Libya'ya asker göndermenin riskleri

Uzmanlar Ankara'nın ve Libya toprağındaki Türk askerinin karşılaşabileceği riskleri değerlendirdi

Libya'ya asker göndermenin riskleri

Türkiye'nin Libya'ya asker gönderme planıyla ilgili tartışmalar sürüyor.

Libyalı bir yetkili Türkiye'den resmi olarak askeri destek talebinde bulunduklarını açıkladı.

Reuters haber ajansına konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti İçişleri Bakanı Fethi Başağa'nın "başkent Trablus'ta çatışmaların yoğunlaşması halinde Türkiye'den askeri destek isteyecekleri" yönündeki açıklamasının ardından, Türkiye'den resmen hava, kara ve deniz desteği istendiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Libya'ya asker göndermek için gereken tezkerenin Meclis açılınca gündeme alınacağını söylemişti.

‘ÖZEL KUVVETLER GÖNDERME PLANI’

Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Derneği'nden (EDAM) Can Kasapoğlu, konuyla ilgili kaleme aldığı makalede Türkiye'nin Libya'ya özel kuvvetler, askeri istihbarat personeli, insansız hava aracı ve gelişmiş silahlar göndermeyi planladığını yazdı.

Coğrafi kısıtlamalar ve F-16'ların lojistiğiyle ilgili sorunlar nedeniyle Libya'da bir hava desteği sağlayamayacağını vurgulayan Kasapoğlu, bu durumun da sahadaki Türk birliklerini korumasız bırakacağının altını çizdi.

Kasapoğlu ayrıca "askeri hırsların Türkiye'ye kendi sınırlarından kilometrelerce uzakta düşman kazandırabileceği" uyarısında bulundu.

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türkiye arasında 27 Kasım tarihinde "Güvenlik ve İşbirliği Mutabakat Muhtırası" ile "Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası" imzalanmıştı.

Türkiye'nin Libya ile yaptığı deniz yetki alanlarını belirleyen anlaşmaya Doğu Akdeniz'de kıyısı bulunan ülkeler ve önde gelen dünya güçleri de tepki gösteriyor.

‘DENİZ MUTABAKATI HÜKÜMETİN ÖMRÜYLE SINIRLI’

DW'ye konuşan Avrupa Güvenlik Politikası Enstitüsü'nden kıdemli araştırmacı Micha'el Tanchum, Ankara'nın bir süredir Kıbrıslı Türklerin hakları da dahil olmak üzere Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını korumakta zorlandığını ifade etti.

Libya'yla yapılan deniz mutabakatı bu çıkarları korumaya yönelik bir adım olsa da, Tanchum söz konusu mutabakatın Trablus'taki hükümetin ömrüyle sınırlı olduğunu vurguladı.

Tanchum, Türk askerini Libya'ya gönderilmesine imkan veren askeri işbirliği konusundaki mutabakatın ise Doğu Akdeniz'deki mevcut gerilimin yanına, Türkiye açısından bir yenisini de Libya'da eklediğini savundu.

LİBYA'DA İÇ SAVAŞ

2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesinin ardından iç savaşa sürüklenen Libya, Birleşmiş Milletlerin de tanıdığı Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti ile ülkenin doğusunda Halife Hafter komutanlığındaki Libya Ulusal Ordusu desteğiyle kontrolü elinde bulunduran Tobruk merkezli hükümet arasında bölünmüş durumda bulunuyor. Hafter'e bağlı güçler Nisan ayından bu yana Trablus'ta kontrolü ele geçirmek için mücadele ediyor.

Doğudaki hükümet Fransa, Rusya, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenirken İtalya, Türkiye ve Katar Trablus'taki Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne destek veriyor.

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe

Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2019, 23:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER