Cumartesi Anneleri: Gerçeği karanlıkta bırakarak hafızamızdan silmek istiyorlar

Cumartesi Anneleri, adalet arayışlarının 624. haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi

Cumartesi Anneleri: Gerçeği karanlıkta bırakarak hafızamızdan silmek istiyorlar

Cumartesi Anneleri/İnsanları İstanbul Galatasaray Meydanı’ndaki 624. oturmalarında, 24 yıl önce gözaltında kaybedilen Ali Kırlangıçlı ile gazeteci Nazım Babaoğlu’nun akıbetini sordu.

‘FAİLİ BELLİ’ GAZETECİ CİNAYETLERİ

Gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi gazeteci Faruk Eren, Özgür Gündem gazetesinin Urfa Muhabiri olan Nazım Babaoğlu’nun haber için gittiği Siverek’ten bir daha dönmediğini hatırlatırken, Musa Anter, Hrant Dink, Metin Göktepe ve daha birçok gazetecinin de “faili belli” cinayetler sonucu katledildiklerini söyledi.

Eren, Özgür Gündem gazetesine yönelik baskılara, yazar, gazeteci ve akademisyenlere yönelik yargılamalara da değindi. Barış ve özgürlük dolu bir dünya için gerçekleri yazmaya devam edeceklerini söyledi.

‘YÖNETENLERİN SAVCILIĞINI YAPAR’

Hanife Yıldız, oğlu Murat Yıldız’ı kendi elleriyle ifadesinin alınması karakola götürdüğünü söylerken, oğlu gözaltına alındıktan sonra polis ve savcıların kendisine “Oğlun kaçmış işte bir gün çıkar gelir” dediğini anlattı.

“Devlet bana 22 yıl önce yalan söyledi. Savcı 22 yıl önce yalan söyledi. Ben 22 yıldır yol bekliyorum. Ben bu devletin adaletine saygı gösterip güvendim ama kandırdılar beni. Ne yazık ki, ne saygı gösterilecek bir adalet, bir savcı, ne de bir devlet var. Savcılar sadece ülkeyi yönetenlerin savcılığını yapıyorlar, bizim değil” dedi

Bugün Berkin Elvan’ın ölüm yıldönümü olduğunu hatırlatan Yıldız, “Siz bütün anaları ağlattınız, evlatlarıyla yok saydınız” dedi.

Ali Kırlangıçlı’ın kardeşi İsmail Kırlangıçlı da “Onu öldürebilirler ama siyasi kimliği ve düşüncelerini yok edemediler” dedi.

ALİ KIRLANGIÇ NASIL KAYBEDİLDİ?

Cumartesi Anneleri/İnsanları adına basın açıklamasını okuyan Hatice Onaran, devletin gözaltında kayıp iddialarını araştırma ve soruşturma görevini yerine getirmediğini söylerken “Maddi gerçeği karanlıkta bırakarak hafızamızdan silmek istiyorlar. Gözaltında kaybetme suçunu dokunulmazlık zırhıyla cezasız bırakarak adalete ulaşmamızı engelliyor” diye konuştu.

Ali Kırlangıçlı’nın kaybedilişi şöyle anlatıldı:

“6 Mart 1993’te Kartal/Esentepe’de bir evde bulunan beş kişi taranarak öldürüldü. Aynı operasyonun devamında, polisler Fatih’te bulunan bir eve de baskın yaptı ve evde bulunan beş kişiyi gözaltına aldı.

“Ali Kırlangıçlı 7 Mart 1993 tarihinde saat 11.00’e doğru Fatih’teki bu eve gitti. Gittiği eve karakol kuran polisler tarafından gözaltına alındı. Aynı operasyon kapsamında gözaltına alınan otuz kadar kişinin gözaltı kaydı yapıldı ama Ali Kırlangıçlı’nın gözaltı kaydı yapılmadı. Bu tarihten sonra kendisinden bir daha haber alınamadı.

“Yakın akrabaları olan Avukat Kemal Kırlangıç aile adına girişimlerde bulunduysa da kendisine herhangi bir bilgi verilmedi.

“2010 yılında Hanefi Avcı’nın “Haliç’te Yaşayan Simonlar” adlı kitabı piyasaya çıktı. Kitapta Kartal/Esentepe’de 6 Mart 1993 tarihinde gerçekleşen ev infazını planlayan kişinin dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Hanefi Avcı olduğu kendi beyanıyla açığa çıktı. Savcı Olay Tutanağı, Adli Tıp Raporu, Olaylı Yakalama Ev Arama ve Zapt Etme Tutanağı’nda Kartal/Esentepe’deki evde öldürülen kişi sayısı beş iken, Hanefi Avcı kitabında bu operasyonda altı kişinin öldürüldüğünü yazdı. Bahsi geçen altıncı kişinin aynı operasyon kapsamında Fatih’te gözaltına alınan ve hiçbir resmi evrakta ismi geçmeyen Ali Kırlangıçlı olup olmadığına ilişkin henüz bir resmi açıklama yapılmadı.”

(Kaynak: Bianet)

Güncelleme Tarihi: 12 Mart 2017, 10:48

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER