Sur'da emsal karar: Kültür varlığının acele kamulaştırılması hukuka uygun değil

Suriçi’nde yaşanan çatışmalardan sonra Bakanlar Kurulu tarafından acele kamulaştırma kararı alınarak bölgenin önemli bir kısmı afet alanı ilan edilmişti

Sur'da emsal karar: Kültür varlığının acele kamulaştırılması hukuka uygun değil

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, emsal niteliğinde bir karara imza atarak Diyarbakır Suriçi'ndeki kültür varlığı Dengbej Evi'yle ilgili acele kamulaştırma kararını iptal etti. Karar acele kamulaştırma kararı alınan ve daha sonra yıkılan kültür varlığı niteliğindeki yapıları yakından ilgilendiriyor.

Diyarbakır'ın sit alanlarından biri olan ve önemli kültür varlıklarına ev sahipliği yapan Suriçi'nde yaşanan çatışmalardan sonra Bakanlar Kurulu tarafından acele kamulaştırma kararı alınarak bölgenin önemli bir kısmı afet alanı ilan edilmişti.

Rıfat Doğan'ın Artı Gerçek'te yer alan haberine göre, acele kamulaştıma kararı kapsamında kalan çok sayıda tescilli kültür varlığı yapı yıkılmıştı. Kamulaştırma kararı alınan kültür varlığı niteliğindeki yapılardan biri de Mimarlar Odası'na ait Dengbej Evi'ydi. Oda, hem kendisine ait bu yapı hem de diğer yapılarla ilgili alınan acele kamulaştırma ve riskli alan kararları için yargı yoluna başvurdu. Danıştay 6. Dairesi bu talebi reddetti. Oda, kararın bozulması için temyiz talebini bir üst kurul olan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na (DİDDK) taşıdı.

TETKİK HAKİMİ: KÜLTÜR VARLIĞI ACELE KAMULAŞTIRMA KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEMEZ

DİDDK tetkik hakimi Oda'nın kendisine ait kültür varlığı niteliğindeki yapıyla ilgili talebini yerinde görerek, "Korunması gerekli kültür varlığı olan taşınmazların 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi hukuken mümkün olmadığından, bu nitelikteki dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına yönelik dava konusu Bakanlar Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı; bu nedenle temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozularak, söz konusu Bakanlar Kurulu kararının dava konusu taşınmaza yönelik kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir" tespitinde bulundu.

KORUMA KANUNUNDA BÖYLE BİR ATIF YOK

DİDDK de hakimin düşüncesini yerinde görerek kültür varlığı niteliğindeki yapıları ilgilendiren 2863 sayılı Koruma Yasası'nı hatırlattı ve 'acele kamulaştırma' kararına yasada atıf yapılmadığını belirterek şu ifadelere yer verdi:

"Yasada bu nitelikteki taşınmazların kullanımı ve devri ile bu taşınmazlara yönelik fiziki müdahalelere ilişkin tüm usul ve esaslar kurala bağlanmış, taşınmaz kültür varlıklarının kamulaştırılması konusunda yetkili olan idareler tarafından izlenmesi gereken usul ve prosedürler ayrıntılı olarak belirtilmiş; ancak özel düzenleme niteliğindeki 2863 sayılı yasanın 15. maddesinde taşınmazların kamulaştırılması konusunda istisnai bir yöntem olan acele kamulaştırmaya ilişkin herhangi bir düzenlemeye ya da bu konuda 2942 sayılı Kanunun 27. maddesine yönelik herhangi bir atıfa yer verilmemiştir."

Üst kurul, Bakanlar Kurulu'na kültür varlıklarını acele kamulaştırma yetkisi olmadığına dikkat çekerek, "Korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olan taşınmazların 2942 sayılı 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma usulü kapsamında değerlendirilebilmesi hukuken mümkün olmayıp, aksi yöndeki yaklaşımın, korunması gerekli kültür varlığı olan taşınmazların bu niteliğinin göz ardı edilerek, kamulaştırmalarda 2863 sayılı yasa uyarınca öngörülen sürecin ve kamulaştırmaya yetkili olan ilgili idarelerin bu yetkilerinin bertaraf edilmesine sebebiyet verebileceği açıktır" dedi.

ACELE KAMULAŞTIRMA KARARI HUKUKA UYGUN DEĞİL 

Mahkeme açıkladığı gerekçelerle Danıştay 6. Dairesi'nin ret kararında hukuka uyarlık bulunmadığını belirterek söz konusu kararını bozdu ve gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:

"Yukarıda yer verilen değerlendirmeler doğrultusunda, korunması gerekli kültür varlığı olan taşınmazların acele kamulaştırılması hukuken mümkün olmadığından, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca tesis edilen 21/03/2016 günlü, Bakanlar Kurulu kararının sivil mimarlık örneği korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan Diyarbakır İli, Sur İlçesi, Ziya Gökalp Mahallesi, 415 ada, 15 parsel sayılı dava konusu taşınmaza yönelik kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir." 

DİĞER TESCİLLİ KÜLTÜR VARLIKLARI İÇİN DE EMSAL OLACAK

TMMOB Mimarlar Odası Avukatı Berna Çelik, "Danıştay taşınmaz kültür varlıklarının 2863 sayılı Koruma Kanunu'na tabi olduğunu, riskli alanda bulunsa da bu niteliklerinin gözardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak acele kamulaştırma kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığına karar verdi" dedi. 

"Riskli alan ilan edilen Suriçi'nde 147 anıtsal 448 sivil mimarlık örneği yapı bulunuyordu" diyen Çelik, "Bu karar acele kamulaştırma kararı verilen diğer tescilli taşınmaz kültür varlıkları için emsal olacaktır. Karar kesin olarak verilmiştir" ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 09 Kasım 2018, 16:40
YORUM EKLE