Bilal Erdoğan: Babam cezaevine girerken göremedim, ona sarılamadım

Bilal Erdoğan, çocukluğunun ‘zor’ geçtiğini savunarak babasına olan ‘özlemi’ni anlattı

Bilal Erdoğan: Babam cezaevine girerken göremedim, ona sarılamadım

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, çocukluğunu anlattı.

Babalarını çocukken daha az görebildiklerini söyleyen Bilal Erdoğan, “Cezaevi önüne geldiğimizde 'Ben oğluyum, en son ben görüşebilirim' diye düşünüyordum. Kalabalık içinde bir çırpıda göz önünden yok oldu babam. Babam cezaevine girerken göremedim, ona sarılamadım” dedi.

Bilal Erdoğan, Best FM'den Adem Metan'a konuştu.

Söyleşinin ilgili bölümünü Sabah yazarı Mevlüt Tezel bir metin halinde okurlarıyla paylaştı.

Burada çocukluğuna dair anılarını anlatan Bilal Erdoğan, eski Kasımpaşa sokaklarını özlediğini belirtti. Erdoğan, "Çocukluk yıllarım deyince aklıma gazozcu, hırdavatçı, saklambaçlar gelir. Şehir büyüdükçe mahalle kültüründen uzaklaşmaya başladığımızı düşünüyorum. Tabii eskisi gibi aileler de sokağa çocuklarını teslim edemiyor. Ama her şeye rağmen mahalle kültürünü yeniden yeşertmeye çalışmalıyız" dedi.

Çocukluğunda yaramazlıklar yaptığını ve bu nedenle kafasının birkaç kez yarıldığını söyleyen Bilal Erdoğan, şöyle devam etti:

 Ben yatılı okula başladığımda 10 yaşındaydım. Şimdi çocuğunu yatılı okula bu yaşlarda gönderir misin, tabii insana zor geliyor. Ama yatılı okulda kendi kendine yetebilmeyi, insan ilişkilerini yönetebilmeyi öğreniyorsunuz. Yurt dışına gittiğimde yatılı yurtta kazandığım özgüvenin faydasını çok gördüm. Çocuklara sorumluluk vermek gerek. Sorumluluk aldıkça kişilikler oturuyor ve bir şeyler öğrenebiliyorlar.

Bilal Erdoğan, babası Recep Tayyip Erdoğan'ın okuduğu bir şiir nedeniyle cezaevine girdiği gün yaşadıklarını şöyle özetledi:

Cezaevi önüne geldiğimizde 'Ben oğluyum, en son ben görüşebilirim' diye düşünüyordum. Kalabalık içinde bir çırpıda göz önünden yok oldu babam. Babamı cezaevine girerken göremedim, ona sarılamadım.

Hüzünlü bir anı olarak kaldı.

Erdoğan, “Çocukluğumuzda babamızı daha az görüyorduk. Biz sabah okula giderdik, o geldiğinde biz uyuyor olurduk. Bazen yetişirse bizi o uyuturdu. Beraber yemek yemek fırsatı az bulurduk. Sürekli partide görevlerini icra ederdi. Hafta sonları ise şehir dışı etkinliklerine giderdi. Bayramlarda görürdük, onun dışında sabah denk gelirsek… Babam ile en son geçen hafta görüştük. Babamla artık hafta sonları İstanbul'da sabah kahvaltılarında buluşabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Tıkla, Demokrat Haber’e Şimdi Destek Ol >>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER