Fidan'ın MİT Müsteşarlığı'na yeniden atanmasının iptali istemine ilişkin yargı yolu açıldı

Danıştay 16. Daire, Hakan Fidan’ın atamasının iptali istemiyle açılan davayı esastan görüşüp karara bağlayacak

Fidan'ın MİT Müsteşarlığı'na yeniden atanmasının iptali istemine ilişkin yargı yolu açıldı

Danıştay, AKP’den milletvekili adayı olmak için istifa eden ancak daha sonra görevine geri dönen MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın atamasının iptali istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararını bozdu. 

Fidan, 7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP’den aday olmak için 10 Şubat’ta göreviden istifa etmişti. Ancak Cumhrubaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Olumlu bakmıyorum” demesi üzerine 9 Mart’ta başvurusunu geri çeken Hakan Fidan, aynı gün dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından MİT müsteşarlığı görevine atanmıştı.

Hukukçu ve YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ise, Fidan’ın yeniden atanmasının Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararı olmadan gerçekleştiğini belirterek, atamasının iptali istemiyle Danıştay’da dava açmıştı. Ancak Danıştay, davanın reddine karar vermişti.

Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Eminağaoğlu’nun AKP’den milletvekili adayı olduktan sonra tekrar müsteşarlığa getirilen Fidan’ın atamasının iptali istemiyle açtığı davayı ‘taraf değilsin’ diyerek reddeden Danıştay 16’ncı Dairesi’nin kararını bozdu.

Bozma kararında şu ifadeler kullanıldı: “Dava konusu edilen işlem, milli güvenlik istihbaratını devlet çapında oluşturmak, devletin milli güvenlik siyasetiyle ilgili planların hazırlanması ve yürütülmesinde ilgili kurumların istihbarat istek ve ihtiyaçlarını karşılamak gibi ülkenin tümünü, dolayısıyla kamu yararını yakından ilgilendiren bir konuda yapılan görevlendirme işlemi olduğundan, dava konusu işlemden vatandaş sıfatına sahip davacının etkileneceği açıktır. Bu durumda, dava konusu işlemin davacının meşru, kişisel ve güncel menfaatini etkilediği, dolayısıyla dava konusu işlemle davacı arasında bir menfaat ilgisinin kurulabildiği sonucuna varıldığından; davacının, bakılan davada subjektif ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.”
 

Güncelleme Tarihi: 15 Mart 2017, 18:09

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER