Türkiye'deki korona ölümlerinde 'kod' tartışması

Türkiye’nin DSÖ’nün kodları doğrultusunda şüpheli Covid-19 vakalarını bildirmemesi tartışma konusu

Türkiye'deki korona ölümlerinde 'kod' tartışması

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından Covid-19 salgını için önerilen uluslararası tanı kodlarını Türkiye kullanmadığı için ölüm sayılarının daha düşük olduğuna dair tartışma devam ediyor.

Türk Tabipler Birliği’nin açıklamasına göre, DSÖ Covid-19 hastalığı için iki uluslararası kod (U07.1 ve U07.2) önerdi. İlk kod (U07.1) testlerle tanısı konulmuş kesin pozitif vakalar için, ikinci kod (U07.2) ise testi negatif çıksa da klinik-epidemiyolojik açıdan kuşkulu/olası vakalar için kullanılıyor. Bu vakalar ‘Covid-19 virüs tanımlanmamış’ kodu olarak bildiriliyor. Ancak ikinci kod Türkiye tarafından kullanılmıyor. Bazı ölümler kayıtlara “bulaşıcı hastalık ya da doğal ölüm” olarak geçmeye devam ediyor. TTB bu kodun kullanılmamasının salgının gerçek boyutunun ortaya çıkmasını engellediğini savunuyor.

BAKAN KOCA: PCR TESTİ YAPAN ÜLKELERE ‘ŞÜPHELİ’ KOD ÖNERİLMİYOR

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son yaptığı basın toplantısında bu konudaki soruya DSÖ’nün “şüpheli” kodunu PCR testi yapılmayan ülkeler için önerdiğini, PCR testi yapabilen Türkiye içinse “doğrulanmış vaka” şeklinde kod verdiğini söyledi. Bakan Koca ayrıca Türkiye’de vaka sayısıyla ilgili şeffaflığa dikkat çekti, DSÖ’nün de bildirimleri ‘takdirle andığını’ söyledi.

‘ABD PCR TESTİ YAPMIYOR MU?’

Ancak bu açıklama TTB’yi ikna etmedi. TTB Başkanı Sinan Adıyaman, DSÖ’nün vaka kodlarıyla ilgili açıklamasından sonra New York’ta test yapılmamış ama klinik, epidemiyolojik, radyolojik olarak Covid-19 bulgusu saptanmış ölen hastalara da Covid-19 tanısı verilerek sayının ikiye katlandığını hatırlattı, “ABD PCR testi yapamıyor mu?” diye sordu.

ABD’nin yanı sıra PCR testi yapan İngiltere, İskoçya, Almanya ve Yeni Zelanda gibi ülkeleri de sayan Adıyaman, “Aslında bakan soruya da tam yanıt vermedi. Hep bir algı operasyonu var. DSÖ bizi övüyor, diyorlar. DSÖ Başkanı Türkiye’yi övmedi, yardım yaptığımız için teşekkür etti, sadece” dedi.

‘SAYILARI AZ GÖSTERMEK ÖNLEM ALINMAMA RİSKİ DOĞURUYOR’

Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre, Adıyaman vaka ve ölümlerde her iki kodun da kullanılması konusunda ısrarlarının nedenini şöyle açıklıyor:

“Biz şunu söylüyoruz. DSÖ böyle bir kod kullanımı öneriyor. Bunun yapılmaması pandemi sırasında ölüm sayılarının az gözükmesine yol açıyor. Böylece sorunun boyutunun tam olarak belirlenememesi ve alınması gereken halk sağlığı önlemlerinin yeterince alınmaması riski doğuruyor.”

‘ÇİN ÖLÜM RAKAMLARINI REVİZE ETTİ, BAKAN YANLIŞ BİLGİLENDİRİLİYOR’

Bu arada korona virüsü salgınının ilk ortaya çıktığı Çin de “raporlama hatası” diyerek vaka ve ölüm sayılarını güncelledi. 2 bin 579 olan can kaybına, kendi evlerinde hayatlarını kaybettiği için salgına ilişkin bilgi sistemine dâhil edilmeyen, bazı gecikmeli veya yanlış bildirilen bin 454 ölüm vakası daha eklendi, toplam vefat sayısı ise 3 bin 869 olarak tashih edildi.

TTB Başkanı Adıyaman, Çin’in “şüpheli” vakaları da eklediği yeni açıklamaya dikkat çekti, PCR testi yapılmamış ama klinik bulgularla Covid-19 tedavisi uygulanan kişilerle ilgili bilimsel bir makale de yayınladığını hatırlattı. Adıyaman, Bakan Koca’nın bu açıdan yanlış bilgilendirildiğini düşündüğünü söyledi.

‘GERÇEK NEYSE ONU ORTAYA KOYMALIYIZ’

Türkiye’deki kodlamada Covid-19 negatif çıkanlar için ölüm nedeni olarak DSÖ tarafından önerilen “virüs tanımlanmamış Covid-19” kodu kullanılmadığı için viral pnömoni, bulaşıcı hastalık veya doğal ölüm kodları yazıldığını anlatan Adıyaman şunları söyledi:

“Her akşam Covid-19’dan kaybettiğimiz vaka sayısı açıklanıyor. Bu yine yapılsın ama ayrıca bununla birlikte Covid-19 şüphesi ile tedavi edilen ama PCR testi negatif çıkmış ya da test yapılmamış vakalar da şüpheli olarak ayrı kategori olarak paylaşılabilir. Bizim derdimiz ölü saymak değil. Bunlar veridir. Tıp biliminin amacı da bu verilere bakarak sorunun büyüklüğünü ve hangi tedbirlerin bir arada alınması gerektiğini göstermektir. Biz gerçekçiyiz, siyaset yapmıyoruz. Bilimsel verilerin net şekilde ortaya konulması için mücadele ediyoruz. Karanlık tablo ya da iyi tablo çizmek durumunda değiliz. Gerçek neyse onu ortaya koymak zorundayız. Kodlamadan dolayı Covid-19’dan ölenlerin sayısı muhtemelen daha fazla. Gelen bilgiler de bu yönde. Biz bunu açıkla diyoruz. Ki ona göre insanlar önlemlerini alsınlar, sorunun büyüklüğünü anlasınlar.”

’10 NİSAN DEĞİŞTİRMEZSE MUHTEMELEN GELECEK HAFTA TEPE NOKTASI GELECEK’

TTB, Çin’de salgının ortaya çıkmasının ardından Covid-19 İzleme Grubu oluşturmuştu. Bu grupta yer alan Halk Sağlığı Uzmanı Kayıhan Pala’nın salgının 20-27 Nisan haftasında tepe noktasına gelebileceği yönündeki sözlerini de hatırlatan Adıyaman, “Muhtemelen gelecek hafta tepe noktasına gelecek. 10 Nisan Cuma’sı bunu değiştirir yeni bir dalgalanma olabilir ama onun dışında açıklamalar nisan sonu mayıs başını işaret etti. Bazı bilim insanları haziran başını da işaret ediyor ama elimizde veri olmadığı için tam bir yorum yapmak mümkün değil” dedi.

TTB olarak uyarılarını yapmaya ve soru sormaya devam edeceklerini söyleyen Adıyaman, “Tek bir emelimiz var o da bir hastamızı az kaybetmek” dedi.

Kaynak: Duvar

Güncelleme Tarihi: 19 Nisan 2020, 15:47
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER