Cumartesi Anneleri: Kayıplarımızı istiyoruz

Cumartesi Anneleri, kaybedilen yakınları için 2020’nin ilk haftasında da bir araya geldi

Cumartesi Anneleri: Kayıplarımızı istiyoruz

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetinin açıklanması ve belli olan faillerin yargılanması talebiyle yıllardır mücadele eden Cumartesi Anneleri'nin yeni yılın ilk buluşmasını İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi binası önünde gerçekleştirdi.

Bu haftaki açıklamaya kayıp yakınları, hak savunucuları, HDP milletvekilleri Musa Piroğlu, Oya Ersoy, CHP Milletvekilli Sezgin Tanrıkulu, Sinema Sanatçısı Nur Sürer'in yanı sıra çok sayıda demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcisi destek verdi.

Bu haftaki açıklamada “2020’nin herkes için hukukun ve adaletin yılı olması” talep edildi.

‘ÖZGÜRLÜK SİYASİ İKTİDARIN İNSAFINA BIRAKILAMAZ!’

Gözaltında kayıplarının fotoğraflarının taşındığı eylemde bu haftaki açıklamayı okuyan İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon Üyesi Sebla Arcan, 2020’nin herkes için hukukun ve adaletin yılı olması temennisi ile buluştuklarını ifade etti.

Bu temennilerinin gerçekleşmesinin ancak Türkiye'de yaşanan hukuk devleti krizinin aşılması ile mümkün olacağını vurgulayan Arcan, tam da bu yüzden hukuk devleti taleplerinden vazgeçmeyeceklerini; gözaltında kaybedilenler için hukuka ve adalete dair duyulması, bilinmesi gerekenleri söylemeye devam edeceklerinin altını çizdi.

TALEPLER

Arcan, “Temel hak ve özgürlüklerimizin kullanımı, mevcut siyasi koşullara bağlanamaz, insafına bırakılamaz” vurgusunda bulundu, taleplerini şöyle sıraladı:

Devlet, gözaltında kaybetmelerdeki sorumluluğunu kabul etsin, kaybedilen sevdiklerimizin akıbetlerini açığa çıkartacak mekanizmaları hayata geçirsin.

Zorla kaybetme suçu, Türk Ceza Kanunu'nda insanlığa karşı suçlar başlığı altında düzenlensin.

Gözaltında kaybetme suçunun faili olan devlet görevlileri üzerindeki cezasızlığa son verilsin ve evrensel hukuka göre yargılanmalarını sağlayacak düzenlemeler yapılsın.

Gözaltında kaybetmeyi yasaklayan ve ailelerinin kaybedilen yakınlarıyla ilgili gerçekleri öğrenmesini zorunlu bir hüküm olarak öngören "Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme” derhal imzalansın.

‘TALEPLERİ KAŞILAMAK ERDOĞAN’IN GÖREVİ’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a da seslenen Arcan, “Siyasi sorumluluğunuzun gereği olarak bu taleplerimizi karşılamak sizin görevinizdir; bize karşı sorumluluklarınızı yerine getirin. Bize yönelik hukuku ve tüm insanlık değerlerini çiğneyen yasaklama uygulamalarına son verilmesini sağlayın. Kayıp davalarını siyasi konjonktüre göre açılan, yine siyasi konjonktüre göre kapanan davalar olmaktan çıkarın. Siyasetin esaretindeki yargı sisteminin yalnızca hukuka bağlı olarak çalışmasını sağlamak görevinizi yerine getirin” diye konuştu.

 ‘KAYIPLARIMIZ İÇİN BURADAYIZ’

Açıklamanın ardından kayıp yakınları söz aldı. İlk sözü 1993 Siverek’te gözaltında kaybedilen Hüseyin Taşkaya’nın eşi Sultan Taşkaya aldı.

Taşkaya bu yıl için, “İnşallah kayıplarımız bulunur. Bizi bu sokağa sıkıştırıyorsunuz. Kayıplarımız için buradayız” dedi.

‘SİZ OLMASAYDINIZ BİZ BURADA OLMAYACAKTIK’

Gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır ise 40 yıldır burada olduklarını söyleyerek, “Bizi buralara iten etken devletin güvenlik güçleri. Devletin güvenlik güçleri olmasaydı biz burada olmayacaktık. 12 Eylül’deki darbe sonrası yakınlarımız gözaltında kaybedildi. Darbelere, darbecilere karşı 25 yıldır kamuoyuna, yetkililere seslendik. Mezarlarını yok ettiğiniz kayıplarımızı bize verin. Siz darbelere karşı iseniz bize Galatasaray’ı neden yasakladınız? Adalet, demokrasi ve hukukun üstlüğünü talep ediyoruz. Siz bizi iki duvar arasına sıkıştırıyorsunuz. Siz olmasaydınız biz burada olmayacaktık. Hukukun üstünlüğünün hakim kılındığı yıllarda görüşmek dileğiyle” dedi.

1995’te kaybedilen Hasan Ocak’ın ağabeyi Ali Ocak da bir konuşma yaptı:

“Adaletsizliklerin zirve yaptığı bir yılı geride bıraktık. Umarım hesap verilecek bir noktaya geliriz. 25 yıldır hukuk, adalet, hak arıyoruz. Ama ne yazık ki adaletsizlik, hukuksuzluk artarak bu güne geldik. Herkesin hesap verdiği, sorumluların cezalandırıldığı bir şekilde şehirlerimizi koruyabiliriz. 25 yıl boyunca Galatasaray’da hukuksuzlukların önüne de geçebiliyorduk. Bu keyfi uygulamalarınızdan, bizi susturmaktan vazgeçin. Biz inatla mücadelemizi sürdüreceğiz.”

’25 YENİ YIL BURADA KUTLADIK’

Gözaltına kaybedilen İrfan Bilgin’in kardeşi Kemal Bilgin , “25 yeni yılı burada kutladık. Girdiğimiz yeni yıllar geçtiğimiz yılları aratmıştır bize. Yeni yılda bu ülkeyi yönetenlerden herhangi bir beklentimiz yok. Zam var, zulüm var, cezaevi infazları var. Yeni yılda da bunları yaşayacağımızı biliyorum. Yeni yılda yeni hak arayışlarının yükselmesini talep ediyorum” diye konuştu.

Gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren ise şunları söyledi:

“2019 yılında hak ve adalet arayışı yarım kalan annemi kaybettim. Elmas Eren’i de alıp götürdü 2019. Yeni yıl gelirken sağlık, huzur, mutluluk barış olsun diliyoruz. Ancak dilekle yetmiyor. Bunun için mücadele etmek ve bu mücadeleyi büyütmek gerekiyor. Eğer bu mücadele büyümezse olduğumuz yerde kalırız. 2020 yılında bu mücadelelerin büyümesi ve demokrasinin mücadelesini umut ediyorum.”

Kaynak: Evrensel

Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2020, 11:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER