Türkiye ilk kez ‘özgür olmayan’ ülkeler kategorisinde

“Daha önce “kısmen özgür” kategorisinde bulunan Türkiye’nin notu 2014’ten beri hızlı düşüşte”

Türkiye ilk kez ‘özgür olmayan’ ülkeler kategorisinde

Merkezi ABD’nin Washington kentinde bulunan Özgürlük Evi (Freedom House), 2018 Dünyada Özgürlükler Raporu’nu açıkladı.

“Demokrasi Krizde” başlığı verilen yıllık raporda, Türkiye ilk kez “özgür olmayan” ülkeler kategorisine düşürüldü. Türkiye, aynı zamanda son 10 yılda en çok puanı düşürülen ülke de oldu.

Türkiye daha önce “kısmen özgür” kategorisindeydi.

Amerika’nın Sesi’nin haberine göre raporda Türkiye’nin notu, geçen yıla göre 6 puan geriledi.

Raporda Türkiye’nin notu geçen yıla göre 6 puan geriledi. Türkiye, son 10 yılda da 34 puan düşüşle raporda bu zaman diliminde en çok puanı düşürülen ülke oldu.

Dünya genelinde özgürlüklerin durumunu takip eden kuruluş, raporunun Türkiye’yle ilgili değerlendirme bölümünde, Türkiye’nin “kısmen özgür” kategorisinden “özgür değil” kategorisine düşürülmesinin, “Dünyada Özgürlükler raporlarında uzun ve giderek hızlanan düşüşünün bir neticesi olduğunu” belirtti.

Raporda bu yılki ek düşüşün nedeni olarak, “Gücü cumhurbaşkanlığında toplayan, derinden kusurlu anayasa referandumu, seçilmiş belediye başkanlarının hükümet tarafından atananlarla toplu olarak değiştirilmesi, insan hakları aktivistleri ve diğer ‘devlet düşmanı’ olarak nitelenen kişilere yönelik keyfi kovuşturmalar, devlet memurlarına yönelik devam eden temizlik operasyonları” gösterildi.

Raporda, tüm bu gelişmelerin, vatandaşları hassas konularda görüşlerini ifade etmede tereddüt içinde bıraktığı tespiti yapıldı.

“Türkiye gibi 10 yıl önce umut vadediyor görülen bazı ülkelerin şimdi otoriter yönetimlere kaydığı” değerlendirmesine yer verilen raporda, şunlar kaydedildi:

“Türkiye’nin notu 2014’ten beri hızlı düşüşte. Bu durum, basına, sosyal medya kullanıcılarına, protestoculara, siyasi partilere, yargıya ve seçim sistemine yönelik artan saldırılar dizisinden kaynaklandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, giderek daha kötüleşen yerel ve bölgesel güvenlik ortamında devlet ve toplum üzerinde kişisel kontrol dayatmak için uğraşıyor.

Erdoğan, iktidar partisi içindeki eski müttefikleri ve rakiplerini devre dışı bıraktı, medya sahipliğini kendi ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirdi ve anlamlı kontrol ve denge mekanizmalarına sahip olmayan bir ‘süper-cumhurbaşkanlığı’ yaratmak için popüler olmayan bir anayasa referandumunu dayattı. Temmuz 2016 darbe girişimine yanıtı, giderek genişleyen bir cadı avına dönüştü. 60 bin civarında kişi tutuklandı, 160’ın üzerinde medya kurumu kapatıldı ve 150’nin üzerinde gazeteci hapse atıldı.

Parlamentodaki üçüncü büyük partinin liderleri cezaevinde ve ülke genelinde 100’e yakın belediye başkanı, acil tedbirler ya da cumhurbaşkanının siyasi baskısı yoluyla görevden alındı. Hatta hükümet, baskıcı uygulamalarını Türkiye’nin sınırları dışına bile taşıdı. Diğer etkilerin yanında, İnterpol’ü de yurtdışındaki eleştirel kişileri yakalamak için “kırmızı bülten” yağmuruna tuttu.”

Özgürlük Evi’nin raporunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “15 Temmuz darbe girişiminden sonra muhalif olarak algıladığı kişilere karşı baskıcı uygulamalarını genişlettiği ve yoğunlaştırdığı, bu durumun Türk vatandaşları üzerinde vahim sonuçlar yarattığı” belirtildi.

Raporda, “kaotik temizlik operasyonları, gözaltına alınan Türk vatandaşları, kapatılan medya kurumları ve el konulan işletmeler açısından doğurduğu vahim neticelere ilaveten, Kürt azınlığa karşı girişilen saldırıyla da iç içe hale geldi. Bu durum da Türkiye’nin komşu Suriye ve Irak’a diplomatik ve askeri müdahalelerini körükledi” denildi.

Kaynak: Amerika’nın Sesi

Güncelleme Tarihi: 16 Ocak 2018, 14:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER