Şansal: Siz hala belediye başkanlığı seçimi diye debelenirken Üsküdar’da at değil merkepler eşeleniyor

Şansal: Siz hala belediye başkanlığı seçimi diye debelenirken Üsküdar’da at değil merkepler eşeleniyor

Barbaros Şansal, Belçika'da bir başkanın hikayesini yazdı. İstanbul seçimine de atıfta bulunan Şansal, "Siz hala belediye başkanlığı seçimi diye debelenirken Üsküdar’da at değil merkepler eşeleniyor! Haydi bir daha! Makarnaya karnımız tok" diye yazdı.

Şansal'ın T24'te yer alan yazısı şöyle:

Kilise ve ve Belediye binasının olduğu Orta Çağ meydanına ulaştığınızda ilk önce her yeri kaplayan kahvehaneler dikkatinizi çekecek. Sonra da o kahveleri dolduran rengarenk, güleryüzlü ve mutlu, dünyanın her yerinden gelen yüzlerce insan… Hele de güneşli bir akşam üstü ise değmeyin keyfinize!. 

Hemen sağa kıvrılıp eski postahaneye doğru uzanan dar alışveriş caddesine dalacaksınız. Birbirine yaslanmış kesme taş ve kırmızı tuğla harika binalar peşi sıra Johny Flamingo adlı hamburgeciye ulaşacaksınız. Hiç düşünmeden dalın içeriye! Rezervasyonunuz yoksa sıkıntı olabilir ama Burcu Karaaslan mutlaka size bir küçük masa önerecektir.

Belçika’nın Diest kentindesiniz. Artık, sıradan insanların sıradışı hayatlar yaşadığı medeniyetin tam da göbeğindesiniz. Etrafınızı bir gözleyin. Koning Albertstraat 59 numaradaki bu mekan, size tokat gibi bir hayat dersi verecek. Mesele, yiyecek içecekten ziyade aklınızın zor alacağı bir gerçek ile mantığınız ve yaşadığınız kaosun içinden size görünecek.  

Upuzun boylu, güleryüzlü, 50’li yaşlarını çoktan geçmiş bir garson sipariş için size gelecek. Son derece nazik bir şekilde yiyecek ve içecek siparişlerinizi adisyona geçecek. Hızlıca başlayacak servis. Tek elindeki tepsiyi onca kalabalığın içinde titretmeden getirip içeceklerinizi bardaklarınıza döküp bir de teşekkür edecek.

Nesi var bunun şimdi diyeceksiniz değil mi?! Hani bir reklam vardı: “… Arkadan kuzu dolması, makarnaya sıra gelinceeeee… Garson Ece getir. Garson Ece getir. Afiyet olsun!..”

Garsonluktan “Başkan”lığa…

Christophe De Graef, beyefendi garsonumuzun adı. Haftada 3 gün bu mekanda garson olarak çalışıyor. Çok varlıklı, iyi eğitimli, yakışıklı. 4 dil konuşuyor. Liberal Parti’de yıllardır üst düzey siyaset yapıyor. Kimsenin pek umurunda değilken o sadece işini yapıyor. Bir gün televizyonda röportajı bile yayınlanıyor. Herkesin tanıdığı ve selamlaştığı biri…

Sonra seçimler geliyor ve Belediye Başkanı seçiliyor. Ama o Johny Flamingo’da haftada 3 gün garsonluk yapmaya devam ediyor!..

Tanışıyoruz. Ben ona defilelerden resimlerimi, o ise bana, o gün resmi kurdelası üzerinde olduğu halde son kıydığı nikahın resmini gösteriyor.

Sokaklar tertemiz, Şehir kimliğini koruyor.

Siz hala belediye başkanlığı seçimi diye debelenirken Üsküdar’da at değil merkepler eşeleniyor!

Haydi bir daha! Makarnaya karnımız tok. Garson bira getir, garson bira getir… Afiyet olsun!..

Demokrat Haber'e destek vermek ister misiniz? >>>

YORUM EKLE
YORUMLAR
kaderimizi degistirmek elimizde
kaderimizi degistirmek elimizde - 7 ay Önce

yakinda 100. yilini dolduracak olan "laik, demokratik" Turkiye Cumhuriyeti'ni 2000 yilina kadar -- yani 80 yil boyunca-- yerinde saydiran laik kemalist/Ataturkcu partilerden yonetimi devr alan AKP-Erdogan, ilk 10 yıllık iktidarında surdurdugu demokratik toplumcu politikalarini sururseydi belki de Turkiye su anda bu guzel makalede anlatilan o gercek guzel, mutlu ve medeni Avrupa ulkesi gibi olabilmek icin buyuk basarilar gerceklestirmistir.
Alenen fa$ist, irkci kemalist MHP ile ittifak kuran Erdogan-AKP hareketi, Kemalizm/Ataturkculgu islamcilikla harmanlastirmistir, ve boylece hem Turkiyeyi laik partiler donemindeki durumdan bile dahada vahim, ve her gun dahada geriye goturen bir hale getirmistir.
Yazik, cok yazik !

SIRADAKİ HABER