HDP’li 2 vekil daha açlık grevine başladı

HDP Diyarbakır il binasında başlatılan açlık grevi sürerken, Van milletvekilleri Tayip Temel ve Murat Sarısaç ile A. Halik Kurt ve Yusuf Ataş da açıklama yaparak eyleme dahil oldu

HDP’li 2 vekil daha açlık grevine başladı

Abdullah Öcalan'a uygulanan tecridin kaldırılması amacıyla Leyla Güven öncülüğünde başlayan açlık grevi eylemi bugün 121’inci gününe girdi.

1 Mart tarihi itibariyle cezaevlerinde binlerce kişi tarafından sürdürülen açlık grevi eylemi dışarıda da yayılıyor.

Daha önce HDP Milletvekili Dersim Dağ ve bir grup yurttaşın başlattığı açlık grevi eylemine HDP milletvekilleri Tayyip Temel ve Murat Sarısaç ile birlikte bir grup yurttaş daha katıldı.

Eylem öncesi açıklama yapan Tayyip Temel şunları söyledi:

Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecride son verilmesi talebiyle Hakkari Milletvekilimiz ve DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in 8 Kasım’da başlattığı açlık grevi 121. gününe; 21 Kasım’da Hewlêr’de Nasır Yağız’ın başlattığı açlık grevi 108. gününe girdi. Cezaevlerinde ilk grup siyasi tutsakların başlattığı açlık grevi direnişi 83 gündür devam ederken, 17 Aralık’ta Strazburg’da başlayan açlık grevi 82 gününe girdi. Sebahat Tuncel ve Selma Irmak’ın açlık grevi ise 52. gününde.

‘BİNLERCE SİYASİ TUTSAK AÇLIK GREVİNDEDİR’

16 Aralık 2018’den bu yana 67 cezaevinde çeşitli tarihlerde açlık grevlerine başlayan siyasi tutsakların sayısı 335’tir. 1 Mart 2019 tarihinde ise binlerce siyasi tutsak süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eylemine başladı.

Batman’da Sedat Akın, cezaevinde başladığı açlık grevine tahliye edildikten sonra 62 gündür evinde devam ediyor.

Yine Galler’den İmam Şiş 82. gününde, Toronto kentinden Yusuf İba 55. gününde, Almanya’dan Mele Mustafa 55. gününde, Almanya Duisburg’dan Mustafa Tuzak 54. gününde, Mexmûr’dan Fadile Tok 48. gününde, Den Haag’dan Hasbi Çakıcı 47. gününde, Den Haag’dan Hüseyin Yıldız 46. gününde, Nürnberg’den Şiyar Xelil 42. gününde, Kassel’den Ömer Bağdur ve Cemal Kobanê 38. gününde, Viyana’dan Şivan Ağaoğlu ve Sultan Yiğit 35. gününde açlık grevi eylemine devam ediyor.

İL BİNASINDAKİ EYLEM SÜRÜYOR

Diyarbakır Milletvekilimiz Dersim Dağ, Bilal Özgezer, İsmet Yıldız, Salih Canseven, Salih Tekin ve Sevican Yaşar da 3 Mart 2019 tarihinde süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine başlamış, Dersim Dağ dışındaki açlık grevi eylemcileri gözaltına alınmıştı.

Dün akşam saatlerinde serbest bırakılan 5 kişi de yine HDP Diyarbakır İl binasına gelerek açlık grevi eylemlerine devam ediyor.

TECRİT TEK BİR KİŞİYE UYGULANMIYOR

Açlık grevi eylemleri, dünyanın dört bir yanına yayılmış ve insanlar en temel hak için bedenlerini ölüme yatırmışken, siyasi iktidar ise sessizliğini koruyor. AKP iktidarı, Sayın Öcalan’a karşı kendi Anayasası’nı dahi ayaklar altına alarak büyük bir suç işliyor. Düşünceleri Ortadoğu’daki gelişmeler noktasında son derece önemli olan Sayın Öcalan’a yönelik tecrit politikası, sadece bir kişiye uygulanan tecrit değildir. Sayın Öcalan şahsında başta Kürt halkı olmak üzere halklarımıza yönelik olarak uygulanan tecrittir. Öcalan’a yönelik tecrit, barışa ve insan haklarına yönelik uygulanan tecrittir. Siyasi iktidarın üç maymunu oynaması ve sessizliğini sürdürmesi kabul edilemez.

‘BU EYLEMLERE KARŞI SÜRDÜRÜLEN SESSİZLİK KABUL EDİLEMEZ’

AKP-MHP iktidarının kendi bekaları için sürdürdükleri faşizan politikalar anlaşılırken, kritik aşamaya gelen açlık grevi eylemlerine karşı demokrat kamuoyunun da bir sessizlik içerisinde olması kabul edilemez.

Sessizlik, hücre hücre en temel hak için bedenlerini açlığa yatıranlar için her günün daha da geç olması anlamına gelmektedir. En temel insan hakkı olan bir siyasi tutuklunun iletişim hakkı, avukatlarıyla görüşme hakkı dahi AKP iktidarı tarafından yerine getirilmemektedir. Bu meşru hakkın yerine getirilmesi ve tecride son verilmesi için insanım diyen ve vicdanı olan herkesin sesini çıkarması gerekmektedir.

Sessizlik ölüm getirir, zulüm getirir. Devletin vicdanına değil kamuoyunun vicdanına güveniyoruz. Başta Leyla Güven olmak üzere bütün açlık grevi direnişçilerinin temel talebi Sayın Öcalan’ın aile ve avukat görüşünün gerçekleşmesidir.

Bu talep aynı zamanda Türkiye’nin toplumsal barışına katkı sunacak bir taleptir. Seçim mitinglerinde sürekli “beka” meselesinde dem vuran Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Hükümet yetkililerine sesleniyoruz.

Türkiye’nin bekasını, barışını riske atan Sayın Öcalan üzerinde ağırlaştırılmış tecrit politikasını uygulayan, savaşta ısrar eden AKP/MHP blokudur. Sayın Öcalan Ortadoğu ve Türkiye halklarının bekası için dört duvar arasında barışı savundu. Türkiye’nin bekasını tehlikeye atan tecrit ve savaş politikasıdır.

‘SESSİZ KALMAK YAŞANAN OLUMSUZLUKLARA ORTAK OLMAKTIR’

Yakın tarihimizden de biliyoruz ki, susmak yaşanan olumsuzluklara, adaletsizliklere, ölümlere, yıkımlara ortak olmaktır. Bunun için bir an önce Sayın Öcalan’a yönelik tecride son verilmesi için bu suskunluk sarmalından çıkmalı, açlık grevi eylemcilerin sesine ses vermeliyiz. Bugün bu sese ortak olmazsak yarın çok geç olacaktır. Açlık grevi eylemimizi sürdürüyoruz.

‘ÖLÜMLERİ ANCAK DİRENİŞ DURDURABİLİR’

Türkiye’ye yönelik bütün kötülükler İmralı tecridi ile başladı. Bugün bunun ortadan kalkması için binlerce kişi direniyor. Bu eylemler uyarıdır, mesajdır. 1982 tarihinde Kemal'lerin, Hayri’lerin yaptığı direniş ne ise Leyla’ların, Nasır’ların yaptığı eylem de aynı anlama gelmektedir. Duyarlı halkımıza sesleniyoruz, kimin elinden ne geliyorsa ortaya koymalıdır. Ölümleri ancak direnişle durdurabiliriz.

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2019, 10:33

Demokrat Haber'e Bağış Yap >>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER