Sivillere cezai sorumsuzluk 1931 kanunu hatırlattı

Dün yayımlanan KHK’da yer alan madde, “Terörle mücadele’ adı altında işlenecek her suç artık cezasız kalacak” şeklinde yorumlandı

Sivillere cezai sorumsuzluk 1931 kanunu hatırlattı

15 Temmuz darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL kapsamında çıkarılan 696 sayılı KHK 1931 yılında çıkarılan kanunu anımsattı.

1931 yılında çıkarılan kanunda Van’ın Erciş ilçesinde yaşanan “Zilan olaylarının bastırılmasında” yer alan bekçi, korucu, milis ve ahalilerin yargılanmasının yolu kapatılmıştı.

Özgürüz’den Fırat Yeşilçınar’ın haberine göre, 696 sayılı KHK ile ise “Darbe girişimi ve terör eylemlerinin bastırılması için hareket ettiği” ileri sürülen sivillere cezai sorumsuzluk getirildi.

8 Kasım 2016 tarihli kararnamenin 37’nci maddesine “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır” fıkrası eklendi.

İfade edilen ek, “Terörle mücadele’ adı altında işlenecek her suç artık cezasız kalacak” şeklinde yorumlandı.

Muhalefet liderleri ve hukukçular, uygulamanın “İç savaşa” neden olabileceğini söylüyor. Söz konusu değişikliğin bir benzerinin de 29 Temmuz 1931 Çarşamba günü çıkarıldığı ortaya çıktı.

20 HAZİRAN’DAN İTİBAREN GEÇERLİ

“İsyan mıntıkasında işlenen ef’alin suç sayılmayacağına dair kanun” başlığı ile getirilen düzenleme ile 1930 yılında Van’ın Erciş ilçesindeki Zilan Deresi’nde yaşanan olayların “bastırılmasında” yer alan bekçi, korucu, milis ve ahalilerin yargılanmasının yolu kapatıldı.

1850 sayılı Kanunun 1. maddesinde, “Erciş, Zilân, Ağrıdağ havalisinde vuku bulan isyanla, bunu müteakip birinci umumî müfettişlik mıntakası ve Erzincanın Plümür kazası dahilinde yapılan takip ve tedip hareketleri münasebetler ile 20 haziran 1930 dan 1 kânunuevvel 1930 tarihine kadar askerî kuvvetler ve Devlet memurları ve bunlarla birlikte hareket eden bekçi, korucu, milis ve ahali tarafından isyanın ve bu isyanla alâkadar vak’aların tenkili emrinde gerek müstakillen ve gerek müştereken işlenmiş ef’al ve harekât suç sayılmaz” ifadeleri yer alıyor.

Aynı kanunun 2. maddesinde de “Bu kanun neşri tarihinden muteberdir” deniliyor.

AKIN BİRDAL: MİLİS GÜÇLER AKLANDI

11 Mart 2010 tarihinde ise Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekili, konuya ilişkin Meclis araştırması açılmasına ilişkin önerge verdi. Fakat önerge reddedildi.

20 milletvekili içerisinde yer alan Akın Birdal, “Döneminde korucular ve sivil görünümlü milis güçler aklandı” diyerek, 1930’da çıkarılan kanun ile bugün çıkarılan kanundaki zihniyetin aynı olduğu ifade etti.

Birdal, “Demokratik basın açıklamaları ve gösteriler bu KHK kapsamında terör niteliği taşıyacak ve buna karşı yapılacak eylemlere saldırılara zemin hazırlanıyor. Tepki göstermek yerine topyekün nasıl karşı çıkılır buna bakmak lazım” dedi.

Kaynak: Özgürüz

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2017, 14:46
YORUM EKLE