'Baskı ve dezavantajlar Demirtaş'ın statüsünü yükseltiyor'

Henri J. Barkey, Foreign Policy'de yayınlanan yazısında Demirtaş'ı 'Kürtlerin Mandelası' olarak tanımladı

'Baskı ve  dezavantajlar Demirtaş'ın statüsünü yükseltiyor'

OHAL'de gidilen 24 Haziran seçimlerine Selahattin Demirtaş parmaklıklar arkasında katılacak. Tutukluluğunun sürmesi seçim kampanyasında pek çok dezavantaja neden olsa da bu durum Demirtaş'ın popülerritesi ve toplumsal kabulünü arttırıyor. Bu duruma, Kürt sorunu ile ilgili yazılarıyla tanınan Lehigh Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Henri J. Barkey de dikkat çekti.

'SEÇİMLERİN YASALLIĞI SORGULANACAK'

Barkey, Foreign Policy'de yayınlanan yazısında Demirtaş'ı, uzun süre hapiste tutulmasına rağmen apartheid rejimine karşı zafer kazanan Güney Afrika'nın efsanevi lideri Nelson Mandela'ya benzetti. 'Kürt Mandela yaratmak' başlığı ile yayınladığı yazısında Barkey, "Basının büyük bölümünü kontrol altına alan ve getirilen yasal düzenlemelerle seçimlerde hile yapabilmenin de önünü açan AKP'nin seçimleri büyük olasılıkla kazanacağını ancak bunun bir Pirius Zaferi olacağını" yazdı. Barkey'e göre olası bir AKP seçim galibiyetinin Pirius Zaferi olmasının ilk ve en önemli nedeni seçimlerin yasallığının sorgulanacak olması.

2017'deki referandumda yaşanan mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılmasını da hatırlatan Barkey, 24 Haziran seçimlerini Türkiye'nin geleneksel demokratik parlamenter sistemden otoriter rejime geçiş için son adım olduğunu belirtti.

DEMİRTAŞ'IN STATÜSÜ YÜKSELİYOR

Ancak Barkey'e göre tüm baskı ve  dezavantajlar Demirtaş'ın statüsünü yükseltiyor.  Barkey'e göre, Demirtaş'a karşı açılan davalar, "Türkiye'deki Kürt hareketini başsız bırakmak ve makul, popüler ve sakin kanlı liderinin yükselişini engellemeyi" amaçlıyor. Barkey "ülkenin en çetin lideri ve potansiyel Kürt Mandela" olarak nitelendirdiği Demirtaş'ın "partisini profesyonelleştirerek Kürt politikasına soluk aldırdığını, Kürtlerin dışındaki seçmenlere ulaşabildiğini ve Türk-Kürt birlikteliği konusunda açık bir mesaj verebildiğini" yazdı.

Demirtaş'ın da etkisiyle HDP'nin 2015 Haziran seçimlerindeki başarısını hatırlatan Barkey'e göre, Demirtaş'ın 24 Haziran seçimlerine demir parmaklıkların arkasında girmesi farklı muhalif kesimlerin harekete geçmesine neden olabilir. Barkey ayrıca hem Türkiye içinde, hem de Suriye ve Irak'ta Erdoğan'ın Kürt karşıtı politikaları nedeniyle daha önce HDP'ye mesafeli duran muhafazakar Kürtlerin de HDP'ye yönelebileceğini belirtti.

Barkey şu tespitlere yer vererek Demirtaş'ın artan etkisine dikkat çekti. 

"Demirtaş'ı 2015 Haziranı'nda uygun bir aday yapan koşullar geri geldi. Ana muhalefet partisi CHP hakkındaki hayal kırıklığı pek çok Kürt olmayan seçmenin nezdinde Demirtaş'ı Erdoğan'ın diktatöryal hırslarına karşı geçmişte güçlü bir direnç gösteren tek lider konumuna taşıyor. Haziran 2015'ten sonra HDP'yi terk etmiş seçmenlerin ve geleneksel muhalefet partilerinin Erdoğan'ı yenemeyeceğini düşünen yeni seçmenlerin, ülkenin otokratik liderine yönelik öfkelerinin en etkili yolu olarak gördükleri Demirtaş'a oy vermeleri mümkün."

KÜRT OYLARI BELİRLEYİCİ OLACAK

Demirtaşl'ın yüzde 15 oy alabileceğini belirten Berkeley cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kürt oylarının belİrleyici olacağına da dikkat çekti. CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı çıktığını hatırlatan Barkey yazısını şu tespitle noktaladı:

"Kürtlerin oy kullanması ya da çekimser kalması seçimlerde fark yaratacak. Bu, son iki haftada Erdoğan'ın, onun basının ve ortaklarının tipik savaş yanlısı anti-Kürt retoriğindeki düşüşü açıklıyor."

Çeviri: Artı Gerçek 

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2018, 15:15
YORUM EKLE