Milli Savunma Bakanlığı’ndan İdlib açıklaması

Rusya ile Türkiye’nin sahadaki koordinasyonu ile ilgili bir sorun yaşanmadığı bildirildi

Milli Savunma Bakanlığı’ndan İdlib açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı,  'İdlib'te yaşanacak saldırılara karşılık vermeye hazırız' açıklamasında bulundu.

Öte yandan, güvenlik kaynakları, TSK’nın İdlib’de verilecek her görevi yerine getirmeye hazır olduğunu, emir verilmesi durumunda gereğinin yapılacağını bildirdi.

Veryansın Tv'nin haberine göre, açıklamada, “Türkiye, gözlem noktalarına yapılacak saldırılara en sert şekilde karşılık verecek. Türk askeri, bölgede çatışmaların durdurulması ve ateşkesin sağlanması noktasında önlemlerini alıyor ve almaya da devam edecek. Gözlem noktalarındaki personel zaman zaman rotasyona tabi tutuluyor ancak bugüne kadar noktaların tahliyesi anlamında hiçbir işlem yapılmadı” denildi.

Rusya ile Türkiye’nin sahadaki koordinasyonu ile ilgili bir sorun yaşanmadığı belirtilerek, “Türk-Rus devriyelerine ara verilmesi gibi bir durum söz konusu değil. Hava şartlarından dolayı zaman zaman devriyeler ertelenebiliyor” ifadeleri kullanıldı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın Halkla İlişkiler Müşavirliği Plan, Koordinasyon ve Analiz Şube Müdürü Albay Olcay Denizer, ‘Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarına yönelik İdlib’de yapılacak her türlü saldırıya misliyle karşılık verileceğini ve gözlem noktalarının görevlerine devam edeceğini’ bildirdi.

MSB tarafından düzenlenen 2020 yılının ilk basın bilgilendirme toplantısında açıklamalarda bulunan Albay Denizer, ‘terör örgütleriyle mücadelenin bütüncül bir yaklaşım içinde kararlılıkla sürdürüldüğünü’ ifade etti.

Denizer, açıklamalarına şöyle devam etti:

“Irak’ın kuzeyinde kazanılan alan hakimiyetini sürdürmek, hudut emniyetini ileriden sağlamak ve azami teröristi etkisiz hale getirmek maksadıyla icra edilen Pençe operasyonları süresince, 174 terörist etkisiz hale getirilmiş, operasyonlarda 5,5 ton amonyum nitrat, 350’den fazla mayın ve el yapımı patlayıcı madde, 83 binden fazla mühimmat ile 403 mağara/sığınak tespit edilerek imha edilmiştir. Pençe bölgelerinde kış süresince alan hakimiyetine devam edilmesi maksadıyla 2019 yılında açılan üs bölgeleri kalıcı olarak tutulacaktır.”

Bölgedeki okulların eğitime başlaması amacıyla her türlü çabanın desteklendiğini aktaran Denizer, Tel Abyad’da 185, Rasulayn’da ise 79 okulun hizmete açıldığını ifade etti. Denizer, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Pınar Bölgesi’nde bugüne kadar toplam 605 meskun mahal teröristlerden arındırılmış, 4 bin 219 kilometrekarelik alanda kontrol sağlanmıştır. 22 Ekim 2019 tarihinde Soçi’de Rusya Federasyonu ile varılan mutabakat çerçevesinde faaliyetler devam etmektedir. Şu ana kadar unsurlarımıza yapılan 500’den fazla taciz ve saldırıya meşru müdafaa kapsamında misliyle karşılık verilmiştir. Aynı zamanda, yapılan taciz ve saldırılar gerçekleştiği anda her seviyedeki muhataplarımıza iletilerek gerekli ikazlar yapılmıştır. Pınar Bölgesi’nde, halkın bölgeye dönüşünü engellemek ve tesis edilen huzur ve güven ortamını bozmak maksadıyla terör örgütü şehir merkezlerinde bombalı saldırı arayışlarına devam etmektedir. Terör örgütü tarafından bugüne kadar 24 bomba yüklü araç saldırısı yapılmıştır. Terör örgütünün bombalı araç saldırılarına karşı tesis edilen 64 yol kontrol noktasında araçların denetimleri yapılmakta, araçlara tanıtıcı işaretler yapıştırılmaktadır.”

‘SALDIRILARA MİSLİYLE KARŞILIK VERİLECEKTİR’

Denizer, “İdlib’de çatışmaların önlenmesi maksadıyla bölgeye takviye olarak gönderilen unsurlarımıza, konumları önceden koordine edilmesine rağmen rejim unsurları tarafından 3 Şubat 2020 tarihinde yoğun topçu saldırısı gerçekleştirilmiştir. Saldırılara meşru müdafaa kapsamında misliyle karşılık verilmiştir. Bundan sonra da yapılacak her türlü saldırıya misliyle karşılık verilecektir, gözlem noktalarımız görevlerine devam edecektir.” diye konuştu.

Denizer sözlerine şöyle devam etti: “

Önceliğimiz bu saldırıların durdurulması ve ateşkesin sağlanması. Birliklerimiz, bölgede, çatışmaların durdurulması ve ateşkesin sağlanması için gerekli tedbirleri alıyor, almaya devam edecek. Bölgedeki birliklerimizle ilgili herhangi bir sıkıntımız yok. Birliklerimiz gözlem noktalarımıza karşı yapılabilecek herhangi bir saldırıya karşı meşru müdafaa kapsamında en sert şekilde karşılık vermek için hazır. Yapılan takviyelerle de her bir gözlem noktası kendini koruyacak ve gerekli karşılığı verecek yetenek ile harp silah araç ve gerece sahiptir.”

‘FAALİYETLER KESİNTİSİZ DEVAM EDİYOR’

TSK’ye ait gözlem noktalarından kaçının rejimin kontrolündeki bölgelerde kaldığına ve bu konuda bir sıkıntının yaşanıp yaşanmadığına yönelik soru üzerine, dokuz, sekiz ve yedi numaralı gözlem noktalarının söz konusu bölgelerde olduğunu dile getiren kaynaklar, “İkmal ve personel değişimi faaliyetleri kesintisiz devam ediyor” dedi.

İdlib’de diplomatik görüşmelerin sonuç vermemesi durumunda TSK’nin sahaya girerek rejim unsurlarını eski sınırlara itip itmeyeceğine yönelik soruya da kaynaklar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarını hatırlatarak, “TSK verilen her türlü görevi yerine getirmeye hazırdır. Emir verildiğinde gereğini yapar.” yanıtını verdi.

‘TÜRK VE RUS DEVRİYELERİNDE SORUN YOK’

Güvenlik kaynakları, Rusya ile koordinasyon konusunda sorunun olup olmadığına yönelik soru üzerine, “Bir sorun yok. Sahada TSK unsurlarımızın karargah ve komutanı ile Rus unsurların karargah ve komutanı arasında iletişim, koordinasyon var. Hiçbir sıkıntı yok.” açıklamasında bulundu.

Rusya ile ortak devriyelere ara verildiğine yönelik iddialar hatırlatılarak bunun kalıcı bir uygulama olup olmadığının sorulması üzerine ise kaynaklar, “Ara verilme diye bir şey yok. Hava şartları çok ağır gidiyor. Hava şartlarından dolayı erteleniyor. Şu anda devriyelerle ilgili bir sıkıntı yok.” ifadesini kullandı.

SURİYE ORDUSUNUN, TÜRK GÖZLEM NOKTALARININ OLDUĞU SERAKİB'E GİRDİĞİ BİLDİRİLİYOR

Öte yandan, Suriye ordusunun, Türk gözlem noktalarının olduğu Serakib'e girdiği bildiriliyor.

Suriye devlet televizyonu haberi, "Suriye Arap Ordusu birlikleri Serakib'e girdi. Teknik birlikler mayın ve patlayıcıları etkisiz hale getirmek için taramalara devam ediyor" şeklinde aktardı.

Suriye ordusu geçen haftadan bu yana Serakib'e doğru ilerliyordu.

Serakib, Şam için kritik önemdeki iki yolun, M4 ve M5 yollarının kesiştiği noktada yer alıyor.

M4, Halep'i Lazkiye'ye, M5 de yine Halep'i Başkent Şam'a bağlayan ana yol.

Türkiye, Şam'ın ilerleyişini durdurmak ve bulunduğu alanı kaybetmemek için Serakib'deki gözlem noktasını güçlendirmiş, aynı zamanda ilçenin çevresinde üç tane daha askeri kontrol noktası oluşturmuştu.

Serakib'de şu an Türk ordusuna ait dört nokta bulunuyor. İlçenin yaklaşık 15 kilometre batısında İdlib şehir merkezi var.

RUSYA VE TÜRKİYE, SERAKİB'İ DE KAPSAYACAK ŞEKİLDE BİR ÇATIŞMASIZLIK BÖLGESİ ÜZERİNDE ANLAŞMIŞTI

Rusya ve Türkiye, Eylül 2018'de imzaladıkları Soçi Mutabakatı'yla, bu iki yolu ve Serakib'i de kapsayacak şekilde bir çatışmasızlık bölgesi üzerinde anlaşmıştı.

Anlaşmayla Suriye ordusu ve İdlib'deki muhalifler arasındaki çatışmasızlık bölgesi silahtan arındırılacak ve tampon bölge görevi görecekti.

Ancak Suriye ordusu önce Mayıs ayında, ardından Ekim ayında İdlib'e operasyon düzenledi. Bu operasyonlarda asıl hedef M4 ve M5 karayollarının kontrolünü yeniden eline almaktı. Bu operasyonlar sırasında Türkiye'ye ait iki gözlem noktası kuşatıldı.

Suriye ordusunun Rus savaş uçaklarının desteğiyle İdlib merkezine doğru ilerlemesi sonrası, Türk ordusu, Rus ve Suriye askerlerinin de bulunduğu, YPG kontrolündeki Tel Rıfat'ı kısıtlı da olsa top ateşiyle hedef alıyor.

'MART'TA ASTANA SÜRECİ TOPLANTISI YAPILABİLİR'

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Perşembe günü Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Mart ayı içinde bir Astana süreci toplantısı yapılabileceğini söyledi.

Kalın, İdbil'de yaşanan gelişmelere ilişkin, "Soçi ve Astana mutabakatları çerçevesinde çatışmasızlık bölgesi olarak belirlenen bölgeler, bizim esas aldığımız sınırlardır. Değişmesi söz konusu değil. Yeni bir mülteci akımına mahal vermemek, sivillerin yerlerinde kalmalarını sağlamak için çalışmalarımız, AFAD, Kızılay ve diğer sivil toplum kuruşlarımız tarafından devam edecek" dedi.

Kalın, "Belki Mart ayı içerisinde bir Astana süreci toplantısı yapılabilir. Bunun çalışması sürüyor" diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2020, 10:42

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER