Polisin öldürdüğü Ali El Hemdan'ın ailesine baskı iddiası

Hemdan’ın davası görüldü. Duruşmaya fail polis F.K., tanıklar ve sanık avukatları katıldı

Polisin öldürdüğü Ali El Hemdan'ın ailesine baskı iddiası

Adana’da Ali El Hemdan’ı katleden polis F.K.’nin tutuklu yargılandığı davanın ikinci duruşmasında aile avukatsız kaldı. Duruşma 18 Şubat'a ertelendi.

Adana’da 28 Nisan günü 17 yaşındaki Ali El Hemdan’ı katleden polis F.K.’nin yargılandığı davanın ikinci duruşması Adana 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya fail polis F.K., tanıklar ve sanık avukatları katıldı.

Duruşmada, Adana ve İzmir baroları ile İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Çağdaş Hukukçular Derneği mahkemeye, müdahillik talebinde bulundu. Talebe ilişkin konuşan avukat Tugay Bek, ilk celsede duruşmaya katılma talebinde bulunan ailenin, bu celsede mahkemeye gelmemesinin, avukatlara vekalet vermekten çekinmelerinin baskıdan kaynaklandığını belirtti. Ancak mahkeme heyeti, “kurumların olaydan zarar görmediği” gerekçesiyle müdahillik talebini reddetti.

‘SENDELEDİM’ İFADESİNİ DEĞİŞTİRDİ

Duruşmada savunma yapan polis F.K., soruşturma aşamasındaki “Sendeledim” ifadesini değiştirerek, “Silahın emniyeti açıktı. Yüzümde maske elimde eldiven vardı. Eldivenden kaynaklı havaya atış yapacakken, kaldırma esnasında silah ateş aldı. Kaza ile oldu” savunması yaptı.

Duruşmada “tanık” sıfatıyla dinlenen polislerden birine mahkeme başkanının “Kaçanları silahla mı kovalıyorsunuz” sorusunu, “Bu bölge sıkıntılı olduğu için silahla kovalıyoruz” diye yanıtladı.

Müdafi avukatları ise Ali El Hemdan’ın pantolonunda 4 adet hap bulunduğunu iddia ederek, hem olayın geçtiği bölgeyi hem de Ali El Hemdan’ın katledilmesini meşrulaştırmaya çalıştı.

DAVA ERTELENDİ

Duruşmada iddia makamı, sanığın tutukluluk halinin devamını istedi.

Mahkeme heyeti, sanığın tutuklu yargılanmasının devamına karar vererek, duruşmayı 18 Şubat 2021 tarihine erteledi.

AVUKATTAN AÇIKLAMA 

Davaya ilişkin konuşan Avukat Yasemin Dora Şeker, mahkeme tarafından temsil ettikleri İHD, ÇHD, İzmir ile Adana barolarının suçtan zarar görmediğini ve bu nedenle davaya müdahillik taleplerinin reddedildiğini söyledi. Şeker, "Bizim bu duruşmada katılma istemimiz reddedildi. Hemdan ailesi bu haliyle avukat yardımından yoksun bırakılmıştır. Usule aykırı işlem yapılmaktadır. Bütün taleplerimiz reddedildi. Duruşmada hazır bulunduğumuz halde katıldığımız duruşmaların dahi tutanaklarının tarafımıza verilmesi talebimiz reddedildi. Mahkeme yazılı vekaletname sunmamamızı gerekçe gösteriyor. Halbuki ölenin babası birinci duruşmada hazır bulunan avukatlara temsil yetkisi verdiğini açıkça beyan etmiştir. Bu beyan kurumsal olarak katılma hakkı verilmese bile ailenin avukatı olarak göreve devam etmemize imkan verdiği halde ve ceza yargılanmasında yazılı vekaletname sunma zorunluluğu olmamasına rağmen mahkemece vekilleri olarak davaya kabul edilmememiz hukuka uygun değildir. Bu durum dosyadaki delillere ulaşmamızı ve yapılan yargılamayı takibi engellemektedir. Bu durum duruşma aleniyetini ortadan kaldırdığı gibi aileyi de hukuki yardımdan yoksun bırakmaktadır. Yine sanık ve sanık ve avukatları savunmada Adana'nın Güney mahalleri ile Kuzey mahallelerinin insanları arasında ayırımcılık yaparak olay yeri olan Güney'deki insanların yaşadığı yerin suç potansiyeli bir yer olduğunu bu nedenle uygulama yapan polisin silahının tetik emniyeti çekili vaziyette görev yaptığını bunun normal olduğunu bu olayda da bu nedenle silahın kazara ateşlendiğini belirterek olaya kaza süsü vermeye çalışmaktadır" dedi.

Kaynak: MA

Güncelleme Tarihi: 14 Kasım 2020, 14:08

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER