'Erdoğan bir ilahiyatçıyı rektör olarak atayabilir'

'Erdoğan şuan üç olaydan nefret ediyor'

'Erdoğan bir ilahiyatçıyı rektör olarak atayabilir'

ARTI TV'de yayımlanan Artı Gerçek programının ilk bölümünde Boğaziçi Üniversitesi'nden kayyımla geldikten sonra Resmi Gazete ile gece yarısı görevden alınan Melih Bulu ve öğrencilerin direnişi masaya yatırıldı. Programın bu haftaki konukları Artı Gerçek yazarları Eser Karakaş, İnci Hekimoğlu, Koray Düzgören, Armağan Kargılı, Pelin Cengiz ve Artı TV programcısı Erk Acarer oldu.

'Bu ekiplerin Ankara'nın içerisinde uyuşturucudan, silaha ve kadın ticaretine kadar çok konuda ön planda olduklarını ve darbe sonrasında da çok büyük yükselişe geçtiğini gördük.'

Artı Gerçek yazarı Eser Karakaş konuya ilişkin geçici Rektör Mehmet Naci İnci'nin devam edebileceğini, İnci'nin üniversite içerisinden bir profesör olduğunu söyleyerek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan bir ilahiyatçıyı rektör olarak atayabilir. Bunu yaparsa şaşırmam" dedi. 

Geçtiğimiz günlerde rahatsızlanan Celal Başlangıç'ın yerine programın sunucusu olan gazeteci Ragıp Duran, Başlangıç hakkında bilgi verdi. Celal Başlangıç'ın sağlık durumunun iyiye gittiğini belirten Duran, "En kısa sürede Celal aramıza dönecektir. Bu sağlık sorunları sırasında yönetimin talebi üzerine ve mesleki görev bilincim gereği görevi kabul ettim" ifadelerini kullandı. 

Artı Gerçek yazarı İnci Hekimoğlu, Melih Bulu'nun gece yarısı kararnamesi ile görevden alınmasına ilişkin "Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denen bu sistemde, 'Şahsım' çeşitli kararnameler yayınlayarak bütün akademileri aslında kendisine bağlı angaje bilim üretmek üzere, kendi siyasilerine uygun dizayn yapma peşindeydi. Neredeyse bütün üniversitelere kayyım atandı. Boğaziçine de aynısını yaptı. Seçilmiş bir rektör yerine gece yarısı kararnamesiyle atandı Melih Bulu" ifadelerini kullandı. 

'BÜTÜN ÜNİVERSİTELER YERLE BİR EDİLDİ, BOĞAZİÇİ TARİHSEL DİRENİŞ SERGİLEDİ'

Artı Gerçek yazarı Koray Düzgören ise, "Merkez Bankası'na yapılan atamalarda buna benziyor. Olmadı yeni başkan, olmadı yeni başkan... Boğaziçi direnişi ne olursa olsun, arka planda ne olursa olsun bir kazanım oldu. Bütün üniversiteler yerle bir edildi, medrese düzeni indirgendi. Boğaziçi Üniversitesi tarihsel bir direniş sergiledi. Örnek olma adına çok önemli bir rol üstlendi Boğaziçi. Konunun ikinci boyutu ise, Cumhurbaşkanı, atadığı kişiyi insan yerine koymadan gece yarısı haberi dahi olmadan görevden almıyor. Bulu, internetten öğreniyor alındığını. 'Tek adam' yönetiminin üçüncü yılını tartışıyoruz ve tek adam yönetiminde en öne çıkan şey yönetememe ve becerememe" ifadelerini kullandı. 

'İLAHİYATÇIYI REKTÖR OLARAK ATAYABİLİR'

Artı Gerçek yazarı Eser Karakaş ise konuya ilişkin geçici Rektör Mehmet Naci İnci'nin devam edebileceğini, İnci'nin üniversite içerisinden bir profesör olduğunu söyleyerek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan bir ilahiyatçıyı rektör olarak atayabilir. Bunu yaparsa şaşırmam" dedi. 

'BASKILAR HDP'YE BAĞLILIĞI GÜÇLENDİRİYOR'

Programın bir diğer konu başlığında ise Halkların Demokratik Partisi (HDP)'nin kapatılmasına ilişkin girişimleri, ilçe binalarına saldırılar ve partinin seçim çalışmaları oldu. Saldırıları değerlendire Koray Düzgören, "Anket sonuçları bu saldırıların gerekçesini ortaya koyuyor" dedi. Kamuoyu yoklamalarında HDP'nin barajı geçtiğini ifade eden Düzgören, "Her iki kesimde, Cumhur İttifakı'nın da Millet İttifakı'nın da seçimi kazanabilmesi için HDP'nin oylarına ihtiyaç var. HDP'nin oyları kilit noktada. Tabii bu kilit olma durumunu değişik saldırılar ile baskılar ile ortadan kaldırmaya çalışıyor iktidar. 2015 yılından beri uğraşıyor iktidar. Kayyım atamalar, partinin üye ve vekillerinin cezaevlerine yollanması, ağır hapis verilmesi uyduruk gerekçelerle... Bugün 10 bine yakın HDP destekçisi, çalışanı, üyesi hapiste. Ve HDP'de olan 65 belediyenin neredeyse tamamı kayyımlarla yönetiliyor. Bütün bu baskılar işe yaramadı. HDP'nin oylarında kayıp olmadığı gibi dağılma, çözülme söz konusu değil. Daha çok bir araya geliyor HDP. Baskılar HDP’ye bağlılığı güçlendiriyor" ifadelerini kullandı.

'ÇANTADA KEKLİK DEĞİLİZ' AÇIKLAMASI

Pervin Buldan'ın 'Çantada keklik değildir Kürt oylarının oyu' açıklamasını değerlendiren Eser Karakaş, "Erdoğan şuan üç olaydan nefret ediyor. Birincisi Boğaziçi direnişi, ikincisi Devlet Bahçeli. Çünkü Bahçeli, 'Ne demek biji serok Erdoğan' diyerek çekilse ittifaktan Erdoğan mahvolur, biter" dedi. Üçüncü nefretini ise HDP olarak yorumlayan Karakaş, "Çünkü HDP seçmeninin yüzde 80'ini 'Erdoğan dışında kim gelirse gelsin' diye kanalize ettiği anda Erdoğan'ın işi bitiyor. Bunlar Erdoğan'ın kabusu" değerlendirmesinde bulundu. 

'HDP'NİN KARARINI TARİHİ BULUYORUM' 

HDP'nin verdiği kararı "doğru ve tarihi" olarak değerlendiren İnci Hekimoğlu, "Ana muhalefet partisi olan CHP'nin, Boğaziçi direnişinin ilk başladığı günde verdiği tepkiyi hatırlarsak Faik Öztrak'ın 'Kutsallarımıza bunu yapan saygısızlar' falan... Sonrasında telafi etmeye çalıştılar ama bu refleksle asla bu ezberleri değiştirmeye yanaşmayan CHP ve asla HDP ile yan yana gelmeyeceğini söyleyen İYİ Parti varken bu ülkede doğal olarak halk da iktidarın kaybettiği oyu aynen bunlara yansıtmıyor. Hala çok ciddi kararsız var, bu yolsuzluklara, bu skandallara rağmen ne CHP'nin ne İYİ Parti'nin oyu HDP olmasa kazanamayacakları kadar kritik bir yerde duruyor. Dolayısıyla gerçekten bu ülke insanları artık Demokratik, ötekileştirilmeyen, yasalar önünde, gelir dağılımı açısından adil bir düzen beklentisi var. Bunu da CHP ve İYİ Parti birlikteliği vaad etmiyor" dedi. 

Kaynak: Artı Gerçek 

Güncelleme Tarihi: 18 Temmuz 2021, 17:34

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER