"İnsanlar sokakta kalırım korkusuyla binalarını kontrol ettirmiyor, ölümleri pahasına gerçeği saklıyor"

Onbinlerce bina sakini, 'çürük çıkarsa tahliye kararı çıkar, evsiz kalırım ve borca girerim' korkusuyla betonun sağlamlığını ortaya koyan karot testini bilerek istemiyor

"İnsanlar sokakta kalırım korkusuyla binalarını kontrol ettirmiyor, ölümleri pahasına gerçeği saklıyor"

İzmir'i vuran depremin ardından pek çok insan yaşadığı binanın güvenli olup olmadığını bir kez daha sorgulamaya başladı.

Kimi sosyal medya kullanıcıları, insanların araç alırken güvenli olup olmadığını incelediğini ancak aynı özeni oturduğu binalar için göstermediğini iddia etti.

İlk başta bu haklı bir itiraz gibi görünse bile binaların güvenli olup olmadığını incelemekle araçlarının durumunun incelenmesi sonuçları itibariyle birbirinden hayli farklı.

Özellikle İstanbul'da 1999 öncesinde deprem yönetmeliğine uyulmadan yapılmış onbinlerce bina bulunuyor.

Binaların güvenli olup olmadığının tespiti için betonun sağlamlığını tespit etmeye yarayan ve "karot testi" denilen bir inceleme yapılması gerekiyor.

Karot testinde binanın farklı bölümlerinden alınan malzemeler incelenerek sağlam olup olmadığı tespit ediliyor.

Ancak karot testinde bir binanın halk dilinde adlandırıldığı şekliyle "çürük" çıktığı tespit edilirse binanın kentsel dönüşü kapsamından ele alınarak yeniden yapılması kararı çıkıyor ve üç ay içinde tahliye edilmesi gerekiyor.

İşte onbinlerce bina sakini "Oturduğum evi boşaltırsam sokakta kalırım ya da kiracı durumuna düşerim, maddi yetersizlikten müteahite ödeme yapamam, daha küçük ev verirler" gibi kaygılarla binasının sağlam olup olmadığını ortaya koyacak karot testine yanaşmıyor.

Bina toplantılarında herhangi bir vatandaş bunu talep etse dahi mutlaka benzer kaygılarla itiraz edenler çıkıyor. 

Sonuç olarak onbinlerce insan sağlam olup olmadığından şüphelendiği binaların durumunu anlayacak testi yaptırmadan bile bile içinde yaşamaya devam ediyor.

Konuyla ilgili Independent Türkçe'den Ali Kemal Erdem'in sorularını yanıtlayan TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Cemal Gökçe de bu durumu doğruladı.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'nın "İstanbullu hasta hasta işe gidiyor. Çünkü Kovid 19'dan korkuyor ama işten atılmaktan daha çok korkuyor. Bu noktada bir sorun var" şeklinde sözlerini hatırlatan Gökçe, benzer durumun binalar içinde olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

Karot testi için başvurulduğunda bugün İstanbul'da yapıların çoğu için o yapının yeniden yapılmasına veya güçlendirilmesi gerektiğine dair karar çıkabilir. İnsanlar başvurursam ya sokakta kalırım korkusuyla ya da birazcık kaderci anlayışla bir şey olmaz diyerek binasını kontrol ettirmiyor. Mesele ekonomiktir. Binaların yeniden envanteri çıkarılmalı. Yeniden yapılması gerekenler yapılmalı ya da güçlendirilmeli. Devlette sosyal devlet anlayışına uygun olarak halka yardım etmelidir. Sosyal devlet anlayışı olmadığından insanlar ölümleri pahasına binalarının sağlam olmadığı gerçeğini saklıyor. Çünkü sokakta kalacak insanlar.

"2000 ÖNCESİ BİNALARIN YÜZDE 70'İ SIKINTILI"

Gökçe, İstanbul'da  inşaatlarda deprem yönetmeliğine yapılması şartının getirildiği 2000 yılı öncesinde yapılan binaların yüzde 70'ine yakınının ya yeniden yapılmasına ya da güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunu da söyledi.

Peki yeni almak istediğiniz bir evin bulunduğu binanın sağlam olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Bu biraz uzun ve maliyeti olan bir süreç izlemeyi gerekiyor.

Gökçe'nin verdiği bilgiye göre binanın sağlam olduğu anlamak için şu yollar izlenmeli.

- Önce belediyeye gidilerek binanın projesi çıkarılmalı.

- O projeyi gerçekten kimin yaptığına bakılacak. Mesleki geçmişleri meslek odasından öğrenilmeli.

- Hangi kurumun inşaatı denetlediği soruşturulmalı.

- Proje doğru ise projenin yerinde doğru bir şekilde uygulanıp uygulanmadığına bakılmalı.

- Ardından bir malzeme laboratuvara gidilerek bir karot alınacak ve  sonuçlar işin ehli bir mühendise inceletilmeli.

KAROT TESTİNE NEDEN SOĞUK BAKILIYOR?

Emlakçı Hikmet Toraman, pek çok bina sakininin çürük çıkması halinde tahliye kararı çıkar korkusuyla karot testine yanaşmadığını öne sürerek, bu sorunu bizzat kendi oturduğu binada bile yaşadığını belirtti.

Toraman, insanların karot testi yaptırmaya neden soğuk baktığını şöyle anlattı:

Karot testinde binanın çürük çıkması halinde bina sakinlerine kentsel dönüşüm kapsamında bir müteahitle anlaşmaları için süre veriliyor. Bu sürenin bitiminde tahliye kararı çıkarak binanın elektrik, su ve doğalgazı kesiliyor. Bu süre zarfında bir müteahitle anlaşıp anlaşmamak devletin değil, sizin sorununuz. Sonrasında devlet diyor ki ya kira ya da 125 bin kira kentsel dönüşüm kredisi veririm ya da bir süre kira yardımı yaparım. Ancak o krediyi de herkese vermiyor. Nasıl ödeyeceksin diye soruyor. Ödeme puanlarına bakıyor. Şayet binanın arsa payı da yeterli değil ise birçok müteahit ya inşaata girmek istemiyor ya da bu sefer bina sakinlerinden fazladan para istiyor. Adam zaten emekli, ödeyecek durumu yok. Bu nedenle evsiz kalırım, müteahite para ödeyemem korkusuyla insanlar karot testinden kaçıyor.

KREDİ HERKESE VERİLMELİ

İnsanların çekinmeden binalarını yeniletmesi için kentsel dönüşüm kredisinin herkese ve çok uzun, uygun vadelere yayılacak şekilde verilmesi gerektiğini söyleyen Toraman, şöyle konuştu:

Sonuçta aldığınız araç hasarlı bile olsa bir bedel ile satabilirsin ama evde oturuyorsunuz. Arabasız kalabilirsiniz ama evsiz kalamazsınız. Bu süreç, insanların insiyatifine bırakılmamalı. Evler devlet tarafından karot testine sokulmalı ancak insanlara 20-30 yıla yayılan rahatlıkla ödeyebilecekleri krediler verilmeli. Başka türlü olmaz bu iş.

Toraman, bina güçlendirmelerin de binanın mimarisini bozduğu gerekçesiyle çok kişi tarafından istenmediğini belirterek, "Bir bakıyorsun güçlendirme projesi kapsamında salonun ortasından kolon çıkarılıyor. Bu nedenle çok kişi bina güçlendirmeye yanaşmıyor" dedi.

Güncelleme Tarihi: 04 Kasım 2020, 18:13

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER