‘Berberoğlu ve Güven kararı bir biriyle çelişkili’

Avukat Reyhan Yalçındağ, AYM’nin seçildikten sonra yargılaması süren CHP’li Enis Berberoğlu kararını değerlendirdi

‘Berberoğlu ve Güven kararı bir biriyle çelişkili’

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) MİT TIR’ları davasında cezası onan CHP’li Enis Berberoğlu’nun milletvekili seçildikten sonra dokunulmazlığının başladığı ve yargılanmanın durdurulmaması nedeniyle “yasama dokunulmazlığının ihlal edildiğine” hükmetmesi, gözleri AYM’nin aynı durumda olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven hakkında verdiği karara çevirdi.

Seçildiği dönem KCK Ana Davası’ndaki yargılanmasına devam edilen Güven’in avukatlarının yargılanmanın durdurulması talebiyle yaptıkları başvurular reddedildi.

En son Güven’in avukatlarının AYM’ye yaptıkları başvuru, kabul edilemez bulunarak reddedildi.

AYM’nin, Berberoğlu için “milletvekili seçimi ile dokunulmazlığın başladığı ve yargılamanın seçilme ile birlikte durdurulması gerektiği” kararını müvekkili Güven açısından değerlendiren avukat Reyhan Yalçındağ, “27. Dönem Hakkari ilinden milletvekili seçilen Sayın Leyla Güven hakkında Viranşehir Belediye Başkanı iken tutuklandığı ve ‘KCK ana davası’ olarak bilinen dava kapsamında, ‘örgüt üyeliğinden’ 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmiş; kararda dikkat çekici yön, 2004 veya 2009 yerel seçimlerinde seçilmiş belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin tamamının ceza almaları olmuştu. Söz konusu hukuka aykırı karara karşı yaptığımız istinaf ve temyiz başvurularımız kabul edilmediği için kararın Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından kesinleşmesi üzerine 17 Aralık 2019’da Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapmıştık” diye konuştu.

‘ANLAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORUZ’

Yargıtay’a yaptıkları yargılamanın durdurulması taleplerinin kabul edilmediğine işaret eden Yalçındağ, yaşanan süreci şu ifadelerle anlattı:

“Belirtmek isterim ki, geçtiğimiz Haziran ayında vekillikleri düşürülen Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’nın milletvekili seçilmeleri üzerine o dönem Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne yaptığımız Anayasa’nın 83. Maddesi gereğince yasama dokunulmazlığı kapsamında yargılamanın durdurulması talebimiz kabul görmediği gibi, sonrasında Yargıtay 16. Ceza Dairesi’ne de yaptığımız durma talepli başvurular da dikkate alınmamıştır. Yasama  dokunulmazlıkları hiçe  sayılarak temyiz aşaması da devam etmiş ve Haziran 2018 genel seçimlerinde milletvekili seçilmemişler gibi muamele görmüşler; 17 Aralık 2019 tarihli Anayasa Mahkemesi’ne yaptığımız başvuru ise Leyla Güven yönünden 3 Eylül 2020’de kabul edilemezlik kararıyla sonuçlanmıştır. Başvuru tarihinde milletvekilliği devam eden ve Haziran Seçimleri’nde milletvekili dokunulmazlığını kazandığı halde bu hiçe sayılarak hakkındaki yargılamaya devam edilmesini AYM, ‘hukuka uygun’ bularak başvurumuzu reddetmiş ancak iki hafta sonra Berberoğlu hakkında verdiği ihlal kararında ise milletvekili seçildiği halde hakkında yargılamaya devam edilmesinin, siyasi faaliyette bulunma ve seçilme hakkı bakımından ihlale yol açtığını kabul etmiştir. Mahkemenin açıklanan gerekçesine baktığımız zaman, müvekkilimiz Leyla Güven adına yaptığımız başvurunun reddedilmesini anlamakta güçlük çekmekteyiz. Son derece birbiriyle çelişki arz eden iki fotoğraf söz konusudur. Güven’in AYM başvurusunun reddi üzerine dosya  önümüzdeki günlerde AİHM’e taşınacak ancak AİHM aşamasının da çok uzun yıllar almasından dolayı ‘geciken adalet aslında adalet’ olmayacaktır.”

Vekilliği düşürülen Musa Farisoğulları’nın başvurusunun ise AYM’de devam ettiği bilgisi veren Yalçındağ, “Bunun dışında zaten her iki vekilin milletvekilliklerinin düşürülmesiyle ilgili AYM‘ye yapılan başvurumuz yetkisizlik nedeniyle reddedildiği için dosya AİHM’e taşınmak üzeredir” dedi.

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

Güncelleme Tarihi: 12 Ekim 2020, 12:44
YORUM EKLE
YORUMLAR
Vanli
Vanli - 2 hafta Önce

Celiski farki ayrimciligin gostergesidir celiski sebebide biri chp li digeri hdpli oldugu icindir bunun aksini soylemek mumkun mu .akp mhp recep ve sülo ulkeyi bu hale getirdi

SIRADAKİ HABER