“Herkesin Hayır’ı kendine” diyen HDP, bu kez “Hayırda yarışma”ya çağırdı.

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi için yapılan referandumda yüzde 90 oyla en büyük desteği Kürt seçmenin verdiğini hatırlatan HDP sözcüsü Ayhan Bilgen, bu referandumda ise “Hayır”ın en güçlü çıkacağı yerlerin yine Kürt seçmenin bulunduğu yerler olacağını söyledi.

10 yıl önce yapılan referandumda nasıl “doğruya doğru” denildiyse bugün de aynı şekilde “yanlışa yanlış” denileceğini savunan Bilgen’e göre partisini eleştiren “HDP seçmeninin AKP’ye sempati duyduğu yorumunu yapanlar hayal kuruyor”.

HDP sözcüsü Ayhan Bilgen, Meclis’te kabul edilen anayasa değişikliği, OHAL’de referandum, HDP’nin referandum kampanyası ve seçmenin sandık tavrıyla ilgili Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya'nın sorularını yanıtladı.

OHAL’in iktidar açısından “Hayır” diyenleri daha kolay cezalandırma dışında bir kolaylığı olmadığını söyleyen Bilgen, HDP’nin de bu bakış açısına karşı referandumda aslında OHAL’i oylayacağını söyledi.

‘MHP’DE YÜZDE 60, AKP’DE YÜZDE 20 RAHATSIZLIK VAR’

Referandum sürecinde kilit partilerden biri olarak MHP gösteriliyor. Bilgen’e göre de MHP’deki rahatsızlık yüzde 60’larda. Ama AK Parti seçmeni de yek vücut değil:

“Hem MHP hem AKP kitlesinde rahatsızlık olduğu kanaatindeyim, anketler de bunu gösteriyor. Adı konulmuş bir Başkanlık sistemine ikna edilemeyen MHP ve AKP seçmeni ucube bir Cumhurbaşkanlığı tarifi yapılarak ikna edilemez. O kitlenin rahatsızlığı, kaygısı bir kelimeye duyulan alerji değildi. Adını değiştirdiğinizde sorunu da çözmüş olmuyorsunuz. Bu yönetim tarzına, geleceğe dair bir kaygıdan besleniyor. Bu kaygıları giderecek bir pratik de sergilenmiyor. Tam tersine pekiştirecek bir tutum var. Bizim araştırmalarımıza göre MHP’de rahatsızlık yüzde 60’ların üzerinde. AKP’de yüzde 20’lere yaklaşıyor. Bu oranlar evet-hayırın birbirine yakın bir noktada olduğunu gösteriyor.”

"EZBER BOZULMALI"

Peki, “Herkesin hayırı kendine” diyerek bu değişikliğe karşı tüm kesimleri kendi hayırlarını örgütlemeye çağıran HDP’nin “Hayır” kampanyası nasıl olacak? “Bizim hayali kurgulara ihtiyacımız yok, “Hayır” için onlarca gerekçemiz var” diyen Bilgen, bu gerekçeleri şöyle sıraladı:

“Kürtler 1 yıldır yaşadıkları ile ‘hayır’ demenin zorunluluğunu iliklerine kadar hissediyor. Burada tarafları birbiri ile korkutup, kuşatma baskı altına alma yönündeki ezber bozulmalı. Bizim ‘Hayır’ da bunun üzerine kurulu. Birlikte yaşamanın başka bir yolunu, hukukunu bulmalıyız. 

Demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü, ayrımcı olmayan bir anayasaya ihtiyacımız olduğu için ‘hayır’ diyoruz. Bizim hayır oyumuzu korkular oluşturmuyor. Başka bir yaşam umudunu var etmek, bunun iradesini görünür kılmak, özgüveni inşa etmek için hayır kampanyası yürütüyoruz. 

Referandum sabahı sonuç ne olursa olsun Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. ‘Hayır’ çıktığında Türkiye’nin birkaç yıldır yaşadığı kabustan uyanacağını düşünüyorum. Referandum boyunca da nasıl bir Türkiye istediğimizi anlatacağız. Bizim hayır kampanyamız ‘istemezük’ modunda olmayacak. Biz ‘Özgürlük barış pekala mümkündür. Emeğin istismarını önlemek mümkündür. Çocuk istismarını önlemek mümkündür. Kadına dönük şiddeti önlemek mümkündür. Bu da ancak senin geleceğine sahip çıkmanla siyasete doğrudan müdahale etmenle mümkün olur’ diyeceğiz.”

‘AKP, MHP SEÇMENİNE ‘KORKMA’ DEMELİYİZ’

“Herkesin hayırı kendine” diyen HDP’nin referandum kampanyasıyla ilgili ipuçlarından biri de “Hayırda yarışma” söylemi. Bilgen bu söylemin anlamını da şöyle açıkladı:

“Hayır, aynı zamanda dini literatürde iyilik demek, Hayırda yarışmak bu anlamıyla iyilikte yarışmak. Yeniden kurucu bir irade geliştireceksek bunu birbirimizin kötülüğü, çekememe, nefret söylemi üzerine değil hepimizin iyiliği için bir hayır üreterek yapmak zorundayız. AKP, MHP seçmenine “korkma” dememiz gerekiyor. 

‘SANDIKTA TAYBET ANA’NIN HESABINI SORACAKLAR’

7 Haziran seçimleri sonrası yeniden başlayan çatışmalı sürecin ardından doğu ve güneydoğuda nasıl bir tablo ortaya çıkacağı, AK Parti’nin seçmenden nasıl oy isteyeceği merak konusu. Bilgen’e göre üç başlık var:

“Güvenlik politikaları, jandarma ile engelleme, polis ile korkutma dışında söyleyebilecekleri, vaat edebilecekleri hiçbir şey yok. Bir el altından dini semboller kullanarak Kürt muhafazakarları motive edecek ifadelerle kampanya yürütecekler. 

İkincisi, gizli görüşmeler, ‘Erdoğan güçlü şekilde evet çıkarsa bir şeyler yapacak’ gibi dedikodular yayacaklar. Batıda ulusalcı söylemi burada tersini kullanacaklar. Üçüncüsü Kürtlerin darbe karşıtlığını kullanıp 15 Temmuz istismarı yapacaklar. Ama Kürtler bütün bunları boşa çıkartacak akla ve politik argümanlara sahip. Kürtler hafızası en diri, en zor şartlarda mücadeleyi seçmiş bir halk. Bundan daha ağırını yaşadılar. Ben sandıkta Taybet Ana’nın hesabını soracaklarını düşünüyorum.”

‘KİMİN HAYIR’I DAHA ÇOK ÇIKACAK, GÖRECEKLER’

Kulislerde yaşanan çatışmalı sürece tepki olarak HDP seçmeninin sandığa gitmeyebileceği konuşuluyor. Bu iddiayı reddeden Bilgen, “Hodri Meydan” dedi:

“Demokratik siyasete bir tepki var. Siyasetin sorunlarını çözmemesi nedeniyle bir eleştiri var. Biz bu eleştiriden payımıza düşeni alacağız. Özeleştirimizi yapacağız, ama bize dönük eleştiriyi AKP’ye dönük bir sempati gibi yorumlayanlar hayal kuruyor” dedi. 

Haberin tamamını okumak için tıklayın...