy oranını korurken kırsal kesim ve bölgedeki küçük kentlerde oy oranın azalacağı yönünde bir değerlendirme yapabilirim. Ayrıca önceki seçimlerden farklı olarak CHP’nin de bölgede iddiası olacağını söyleyebiliriz, özellikle Kürt seçmenin oy verebileceği bir cumhurbaşkanı adayı profili milletvekili seçimlerine de olumlu yansıyacaktır. CHP, şaibesiz, yüksek profilli adaylarla birçok ilde milletvekili çıkarabilir. Deva Partisi de süreçteki gelişmelere göre bölgede iddiası olan diğer bir parti olacaktır. HDP diğer seçimlerden farklı olarak bölgeden çok Türkiye’nin batısında, özellikle de büyük şehirlerde oylarını artırmaktadır. İstanbul, İzmir, Adana, Mersin gibi şehirlerde HDP, Kürt seçmenle birlikte CHP’nin solundaki seçmenin de adresi haline gelmektedir.

'SEÇMEN ADAYA BAKACAK'

6 muhalefet partisi lideri birlikte yemek yedi. Fotoğrafta HDP yoktu. Bu, seçime kadar böyle devam ederse, Kürt seçmenin özellikle cumhurbaşkanı seçimindeki davranışını nasıl etkiler?

Bu fotoğraf HDP’nin Millet İttifakı’nın bir bileşeni olmayacağını göstermektedir. Benim düşünceme göre seçime kadar da ittifak konusunda yeni bir gelişme olmayacaktır. HDP seçime tek başına ya da bazı diğer partilerle Millet İttifakı’ndan ayrı olarak girecektir. Bunun cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinde mutlaka bir etkisi olacaktır. Başka bir ifadeyle HDP’nin bütün seçmenleri blok halinde Millet İttifakı’nın adayına oy vermeyecektir. Bu durumda cumhurbaşkanı adaylarının nitelikleri ön plana çıkacaktır. Kürt seçmen adayları bireysel olarak değerlendirip kararını ona göre verecektir.

'AŞİRETLERİN ETKİSİ KALMADI'

CHP’nin bölge illerinde daha aktif rol almaya başladığı gözlemleniyor. Kılıçdaroğlu’nun Kürt meselesiyle ilgili ‘ılımlı’ açıklamaları oldu. Öte yandan aşiretlerden katılımlar da oldu? CHP cenahındaki bu gelişmeleri Kürt seçmen nasıl okuyor, yorumluyor?

2019 Yerel seçimlerinden sonra CHP doğru politikalarla Kürt seçmenden oy alabileceğini görmüş ve başarı için bunun da çok önemli olduğunu anlamıştır. Bunun sonucu olarak, politikalarını buna göre belirlemeye başlamıştır. Fakat CHP, Kürtlerden oy alma politikasını aşiretler ya da diğer partilerden transferler üzerinden yürütürse, önemli bir başarı sağlayamayacağını söyleyebilirim. Türkiye genelinde bireyselleşme yönünde yaşanan sosyolojik dönüşüm daha hızlı bir şekilde bölgede de yaşanmaktadır. İnsanlar aşiret gibi kan ve soy bağına dayalı geleneksel yapıların bir üyesi olarak kendilerini görüyorlar fakat bu yapıların başta siyasal tercihleri olmak üzere kendilerini ilgilendiren karar alma süreçlerinde etkili olmasını istemiyorlar. Kısaca bölgede geleneksel yapıların, bireyler üzerinde hiyerarşik otoriter ilişkiler üzerinde denetim kurduğu toplumsal yapı ortadan kalkmıştır.

'AK PARTİ BÖLGEDEKİ OYLARINI KORUMAK İSTİYOR'

‘Çözüm süreci’nden sonra Cumhur İttifakı ya da daha doğru bir ifadeyle AK Parti Kürt oylarından umudunu kesti diyebilir miyiz?

AK Parti’nin HDP’ye oy veren seçmen kitlesi dışında Kürtlerde her zaman bir oy tabanı olmuştur. Bazı seçimlerde bu oy oranı artmış bazı seçimlerde ise azalmıştır. AK Parti’nin hedefinin önümüzdeki seçimlerde de oy oranını en azından önceki seçimlere yakın bir oranda tutmak olduğunu söyleyebiliriz. Benim gözlemime göre de AK Parti’nin oylarında dramatik bir değişim olmayacağıdır.

Seçim öncesi AK Parti’den yeniden bir açılım hamlesi beklenebilir mi? Bu hamlenin Kürt seçmenden karşılık bulabilmesi hangi adımlarla karşılık bulabilir?

Seçim öncesi daha önceki çözüm sürecine benzer bir açılım politikası beklemiyorum. Çünkü çözüm süreci döneminin reel politik ortamıyla bugünün sosyolojisi önemli ölçüde değişmiştir. Sadece yerel seçim döneminden daha ılımlı bir dil ve politika beklentisindeyim.

'KİMLİK TARTIŞMASI BELİRLEYİCİ OLACAK'

Türkiye’de siyasi ve ekonomik kriz var. Buna rağmen Kürt seçmen için kimlik meselesi hala önceliklidir diyebilir miyiz?

1991 seçimlerinden beri bütün seçimlerde Kürt meselesi seçimlerin en önemli belirleyicisi olmuştur. Kürt seçmen için önümüzdeki seçimlerde de etki oranı azalmakla birlikte seçmen davranışını belirlemede kimlik tartışmaları belirleyiciliğini koruyacaktır.

Genç seçmenin beklentileri nelerdir ve seçimde nasıl bir rol oynayacak?

Giderek her ülkede gençlerin davranış biçimleri ve beklentileri birbirine benzemektedir. Türkiye’de de gençlerde sosyo-ekonomik kökenlerinin ötesinde bir ortak davranış biçiminden söz edebiliriz. Bu ortak davranış biçiminin en önemli yanı daha özgürlükçü ve farklılıklarıyla birlikte yaşam kültürünün daha gelişmiş olmasıdır. Gençlerin bu tutumunu temele alıp bunu ekonomik politikalarla destekleyebilen partilerin genç seçmende oy oranın artması beklenebilir.